pendik escort bayan
ozmenpc.comtr
ak
Abdülkadir ERKAHRAMAN
Köşe Yazarı
Abdülkadir ERKAHRAMAN
 

Şu an iki coğrafyada da alarm zilleri çalıyor.

11 Ocak’ta Ermenistan, üyesi olduğu ve Rusya’nın başını çektiği Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nün (KGAÖ) 2023 yılında düzenleyeceği tatbikatlara katılmama kararı aldı… 27 Ağustos’ta Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler Bakü’deydi ve Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından kabul edildi… 28 Ağustos’ta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak Bakü’deydi ve Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından kabul edildi… 01 Eylül’de ABD Dışişleri Bakanı Blinken, ABD’nin Karabağ’da kötüleşen insani durumdan duyduğu endişeyi dile getirmek için Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i aradı, Azerbaycan’dan Laçin Koridoru’nun yeniden açılması talebinde bulundu. Uzlaşma ihtiyacını, güven oluşturmanın önemini vurguladı… 03 Eylül’de Ermenistan Başbakanı Paşinyan, “Erivan’ın Rusya’ya güvenlik açısından bağlı olması hataydı” dedi… 06 Eylül’de Ermenistan Savunma Bakanlığı, 11-20 Eylül tarihleri arasında ABD ile ‘ortak askeri tatbikat’ düzenleyeceğini açıkladı… 07 Eylül Rusya: “Ermenistan-ABD tatbikatı endişe verici”… 4-5-6-7 Eylül: “Azerbaycan ordusu Ermenistan sınırı ve Zengezur bölgesine askeri sevkiyatlara başladı”… 08 Eylül. Rus basını; ‘Ermenistan, Batı’da yeni ortaklar arıyor. ABD ve Ermenistan yakınlaşması, Azerbaycan-Ermenistan arasında yeni bir savaş riski doğuruyor… 08 Eylül. NATO Avrupa Genişleme Komitesi Başkanı: ‘Ermenistan’ı NATO’ya katılmaya çağırıyorum. Başkan Biden Ermenistan’ı korumalı’!   YARALI BIRAKIRSANIZ, ARKANIZDAN ATEŞ EDER… Aslında başlarsa teknik olarak 3’üncü savaş olacak. Ancak son savaşın kesin biçimde Azerbaycan’ın zaferi ile sonlanmasına rağmen, sadece Erivan değil, bir seri ülke farklı nedenlerle 2’inciyi “bitmiş” kabul etmiyorlar. İnşallah korkulan gerçekleşmez ama kontrolden çıkarsa ikincinin devamı olacak… Dünyada Pandora Kutusu’nun iki bulaşıcı kilidi var. Ne Ukrayna ne Pasifik. Biri Kafkaslar biri Ortadoğu. Ortadoğu özelinde şu an Irak ve tüm bağlantılı alanlar… Suriye-Irak’a ilişkin Türkiye zaten söyleyeceğini söyledi; “Bu noktaya geleceğini tahmin etmiştik, daha kötü hale gelme ihtimalini de görüyoruz”… Kafkaslar’da ise Ermenistan tehlike sinyalleri veriyor ve yukarıdaki kronolojiye bakıldığında Ankara bunu da önceden tespit etti. Şimdi herkes yaklaşan tehlikeyi işaret ediyor… ABD, başta Suriye, Ortadoğu’da bir şey yapmak için değil başkası bir şey yapmasın için bulunuyor gibi. Yani dört başı mamur planı yok. Fakat Kafkaslar’da var. Kaba tarifiyle yeniden bölgeye/oyuna dönmek istiyor… Afganistan utancı ve Ermenistan-Azerbaycan savaşından sonra ortaya çıkan tablo, Hazar ülkelerinin birliği ve Türk Devletleri Teşkilatı’nın tarihteki en ileri hamlesinden sonra nüfuz ve varlığının azaldığı bölgede bulunmak onlar için zaruri; bir