ak

Sivas Tarihinde İz Bırakan Kahraman: Mihrali Bey

Kültür-Sanat-Tarih (Menderes APAYDIN) - Sivas Bülteni | 31.05.2026 - 22:04, Güncelleme: 31.05.2026 - 23:38
 

Sivas Tarihinde İz Bırakan Kahraman: Mihrali Bey

Sivas’ın Ulaş ilçesine bağlı Acıyurt Köyü, 93 Harbi’nin efsane kahramanlarından Mihrali Bey’in yaşamını sürdürdüğü ve hatırasını bıraktığı önemli yerlerden biri olarak biliniyor. Sultan II. Abdülhamid tarafından maiyetiyle birlikte Sivas’a yerleştirilen Mihrali Bey, uzun yıllar Acıyurt Köyü’nde yaşadı....

Sivas’a Yerleştirildi 93 Harbi sonrasında Osmanlı Devleti’nin Kafkasya’daki hâkimiyetini kaybetmesiyle birlikte çok sayıda Karapapak/Terekeme ailesi Anadolu’ya göç etti. Mihrali Bey de ailesi ve maiyetiyle birlikte Osmanlı Devleti tarafından Sivas’a gönderildi. Ahmet Muhtar Paşa’nın İstanbul’a çağrılmasının ardından Mihrali Bey ve beraberindekiler Sivas’a geldi. 40. Hamidiye Süvari Alayı’nı  kurarak komutanlığına getirildi. Bu birlik, Sivas’taki tek Hamidiye Alayı olarak tarihe geçti. 93 Harbi’nin unutulmayan kahramanlarından biri olan Mihrali Bey, Osmanlı-Rus Savaşı’nda gösterdiği büyük cesaretle adını tarihe yazdırırken, hayatının son dönemini ise Osmanlı Devleti adına Yemen’de yürütülen mücadelelerde geçirdi. Halk arasında “Yularsız Arslan” olarak anılan Mihrali Bey’in ölüm tarihi konusunda farklı rivayetler bulunsa da genel kabul gören bilgilere göre 1905 yılında Yemen’de hayatını kaybettiği belirtiliyor. Yemen’e Gönderildi Sultan II. Abdülhamid döneminde Osmanlı Devleti’nin en sorunlu bölgelerinden biri Yemen’di. Bölgede çıkan isyanların bastırılması amacıyla tecrübeli komutanlar görevlendiriliyordu. Mihrali Bey de savaş tecrübesi ve askeri başarıları nedeniyle yeniden göreve çağrıldı. Kardeşi ve askerleriyle birlikte Yemen’e gönderilen Mihrali Bey, burada Osmanlı birlikleriyle birlikte görev yaptı. Çöl Şartları ve Hastalıklarla Mücadele Etti Yemen, Osmanlı askerleri için yalnızca savaşın değil; sıcak iklimin, susuzluğun ve salgın hastalıkların da merkeziydi. Özellikle çöl şartları nedeniyle birçok asker hayatını kaybediyordu. Kaynaklarda Mihrali Bey’in Yemen’de görev yaptığı sırada ağır şekilde hastalandığı belirtiliyor. Birçok tarihî anlatımda: dizanteri, sıcak hava, susuzluk, ağır çöl şartları nedeniyle sağlık durumunun bozulduğu ifade ediliyor. 1905 Yılında Yemen’de Vefat Etti Tarihî kaynakların büyük bölümüne göre Mihrali Bey: 1905 yılında Yemen’de hayatını kaybetti. Bazı kaynaklarda ölüm yılı 1906 olarak geçse de genel kabul gören tarih 1905 yılıdır. Halk arasında anlatılan bazı destanlarda ise Mihrali Bey’in Yemen’de çatışmalar sırasında şehit düştüğü ifade edilir. Ancak araştırmacıların büyük bölümü hastalık nedeniyle vefat ettiği görüşünü kabul etmektedir. Mezarı Nerede? Mihrali Bey’in mezarının tam yeri bugün kesin olarak bilinmiyor. Araştırmacıların büyük bölümü: mezarının Yemen’de kaldığını, Osmanlı askerî bölgelerinden birine defnedildiğini belirtiyor. Bu nedenle Mihrali Bey’in mezarı hakkında halk arasında farklı rivayetler bulunuyor. “Yularsız Arslan” Unvanı Nasıl Verildi? Mihrali Bey’in en bilinen lakaplarından biri: “Yularsız Arslan” oldu. Rivayetlere göre Sultan II. Abdülhamid, Mihrali Bey hakkında yapılan bazı şikâyetler üzerine: “O benim yularsız aslanımdır.” şeklinde bir ifade kullandı. Bu sözün ardından Mihrali Bey halk arasında: “Abdülhamid’in Yularsız Arslanı” olarak anılmaya başladı. Bu unvanın verilmesinin nedeni: korkusuz olması, otorite karşısında eğilmemesi, savaş meydanlarındaki cesareti, özgür ruhlu karakteri, atlı birliklerdeki başarısı olarak gösteriliyor. Halk Destanlarında Yaşamaya Devam Ediyor Mihrali Bey’in Yemen’de ölümü halk arasında büyük üzüntü oluşturdu. Onun ardından türküler ve ağıtlar yakıldı. Adına türküler yazılan, destanlar anlatılan ve halk arasında efsaneleşen Mihrali Bey, 93 Harbi’nin en önemli kahramanlarından biri olarak tarihteki yerini aldı. Gösterdiği cesaret ve savaşçı kimliği nedeniyle Rusların korkulu rüyası hâline gelen Mihrali Bey, yalnızca Osmanlı askerî tarihinde değil; Türk halk kültüründe de unutulmayan isimlerden biri oldu. Kafkasya’da Dünyaya Geldi Mihrali Bey, 1844 yılında o dönem Rusya sınırları içerisinde bulunan Tiflis Vilayeti’nin Borçalı Sancağı’na bağlı Darvaz Köyü’nde dünyaya geldi. Ailesi, Kafkasya’nın en önemli Türk topluluklarından biri olan Karapapak/Terekeme Türklerindendi. Sivas’ın Ulaş ilçesindeki Acıyurt Köyü, Mihrali Bey Konağı ve hakkında anlatılan destanlar sayesinde “Yularsız Arslan” Mihrali Bey’in hatırası yaşamaya devam ediyor. Sivas’ın Ulaş ilçesi Acıyurt Köyündeki Mihrali Bey Konağı
Sivas’ın Ulaş ilçesine bağlı Acıyurt Köyü, 93 Harbi’nin efsane kahramanlarından Mihrali Bey’in yaşamını sürdürdüğü ve hatırasını bıraktığı önemli yerlerden biri olarak biliniyor. Sultan II. Abdülhamid tarafından maiyetiyle birlikte Sivas’a yerleştirilen Mihrali Bey, uzun yıllar Acıyurt Köyü’nde yaşadı....

