ak

Divriği İlçesi

Kültür-Sanat-Tarih 20.06.2026 - 17:49, Güncelleme: 20.06.2026 - 17:59
 

Divriği İlçesi

Tarihi binlerce yıl öncesine uzanan Divriği, özellikle Mengücek Beyliği döneminde inşa edilen kale, cami, darüşşifa ve diğer anıtsal eserleriyle Anadolu’nun en önemli kültür merkezlerinden biri haline geldi. Eski Yunan, Bizans, Arap ve Osmanlı kaynaklarında farklı isimlerle anılan ilçe, yüzyıllar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaparak bugün de tarihi mirasıyla dikkat çekiyor.

SİVAS – Sivas’ın güneydoğusunda yer alan Divriği, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, binlerce yıla uzanan tarihi ve medeniyetlere ev sahipliği yapan kültürel mirasıyla da Anadolu’nun en önemli yerleşim merkezleri arasında gösteriliyor. Farklı dönemlerde farklı isimlerle anılan ilçe, özellikle Mengücek Beyliği döneminde yaşadığı büyük gelişim sayesinde bugün dünya çapında tanınan tarihi eserlerin sahibi konumunda bulunuyor. Tarih boyunca farklı isimlerle anıldı Divriği’nin adı tarih boyunca çeşitli kaynaklarda farklı şekillerde kaydedildi. Eski Yunan kaynaklarında Aphlike, Bizans kayıtlarında Tefrike (Tephrice), Arap kaynaklarında ise “suyun çıktığı yer” veya “suyun kaynağı” anlamına gelen el-Abrik ismiyle anılan yerleşim, Osmanlı belgelerinde ise 15. yüzyıldan itibaren Divrik ve Divriği adlarıyla yer aldı. İlçenin tam olarak ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmese de, tarih boyunca stratejik konumu nedeniyle birçok devletin ilgi odağı olduğu değerlendiriliyor. Altın çağını Mengücekler döneminde yaşadı Divriği tarihinin en parlak dönemi, yaklaşık 1150 ile 1250 yılları arasındaki Mengücek Beyliği devrine rastlıyor. Bu dönemde kent yalnızca siyasi açıdan değil, mimari, ticari ve kültürel bakımdan da büyük bir gelişim gösterdi. Bugün Divriği’nin simgesi haline gelen Divriği Kalesi, Kale Camii, Ulu Camii ve Darüşşifası, bedestenler, kümbetler, hamamlar, köprüler ve çevredeki kervansarayların önemli bir bölümü bu dönemde inşa edildi. Emir Mengücek Gazi ile başlayan beylik Mengücek Beyliği’nin kurucusu, Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın komutanlarından Emir Mengücek Gazi olarak kabul ediliyor. Erzincan, Kemah, Şebinkarahisar ve Divriği’yi içine alan geniş bir bölgede hüküm süren beylik, Anadolu’daki Türk-İslam mimarisinin gelişmesinde önemli rol oynadı. Beyliğin Divriği kolu ise I. Süleyman tarafından kuruldu. Ardından Şahin Şah, II. Süleyman, Ahmet Şah ve son hükümdar Melik Müeyyed Salih dönemlerinde şehir önemli eserlerle donatıldı. Tarihe damga vuran eserler Mengücek hükümdarlarından Şahin Şah, 1180–1181 yıllarında inşa edilen Kale Camii’nin banisi olarak biliniyor. Ayrıca 1196 yılında yaptırdığı Sitte Melik Türbesi de dönemin önemli yapıları arasında yer alıyor. Divriği’nin en büyük simgelerinden biri olan Ulu Camii ise Ahmet Şah tarafından yaptırıldı. Aynı dönemde eşi Turan Melek tarafından inşa ettirilen Darüşşifa, taş işçiliği ve mimari özellikleriyle yüzyıllardır hayranlık uyandırıyor. Ahmet Şah’ın şehre kazandırdığı içme suyu sistemi sayesinde getirilen suyun izlerinin günümüzde de yaşamaya devam ettiği belirtiliyor. Son Mengücek hükümdarı Melik Müeyyed Salih ise Moğol saldırılarında zarar gören Divriği Kalesi’nin surlarını yeniden yaptırdı ve 1252 yılında Arslan Burcu’nu inşa ettirdi. İlhanlılardan Osmanlı’ya uzanan süreç Mengücek Beyliği’nin sona ermesinin ardından Divriği, 1277 yılından itibaren farklı devletlerin yönetimine geçti. Yaklaşık 1340 yılına kadar İlhanlı hâkimiyetinde kalan ilçe, daha sonra Eretna Beyliği’nin idaresine girdi. 1398 sonrasında Memlük Devleti’nin kontrolüne geçen Divriği, yaklaşık bir asırdan fazla bu yönetim altında kaldı. 24 Ağustos 1516 tarihinde gerçekleşen Mercidabık Zaferi’nin ardından ise Yavuz Sultan Selim döneminde kesin olarak Osmanlı Devleti topraklarına katıldı. Osmanlı döneminde sancak merkezi oldu Osmanlı idaresinde Divriği, Sivas Vilayeti’ne bağlı önemli sancak merkezlerinden biri olarak teşkilatlandırıldı. Bölgenin idari ve ticari önemini koruyan ilçe, Tanzimat reformları kapsamında 1843 yılında yeniden düzenlenen mahalli idare sistemi içerisinde Anadolu’nun ilk kaymakamlık merkezlerinden biri haline geldi. Günümüzde tarih ve kültürün yaşayan merkezi Yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin izlerini bünyesinde barındıran Divriği, özellikle Mengücek döneminden kalan anıtsal eserleriyle Türk tarihinin ve Anadolu kültürünün en önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. İlçe, geçmişten günümüze ulaşan mimari mirası, tarihi yapıları ve köklü kültürel birikimiyle hem araştırmacılar hem de ziyaretçiler için önemli bir cazibe merkezi olma özelliğini koruyor.
Tarihi binlerce yıl öncesine uzanan Divriği, özellikle Mengücek Beyliği döneminde inşa edilen kale, cami, darüşşifa ve diğer anıtsal eserleriyle Anadolu’nun en önemli kültür merkezlerinden biri haline geldi. Eski Yunan, Bizans, Arap ve Osmanlı kaynaklarında farklı isimlerle anılan ilçe, yüzyıllar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaparak bugün de tarihi mirasıyla dikkat çekiyor.