ucu Karadeniz üzerinden Doğu Avrupa ve Balkanlar’a, güneyde İran ve Batı Asya’ya uzanıyor, Doğu’da ise büyük rakip Çin’e giden yolların merkezi buradan geçiyor… EN BASİT PLAN: KARAMBOL ÜRETMEK… ABD’nin ve Fransa’nın yeniden Ermenistan’ın yanında görünmeye başlaması, Erivan’ın mevcut tablodan memnuniyetsizliği ile birleşiyor. Savaş ertesi hayata geçmesi gereken saha gerçeklerini sindirmekte zorlandığı ve ayak sürüdüğü ortada…   Washington’un bölgede herhangi bir kaos ortamının işine yarayacağına ilişkin düşüncesi şu an eldeki asgari plan. Karambolden doğacak herhangi fırsatın cari durumdan avantajlı olacağını düşünüyorlar… Sıralı gerekçeleri de-doğrusunu söylemek gerekirse-makul; Ukrayna savaşının getirdiği konjonktür içinde Ermenistan meselesinin Rusya’nın elini tutacak bir başka iş/güçlük doğuracağı açık. Ters yönde, şu an Deyrizor’da yaşanan/gelişen olayların da Rusya mahreçli olma ihtimalinden hareketle ABD’yi meşgul ettiği gerçek. Yani birbirlerinin yanıtı görünüyorlar… İkinci gerekçe, Amerikan iç siyaseti. ABD seçim sürecinde Ermeni lobisi ve kritik bazı eyaletlerdeki ağırlıkları iktidarı bu kartı oynamaya teşvik ediyor… Üçüncüsünü başta yazdık zaten, Kafkasya gerçekleri. Buna Gürcistan da dahil ve Tiflis’te de iç dalgalanmalar yaşanıyor. Dördüncü ise… İRAN: KARTLARI KUVVETLİ AMA SAHİBİ O DEĞİL… Azerbaycan-Ermenistan denklemlerinin bilinmeyen sayısı kaç olursa olsun, İran’ın sayılmadığı okuma gerçekçi gözükmüyor. Ancak Tahran’ın yükselen jeopolitiği Rusya ve Çin’e yaslanıyor. Bu yüzden hem Kafkas coğrafyasından gelen baskı hem demografik dağılımındaki ‘düzensizlikler’ ve dahi ‘yol stratejileri’ Tahran’ı duruma daha çok vaziyet etmeye itse de son kararını önce Moskova sonra Pekin etkileyecek… Basit söylemek gerekirse, Tahran’ın, Erivan-Bakü arasında olası çatışmada Paşinyan’ın yanında durması için Putin’i aşması gerekecek. Bu aynı zamanda Amerikan-İngiliz yapımı ortak bir tuzak! İran başlığına İsrail ilave edilmek zorunda. Tel Aviv’in Azerbaycan’daki varlığı ve savaştaki rolü anımsandığında, zaten İran’la sonsuz nefreti ortadayken, ABD ile ilişkilerini buna göre düzenlediklerinde Tahran’ın darlandığı bir senaryo işlerlik kazanabilir. İsrail açısından şu an Irak-Suriye-İsrail çizgisine yürüyen İran akımını da bu yönde kesebileceği gibi “tersi” de kullanışlı olabilecek… Türkiye ise her iki yönde yapacaklarını tartıyor. Ermenistan konusunda alternatif yok, aranmıyor da. Eğer gelişen kriz yeni çatışmaya yol açarsa Ankara açık ve güçlü biçimde yine Azerbaycan’ın yanında duracak. Buradaki yeni Amerikan duruşu/mevcudiyeti herhangi bir “düşünelim” yavaşlığına sebep olmayacak. Arap aşiretleri ‘isyanına’ verilen desteğin bu denli güçlü ve açık olmasının sebebi de bu. İlginç olan her iki yönde de yeni bir İsrail-Türkiye yaklaşımının ortaya çıkma potansiyeli. Tabii İsrail içeride ayakta durabilirse…
Ekleme Tarihi: 09 Eylül 2023 - Cumartesi

Şu an iki coğrafyada da alarm zilleri çalıyor.

