• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 18 °C

Kadın-Erkek Üzerine Bir Yazı

Halit KAYA

   Son yıllarda kadınlara yönelik, taciz, tecavüz, yaralama ve öldürme oranlarında ciddi bir artış söz konusu. Bu olayların başkahramanı her defasında şeytana uyduğunu söyleyen erkekler. Ne yazık ki durum çok vahim boyutlarda ve giderek de artacak görünüyor. Caydırıcı cezaların olmaması ve mahkemelerimizde ki iyi hal indirimleri işlenen suçun erkekler tarafından “atın ölümü arpadan olsun” mantığında hareket etmelerine sebep oluyor.  Cinsel açlık, bizim gibi Müslüman ülkelerde ne yazık ki ileri boyutlarda. Burada asıl sorun kadının rızası dışında gelişen eylemin nefsani ve şeytani boyutlara ulaşarak kadınlara ciddi zarar vermesi ve toplumda ki oluşan infialdir. Nice kadınlarımız var ki; belki her gün defalarca tecavüze uğruyor, taciz ediliyor, çirkinliklere maruz kalıyor lakin toplumsal baskılar ve bu tacizleri açıkladıktan sonra ki toplumun mağdura bakış açısı, birçok kadının susmasına sebep oluyor.  Türkiye’de konuşulan ile fiiliyatta yapılanlar arasında her zaman fark vardır. En iyi örneklerden biri,  çok okumuş, çokbilmiş, eğitimli, zengin, kültürlü kesimlerin yaptıklarıdır. Onlarda kadına şiddete karşı olduklarını söylerler, dernekler kurarlar, toplantılar düzenlerler, lakin yeri geldiği zaman o sosyetik veya ünlü eşlerine tokat atmaktan veya şiddet göstermekten hiç çekinmezler. Ülkemiz bunun örnekleri ile dolu. Eğitimli olmak, kadına şiddetin bir ölçüsü değil.

   Bu yazım erkekleri savunmak veya onların kadınlara karşı gerçekleştirdikleri suçları, şiddeti haklı çıkarmak için yazılmamıştır. Olayın birde erkeğin mağdur olduğu, kadının suçlu olduğu durumları anlamak, kadının; İlgi beklentisi, ilgi açlığı ve bu yönde yaptığı anlamsız davranışları anlatarak, naçizane yazmaktır.

   Kadının erkekten, erkeğin de kadından hiçbir farkı yoktur. İkisi de insandır ve nefis taşır. Suçları, günahları, davranışları, egoları, hazları, tatminleri, fantezileri, tacizleri, kötü alışkanlıkları, yapabilecekleri, iyi davranışları, kişilik olarak farklı lakin özünde aynıdır. Erkek ve Kadın eşit olmalıdır deyip, bazı konularda ve davranışlarda onları birbirinden ayırmak doğru bir yaklaşım değildir. Bir erkek bir kadını nasıl taciz ediyorsa, bir kadında aynı şekilde bir erkeği taciz edebilir. Lakin erkeğin tacize yeltenme oranı kadınına oranla daha fazladır. Erkeğin yaptığı taciz artık tescillenmiştir. Kadın kısmen gizli yapar, erkek alenen faaliyete geçer.  Kadının yaptığı taciz, ilgi görme istediği, beğenilme arzusu, hoşlandığı erkeğe duyduğu haz, erkeğin ona duyacağı istek amacıyla, kadınları da birer tacizci veya ifşacı yapmaktadır.

   Bir gün bir belediye otobüsünde seyahat ediyorum. Otobüs kalabalık. Hemen arkamda bir bayan duruyor. Bayana hiçbir temasım ve müdahalem olmadığı halde bayan birden bire celallenerek bana: “Beyefendi ne yapıyorsunuz? Neden popomu elliyorsunuz? Neden beni taciz ediyorsunuz?” diye bağırmaya başladı. Şok oldum. Ne yapacağımı şaşırdım. Bayılacak gibi oldum. Otobüste ki tüm bakışlar bana yöneldi. Titremeye başladım.  O sıra hemen çaprazımızda oturan bir Bayan : “Hanımefendi adam size hiçbir şey yapmadı. Ne istiyorsunuz adamdan?” diye söyleyince kadın; “Ben yalan mı söylüyorum?” diyerek geri cevap verdi. Otobüste bir an sessizlik oldu ve o kadın ilk durukta otobüsten indi.  Eğer çaprazımızda oturan o bayan beni savunmasa, kadına bir şey yapmadığımı görmese, belki de halk beni otobüste linç edecekti. Sizce kadın neden böyle bir şey yaptı?

   Maalesef bu ve buna benzer örnekleri çoğaltmak mümkün. Burada ki asıl sorun kadının bu şekilde bir davranış içine iten sebebinin ne olduğudur. Bir kadın kendisine taciz yapılmadığı halde neden bana taciz yapıldı diye isyani bir söylemde bulunur?

   Toplumsal algımız bu yönde kadının beyanatını temel alan bir tepkinin içine girmekte. Neden? Çünkü erkeğin vukuatları çok. Erkek yapar. Peki, bayanın beyanatları yalansa? Bayan yaparsa?