Sivas’a Yerleştirildi

93 Harbi sonrasında Osmanlı Devleti’nin Kafkasya’daki hâkimiyetini kaybetmesiyle birlikte çok sayıda Karapapak/Terekeme ailesi Anadolu’ya göç etti.

Mihrali Bey de ailesi ve maiyetiyle birlikte Osmanlı Devleti tarafından Sivas’a gönderildi. Ahmet Muhtar Paşa’nın İstanbul’a çağrılmasının ardından Mihrali Bey ve beraberindekiler Sivas’a geldi.

40. Hamidiye Süvari Alayı’nı 

kurarak komutanlığına getirildi. Bu birlik, Sivas’taki tek Hamidiye Alayı olarak tarihe geçti.

93 Harbi’nin unutulmayan kahramanlarından biri olan Mihrali Bey, Osmanlı-Rus Savaşı’nda gösterdiği büyük cesaretle adını tarihe yazdırırken, hayatının son dönemini ise Osmanlı Devleti adına Yemen’de yürütülen mücadelelerde geçirdi. Halk arasında “Yularsız Arslan” olarak anılan Mihrali Bey’in ölüm tarihi konusunda farklı rivayetler bulunsa da genel kabul gören bilgilere göre 1905 yılında Yemen’de hayatını kaybettiği belirtiliyor.

Yemen’e Gönderildi

Sultan II. Abdülhamid döneminde Osmanlı Devleti’nin en sorunlu bölgelerinden biri Yemen’di. Bölgede çıkan isyanların bastırılması amacıyla tecrübeli komutanlar görevlendiriliyordu.