11 Ocak’ta Ermenistan, üyesi olduğu ve Rusya’nın başını çektiği Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nün (KGAÖ) 2023 yılında düzenleyeceği tatbikatlara katılmama kararı aldı…

27 Ağustos’ta Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler Bakü’deydi ve Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından kabul edildi…

28 Ağustos’ta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak Bakü’deydi ve Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından kabul edildi…

01 Eylül’de ABD Dışişleri Bakanı Blinken, ABD’nin Karabağ’da kötüleşen insani durumdan duyduğu endişeyi dile getirmek için Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i aradı, Azerbaycan’dan Laçin Koridoru’nun yeniden açılması talebinde bulundu. Uzlaşma ihtiyacını, güven oluşturmanın önemini vurguladı…

03 Eylül’de Ermenistan Başbakanı Paşinyan, “Erivan’ın Rusya’ya güvenlik açısından bağlı olması hataydı” dedi…

06 Eylül’de Ermenistan Savunma Bakanlığı, 11-20 Eylül tarihleri arasında ABD ile ‘ortak askeri tatbikat’ düzenleyeceğini açıkladı…

07 Eylül Rusya: “Ermenistan-ABD tatbikatı endişe verici”…

4-5-6-7 Eylül: “Azerbaycan ordusu Ermenistan sınırı ve Zengezur bölgesine askeri sevkiyatlara başladı”…

08 Eylül. Rus basını; ‘Ermenistan, Batı’da yeni ortaklar arıyor. ABD ve Ermenistan yakınlaşması, Azerbaycan-Ermenistan arasında yeni bir savaş riski doğuruyor…

08 Eylül. NATO Avrupa Genişleme Komitesi Başkanı: ‘Ermenistan’ı NATO’ya katılmaya çağırıyorum. Başkan Biden Ermenistan’ı korumalı’!

 
YARALI BIRAKIRSANIZ, ARKANIZDAN ATEŞ EDER…

Aslında başlarsa teknik olarak 3’üncü savaş olacak. Ancak son savaşın kesin biçimde Azerbaycan’ın zaferi ile sonlanmasına rağmen, sadece Erivan değil, bir seri ülke farklı nedenlerle 2’inciyi “bitmiş” kabul etmiyorlar. İnşallah korkulan gerçekleşmez ama kontrolden çıkarsa ikincinin devamı olacak…

Dünyada Pandora Kutusu’nun iki bulaşıcı kilidi var. Ne Ukrayna ne Pasifik. Biri Kafkaslar biri Ortadoğu. Ortadoğu özelinde şu an Irak ve tüm bağlantılı alanlar…

Suriye-Irak’a ilişkin Türkiye zaten söyleyeceğini söyledi; “Bu noktaya geleceğini tahmin etmiştik, daha kötü hale gelme ihtimalini de görüyoruz”…

Kafkaslar’da ise Ermenistan tehlike sinyalleri veriyor ve yukarıdaki kronolojiye bakıldığında Ankara bunu da önceden tespit etti. Şimdi herkes yaklaşan tehlikeyi işaret ediyor…
ABD, başta Suriye, Ortadoğu’da bir şey yapmak için değil başkası bir şey yapmasın için bulunuyor gibi. Yani dört başı mamur planı yok. Fakat Kafkaslar’da var. Kaba tarifiyle yeniden bölgeye/oyuna dönmek istiyor…

Afganistan utancı ve Ermenistan-Azerbaycan savaşından sonra ortaya çıkan tablo, Hazar ülkelerinin birliği ve Türk Devletleri Teşkilatı’nın tarihteki en ileri hamlesinden sonra nüfuz ve varlığının azaldığı bölgede bulunmak onlar için zaruri; bir ucu Karadeniz üzerinden Doğu Avrupa ve Balkanlar’a, güneyde İran ve Batı Asya’ya uzanıyor, Doğu’da ise büyük rakip Çin’e giden yolların merkezi buradan geçiyor…