SİVAS – Sivas’ın güneydoğusunda yer alan Divriği, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, binlerce yıla uzanan tarihi ve medeniyetlere ev sahipliği yapan kültürel mirasıyla da Anadolu’nun en önemli yerleşim merkezleri arasında gösteriliyor. Farklı dönemlerde farklı isimlerle anılan ilçe, özellikle Mengücek Beyliği döneminde yaşadığı büyük gelişim sayesinde bugün dünya çapında tanınan tarihi eserlerin sahibi konumunda bulunuyor.

Tarih boyunca farklı isimlerle anıldı

Divriği’nin adı tarih boyunca çeşitli kaynaklarda farklı şekillerde kaydedildi. Eski Yunan kaynaklarında Aphlike, Bizans kayıtlarında Tefrike (Tephrice), Arap kaynaklarında ise “suyun çıktığı yer” veya “suyun kaynağı” anlamına gelen el-Abrik ismiyle anılan yerleşim, Osmanlı belgelerinde ise 15. yüzyıldan itibaren Divrik ve Divriği adlarıyla yer aldı.

İlçenin tam olarak ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmese de, tarih boyunca stratejik konumu nedeniyle birçok devletin ilgi odağı olduğu değerlendiriliyor.

Altın çağını Mengücekler döneminde yaşadı

Divriği tarihinin en parlak dönemi, yaklaşık 1150 ile 1250 yılları arasındaki Mengücek Beyliği devrine rastlıyor. Bu dönemde kent yalnızca siyasi açıdan değil, mimari, ticari ve kültürel bakımdan da büyük bir gelişim gösterdi.