Mihrali Bey de savaş tecrübesi ve askeri başarıları nedeniyle yeniden göreve çağrıldı. Kardeşi ve askerleriyle birlikte Yemen’e gönderilen Mihrali Bey, burada Osmanlı birlikleriyle birlikte görev yaptı.

Çöl Şartları ve Hastalıklarla Mücadele Etti

Yemen, Osmanlı askerleri için yalnızca savaşın değil; sıcak iklimin, susuzluğun ve salgın hastalıkların da merkeziydi. Özellikle çöl şartları nedeniyle birçok asker hayatını kaybediyordu.

Kaynaklarda Mihrali Bey’in Yemen’de görev yaptığı sırada ağır şekilde hastalandığı belirtiliyor. Birçok tarihî anlatımda:

  • dizanteri,
  • sıcak hava,
  • susuzluk,
  • ağır çöl şartları

nedeniyle sağlık durumunun bozulduğu ifade ediliyor.

1905 Yılında Yemen’de Vefat Etti

Tarihî kaynakların büyük bölümüne göre Mihrali Bey:

1905 yılında Yemen’de hayatını kaybetti.

Bazı kaynaklarda ölüm yılı 1906 olarak geçse de genel kabul gören tarih 1905 yılıdır.

Halk arasında anlatılan bazı destanlarda ise Mihrali Bey’in Yemen’de çatışmalar sırasında şehit düştüğü ifade edilir. Ancak araştırmacıların büyük bölümü hastalık nedeniyle vefat ettiği görüşünü kabul etmektedir.

Mezarı Nerede?

Mihrali Bey’in mezarının tam yeri bugün kesin olarak bilinmiyor.

Araştırmacıların büyük bölümü:

  • mezarının Yemen’de kaldığını,
  • Osmanlı askerî bölgelerinden birine defnedildiğini

belirtiyor.

Bu nedenle Mihrali Bey’in mezarı hakkında halk arasında farklı rivayetler bulunuyor.

“Yularsız Arslan” Unvanı Nasıl Verildi?

Mihrali Bey’in en bilinen lakaplarından biri:

“Yularsız Arslan”

oldu.

Rivayetlere göre Sultan II. Abdülhamid, Mihrali Bey hakkında yapılan bazı şikâyetler üzerine:

“O benim yularsız aslanımdır.”

şeklinde bir ifade kullandı. Bu sözün ardından Mihrali Bey halk arasında:

“Abdülhamid’in Yularsız Arslanı”

olarak anılmaya başladı.

Bu unvanın verilmesinin nedeni:

  • korkusuz olması,
  • otorite karşısında eğilmemesi,
  • savaş meydanlarındaki cesareti,
  • özgür ruhlu karakteri,
  • atlı birliklerdeki başarısı

olarak gösteriliyor.

Halk Destanlarında Yaşamaya Devam Ediyor

Mihrali Bey’in Yemen’de ölümü halk arasında büyük üzüntü oluşturdu. Onun ardından türküler ve ağıtlar yakıldı.

Adına türküler yazılan, destanlar anlatılan ve halk arasında efsaneleşen Mihrali Bey, 93 Harbi’nin en önemli kahramanlarından biri olarak tarihteki yerini aldı. Gösterdiği cesaret ve savaşçı kimliği nedeniyle Rusların korkulu rüyası hâline gelen Mihrali Bey, yalnızca Osmanlı askerî tarihinde değil; Türk halk kültüründe de unutulmayan isimlerden biri oldu.

Kafkasya’da Dünyaya Geldi

Mihrali Bey, 1844 yılında o dönem Rusya sınırları içerisinde bulunan Tiflis Vilayeti’nin Borçalı Sancağı’na bağlı Darvaz Köyü’nde dünyaya geldi.

Ailesi, Kafkasya’nın en önemli Türk topluluklarından biri olan Karapapak/Terekeme Türklerindendi.

Sivas’ın Ulaş ilçesindeki Acıyurt Köyü, Mihrali Bey Konağı ve hakkında anlatılan destanlar sayesinde “Yularsız Arslan” Mihrali Bey’in hatırası yaşamaya devam ediyor.

Sivas’ın Ulaş ilçesi Acıyurt Köyündeki Mihrali Bey Konağı

Sivas HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sivasbulteni.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.