• BIST 1.349,110
  • Altın 495,15
  • Dolar 8,5600
  • Euro 10,0900
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 19 °C

SEVERİM DAYI KELİMESİNİ

Talha GURBETÇİ

SİVAS İHL, Bu okulun çatısının altından nice, Vatan evladı yetişti. Bu çatının yapımını ve eğitiminin devamını sağlayan tüm hayırseverlerden   ALLAH razı olsun... Bu okulun temeli ihlas ve samimiyet üzerine kurulmuştu. Sene 1962, Anadolu'da açılan ilk İmam Hatip Okullarından birisi idi.  

Bugün yıkılarak, yenisi inşa edildi. O binadaki yaşananlar da o anları yaşayanlar için, artık hatıra olarak kaldı. Kimi zaman sevinçli, kimi zaman hüzünlü, kimi zaman hatırlanması cihana değer   anılar... Ne hatıralarımız, yıkılan binanın enkazı altında kaldı.

Aynı zamanda O binada öğretmenlik de yapmış, bir kardeşinizim... Hatıralarımız çok fazla...

Yıllar öncesinde, Babalarımız ellerimizden tutup, bu okulun merdivenlerinden içeriye soktuğu zaman; manevi havanın üzerimize çöktüğünü hissetmiştik. Yıllar boyu, sımsıcak ilişkilerle dolu; nice dostluklar yaşandı. Memleketin geleceğinde, bir yıldız olmak gayreti ile; nice dirsekler çürütüldü.  Ülkemizin dört bir yanından gelen, Ülkemizin değişik coğrafyasının insanları, birbirleri ile kaynaştı. Hep, geleceğe odaklanmış, genç beyinler; hedefe kilitlenmişlerdi. Hedef belli idi. İnançlı Vatansever, Milletine hizmet aşkı ile dolmuş; kadroları yetiştirmek... Daha ne olsun ki...

İşte,  kendileri yatılı olan Ülkenin değişik coğrafyasından gelmiş,   kardeşlerimiz de bu kutlu yolculuğun içerisinde olan dostlarımızdı.   Onlarla kaynaştık, kavuştuk... Bir birimizle dost olduk. Evimizi, soframızı paylaştık... Sevinçlerine, kederlerine ortak olduk... Çünkü, aynı yolun yolcusu idik... Kardeştik biz, kardeş... O sıcaklığı yaşamayanların anlayamayacağı kadar, kardeş... Onlarda şehrimizi çok sevmişlerdi. Hatta eski okul yıkılmadan 40 yıl sonra hem okulu hem şehrimizi ziyarete gelenler oldu.

Bugün bu çatıdan değişik mesleklere sahip, binlerce arkadaşımız mezun oldu. İçlerinden hayatını kaybeden arkadaşlarımız oldu. Hepsine ALLAHTAN rahmet dilerim, mekanları CENNET olsun...

Ülke gündemine oturmuş nice arkadaşımız bu sıralardan geçti... Nice mevki ve makamlara eriştiler...

Bir başka özelliği de aynı aileden baba ve çocukların da aynı okuldan mezun olmak gibi, bir vasfa sahip olmalarıdır. Allaha şükür benim iki çocuğum, bu okuldan mezun oldu...

Aldığımız eğitim sayesinde, yüklendiğimiz yükün ağırlığını hissettik... Hep birlikte bu sorumluluğu çok fazla olan yükü omuzlamaya çalıştık. Bu amaçla gayret, çaba sarf ettik. Umarım başarılı olmuşuzdur.

Okul sıralarında daha 11 yaşlarında başlayan, İmam Hatip Okulu eğitimi süresince devam eden dostluğumuz,  Ülkenin değişik üniversitelerinde, yüksek okullarında olmamıza rağmen, devam etti.  Çünkü bizim bir ortak bağımız vardı.  Biz birbirimize destek olur, dayanak olurduk. Bir bardak çayın, bir selamın ne demek olduğunu, o günleri yaşayanlar bilir. Bizim İHL yi bitirdiğimiz yıllarda, Önceden Üniversiteyi kazanan bazı kardeşlerimiz, kendilerinden sonraki arkadaşlarına yönlendiricilik yapardı. Çünkü, mutlaka bilgili, donanımlı, tecrübeli birine ihtiyacınız olurdu. Kayıt, Tercih, Yurt, kredi, burs, yatacak yer, sıcak bir çay, sıcak bir kelam... Biz de önceden gittiğimiz Üniversitede, Üniversiteyi yeni kazanan, gençlerimize mümkün olduğu kadar yardımcı olmaya çalıştığımız için; bize, hemşerilerimiz ''Dayı'' diye, hitap ediyorlardı. Pek severdim, bu hitap şeklini... Bir samimiyet vardı, Candan ve içten söylenince; havası daha başka bir şey olurdu... Kimi zaman, Ağabey demekti, kimi zaman kardeş, kimi zaman dost... Ben ise; Yürekten coşarak, yeğen, derdim... Bu öyle bir hal aldı ki; O yıllarda Üniversitede birlikte eğitime devam ettiğimiz bazı diğer şehirli olan kardeşlerimiz de bize ''DAYI'' diye hitap etmeye başladılar. Böylece sayısız yeğene sahip olduk...

Böylece Üniversite yıllarımızda da candan, samimi, kader birliği ettiğimiz, yol arkadaşlarımız, dostlarımız, kardeşlerimiz oldu. Bu dostluklar, yıllarca devam etti.

Bu alışkanlığa kendimi öyle kaptırmıştım ki, öğretmenlik yıllarımda üniversiteleri kazanan genç kardeşlerimize aynı heyecanla yardımcı olmaya, yönlendiricilik yapmaya gayret gösteriyorduk. Onları Ülkenin değişik Üniversitelerine kayıt yaptırmaya götürecek kadar yakınlığımız vardı. Bu konuda edindiğimiz tecrübe ve birikim ile, bu görevi; bu öğrenci kardeşlerimize, her alanda yapmaya, yardımcı olmaya devam ediyorduk...    Üniversite yıllarındaki bu olayları onlara anlatıp, bana ''Dayı'' diye hitap eden arkadaşlarımız olduğunu söyleyince; O genç dostlarımızda bize ''Dayı,'' diye hitap etmeye başladılar...

Benim için, çok anlamı, çok sıcak bir kavram idi. O, Dayı, kelimesinin bana kattığı hazzı, bıraktığı izi, hala canlılığını koruyan anılarını, kelimelerle ifade edemem... Evet, DAYI, DİYE SESLENEN SÖZLERİN İFADESİNİ, bize kattığı mutluluğu, hazzı, kimi zaman mahcubiyeti, anlamak için; Yaşamak lazım, Yaşatmak lazım...

Güzel günlerdi Vesselam...

Tüm güzel dostlara SELAM  OLSUN...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 05051524578 ( Menderes APAYDIN )