  Bir beyaz eşya tamircisi erkek, evde tek başına bulunan bir bayanın talebi üzerine, evde ki bozulan beyaz eşyayı tamir için bayanın bulunduğu eve gidiyor. Erkek tamirci, beyaz eşyayı tamir için uğraşırken, bayan birden bire; “imdat bana saldırıyor” diye üstüne başını yırtmaya ve bağırmaya başlıyor. Sizde o mahallede oturanlardan birisiniz. Hemen tüm mahalle halkı ile birlikte o binaya, sesin geldiği daireye koşuyorsunuz. Olaya müdahale ediyorsunuz. Tepkiniz ne olur? Bu durumda ilk kimin beyanatına inanırsınız? Kadının mı? Erkeğin mi? İşte toplumsal algı size kadına inanma güdüsünü aşılamış! Peki ya erkeğin suçu yoksa?

(Burada bir genelle yapılmıyor, yaşanmış ve olabilecek durumlardan bir örnek veriliyor. Buna benzer birçok örnek mevcuttur.)

Kimse çıkıp ta; “bir kadın bu kadar alçalamaz” demesin. Öyle bir Dünya’da yaşıyoruz ki, gazetelerin 3. sayfaları, “sevgilisi ile birlikte, eşini ve çocuklarını öldüren, anne ve babasını bıçakla kesen, eşini aldatan, eşini kiralık katil tutup öldürten, erkeklerin içeceklerine hap koyup, uyutan ve sonrada hırsızlık yapan kadınların haberleri ile dolu. Zengin yaşlı erkekler ile evlenip, zifaf gecesi tüm altınları alıp kaçan gelin haberleri ile dolu. Hatta erkeğe tecavüz eden bayanlar türedi.

  Açın, sosyal medya mecralarına bir bakın, dekolte giyinene lafımız yok, lakin sosyal medya hesaplarından göğüslerini, kalçalarını açık açık sergileyen bayanları görmeyeniniz yoktur. Bunu ilgi çekmek, beğenilmek, daha çok takipçi kazanmak için yapıyorlar. Peki, ama neden? Bir kadın ilgi çekmek, dikkatleri üzerine odaklamak için neden bedeninin bir uzvunu insanlara ifşa eder? Bunun altında yatan psikolojik veya sosyolojik nedenler nelerdir?

Erkeklere laf atan kadınlar yok mu?

Onları taciz eden, beğendiği erkekle, erkek istemese dahi bir gece geçirmek isteyen bayanlar yok mu?

Beğendiği erkek sanatçı, konser verdiğinde, sahneye sutyen fırlatan kadınlarımız yok mu?

 Kadınlar matinesinde erkek sanatçıya elle tacizde bulunan kadınlarımız yok mu?

Erkeğin ret cevabına rağmen, onunla birlikte olmak adına iftiralar atan kadınlarımız yok mu?

Erkeğe tecavüz eden kadın yok mu?

Özellikle Avrupa ve Amerika’da erkek öğrencisi ile zorla ilişkiye giren kadın öğretmenler yok mu?

Zimbabwe ve Papua Yeni Gine’de kadınların, erkeklere tecavüz etme oranı  daha yüksek. Bu sebeple o ülkelerde yaşayan erkekler tanımadıkları kadınlar ile konuşmuyor ve arabalarına binmiyorlar.

 

Kadınların ilgi beklentisi açlığı aslında bu yazıdan önce yazdığım konusu kapitalizm olan durum ile ilgili biraz da. İsteklerine her şekilde ulaşabilen kadınlar, ulaşmaya çalışan veya ulaşamayan kadınlar için ölçüt. Giyimleri ile ilgi odağı olamayan bayanlar kendilerini farklı yönden ilgi odağı haline getirmek çabası içindeler. Sosyal medya da bunun en basit ve ücretsiz şekli. Kadınlar her ne kadar erkekleri birer potansiyel tacizci olarak görse de, kadınlarında kısmen erkeklerden aşağı kalır yanları yok. Biz insanlar her geçen yüzyılda geliştiğimizi ve modernleştiğimi söylesek de, gelişen teknolojiler, insan hayatını kolaylaştıran yeni yeni icatlar ile mutlu olduğumuzu zannetsek de her geçen yüzyıl aslında bizim ahlaken çöküntümüzü hızlandırıyor ve her yeni yüzyılda ahlaken daha da diplere iniyoruz. Kadın içinde erkek içinde bu durum geçerli. Ahlaki değer ölçütleri, teknoloji gibi gelişmedikçe, çocuklarımız ahlakın ne olduğu net şekilde anlamadıkça, hayatlarına tatbik etmedikçe, gelecekte hepsi birer tacizci, tecavüzcü potansiyeli taşımaktalar. Acı ama gerçek bu.

  İnsanın doğasında hamlık vardır. Lakin daha sonra insan olması sebebiyle iyi olur, sonra kötü ve daha sonra şeytani bir yaratık haline gelir. Ama ahlakı iyi yetişmiş bir kadın veya erkek her zaman ham kalır.

Ahlaksızlık tüm kötülüklerin anasıdır. Ahlak biterse insanlıkta biter.

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖZEL İÇERİK
  • Özel İçerik
1/20
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 505 152 45 78