Bugün Divriği’nin simgesi haline gelen Divriği Kalesi, Kale Camii, Ulu Camii ve Darüşşifası, bedestenler, kümbetler, hamamlar, köprüler ve çevredeki kervansarayların önemli bir bölümü bu dönemde inşa edildi.

Emir Mengücek Gazi ile başlayan beylik

Mengücek Beyliği’nin kurucusu, Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın komutanlarından Emir Mengücek Gazi olarak kabul ediliyor. Erzincan, Kemah, Şebinkarahisar ve Divriği’yi içine alan geniş bir bölgede hüküm süren beylik, Anadolu’daki Türk-İslam mimarisinin gelişmesinde önemli rol oynadı.

Beyliğin Divriği kolu ise I. Süleyman tarafından kuruldu. Ardından Şahin Şah, II. Süleyman, Ahmet Şah ve son hükümdar Melik Müeyyed Salih dönemlerinde şehir önemli eserlerle donatıldı.

Tarihe damga vuran eserler

Mengücek hükümdarlarından Şahin Şah, 1180–1181 yıllarında inşa edilen Kale Camii’nin banisi olarak biliniyor. Ayrıca 1196 yılında yaptırdığı Sitte Melik Türbesi de dönemin önemli yapıları arasında yer alıyor.

Divriği’nin en büyük simgelerinden biri olan Ulu Camii ise Ahmet Şah tarafından yaptırıldı. Aynı dönemde eşi Turan Melek tarafından inşa ettirilen Darüşşifa, taş işçiliği ve mimari özellikleriyle yüzyıllardır hayranlık uyandırıyor. Ahmet Şah’ın şehre kazandırdığı içme suyu sistemi sayesinde getirilen suyun izlerinin günümüzde de yaşamaya devam ettiği belirtiliyor.

Son Mengücek hükümdarı Melik Müeyyed Salih ise Moğol saldırılarında zarar gören Divriği Kalesi’nin surlarını yeniden yaptırdı ve 1252 yılında Arslan Burcu’nu inşa ettirdi.

İlhanlılardan Osmanlı’ya uzanan süreç

Mengücek Beyliği’nin sona ermesinin ardından Divriği, 1277 yılından itibaren farklı devletlerin yönetimine geçti. Yaklaşık 1340 yılına kadar İlhanlı hâkimiyetinde kalan ilçe, daha sonra Eretna Beyliği’nin idaresine girdi. 1398 sonrasında Memlük Devleti’nin kontrolüne geçen Divriği, yaklaşık bir asırdan fazla bu yönetim altında kaldı.

24 Ağustos 1516 tarihinde gerçekleşen Mercidabık Zaferi’nin ardından ise Yavuz Sultan Selim döneminde kesin olarak Osmanlı Devleti topraklarına katıldı.

Osmanlı döneminde sancak merkezi oldu

Osmanlı idaresinde Divriği, Sivas Vilayeti’ne bağlı önemli sancak merkezlerinden biri olarak teşkilatlandırıldı. Bölgenin idari ve ticari önemini koruyan ilçe, Tanzimat reformları kapsamında 1843 yılında yeniden düzenlenen mahalli idare sistemi içerisinde Anadolu’nun ilk kaymakamlık merkezlerinden biri haline geldi.

Günümüzde tarih ve kültürün yaşayan merkezi

Yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin izlerini bünyesinde barındıran Divriği, özellikle Mengücek döneminden kalan anıtsal eserleriyle Türk tarihinin ve Anadolu kültürünün en önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. İlçe, geçmişten günümüze ulaşan mimari mirası, tarihi yapıları ve köklü kültürel birikimiyle hem araştırmacılar hem de ziyaretçiler için önemli bir cazibe merkezi olma özelliğini koruyor.

Sivas HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sivasbulteni.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.