EN BASİT PLAN: KARAMBOL ÜRETMEK…

ABD’nin ve Fransa’nın yeniden Ermenistan’ın yanında görünmeye başlaması, Erivan’ın mevcut tablodan memnuniyetsizliği ile birleşiyor. Savaş ertesi hayata geçmesi gereken saha gerçeklerini sindirmekte zorlandığı ve ayak sürüdüğü ortada…

 

Washington’un bölgede herhangi bir kaos ortamının işine yarayacağına ilişkin düşüncesi şu an eldeki asgari plan. Karambolden doğacak herhangi fırsatın cari durumdan avantajlı olacağını düşünüyorlar…

Sıralı gerekçeleri de-doğrusunu söylemek gerekirse-makul; Ukrayna savaşının getirdiği konjonktür içinde Ermenistan meselesinin Rusya’nın elini tutacak bir başka iş/güçlük doğuracağı açık. Ters yönde, şu an Deyrizor’da yaşanan/gelişen olayların da Rusya mahreçli olma ihtimalinden hareketle ABD’yi meşgul ettiği gerçek. Yani birbirlerinin yanıtı görünüyorlar…

İkinci gerekçe, Amerikan iç siyaseti. ABD seçim sürecinde Ermeni lobisi ve kritik bazı eyaletlerdeki ağırlıkları iktidarı bu kartı oynamaya teşvik ediyor…

Üçüncüsünü başta yazdık zaten, Kafkasya gerçekleri. Buna Gürcistan da dahil ve Tiflis’te de iç dalgalanmalar yaşanıyor.

Dördüncü ise…
İRAN: KARTLARI KUVVETLİ AMA SAHİBİ O DEĞİL…
Azerbaycan-Ermenistan denklemlerinin bilinmeyen sayısı kaç olursa olsun, İran’ın sayılmadığı okuma gerçekçi gözükmüyor. Ancak Tahran’ın yükselen jeopolitiği Rusya ve Çin’e yaslanıyor. Bu yüzden hem Kafkas coğrafyasından gelen baskı hem demografik dağılımındaki ‘düzensizlikler’ ve dahi ‘yol stratejileri’ Tahran’ı duruma daha çok vaziyet etmeye itse de son kararını önce Moskova sonra Pekin etkileyecek…
Basit söylemek gerekirse, Tahran’ın, Erivan-Bakü arasında olası çatışmada Paşinyan’ın yanında durması için Putin’i aşması gerekecek. Bu aynı zamanda Amerikan-İngiliz yapımı ortak bir tuzak!

İran başlığına İsrail ilave edilmek zorunda. Tel Aviv’in Azerbaycan’daki varlığı ve savaştaki rolü anımsandığında, zaten İran’la sonsuz nefreti ortadayken, ABD ile ilişkilerini buna göre düzenlediklerinde Tahran’ın darlandığı bir senaryo işlerlik kazanabilir. İsrail açısından şu an Irak-Suriye-İsrail çizgisine yürüyen İran akımını da bu yönde kesebileceği gibi “tersi” de kullanışlı olabilecek…

Türkiye ise her iki yönde yapacaklarını tartıyor. Ermenistan konusunda alternatif yok, aranmıyor da. Eğer gelişen kriz yeni çatışmaya yol açarsa Ankara açık ve güçlü biçimde yine Azerbaycan’ın yanında duracak. Buradaki yeni Amerikan duruşu/mevcudiyeti herhangi bir “düşünelim” yavaşlığına sebep olmayacak.

Arap aşiretleri ‘isyanına’ verilen desteğin bu denli güçlü ve açık olmasının sebebi de bu. İlginç olan her iki yönde de yeni bir İsrail-Türkiye yaklaşımının ortaya çıkma potansiyeli. Tabii İsrail içeride ayakta durabilirse…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sivasbulteni.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.