• BIST 95.953
  • Altın 238,758
  • Dolar 5,8268
  • Euro 6,5545
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 5 °C

ZULME DUR DEMEK

Talha GURBETÇİ

ZULME DUR DEMEK
İmkan meselesi değil, iman meselesidir...
Bu duyarlılığı yaşayan kardeşlerimiz; Ülkenin her yanında, bu zulümleri telin eden mitingler, eylemler tertipliyorlar...
Evet, Bu zulümlere, en azından tepki koymak, karşı çıkmak, gündemde tutmak adına; çaba sarf etmek, bir sorumluluktur, zorunluluktur...
Allah, bu necip Milleti, tekrar İSLAM dünyasının başına lider, eylesin...
Başsız olmuyor... Lider gereklidir...
Yahudileri ve hiristiyanları, dost edinmeyiniz... Bu İlahi mesajı, iyi algılayamadık... Sonucu, bedeli çok ağır oldu...
Kudüs'teki zulüm kabul edilemez...

Kendileri, asırlarca çeşitli zulme uğramış olan, bir milletin; bu zulmü yapması daha ilginçtir. Üstelik, onlara yaşama hakkını veren, müslümanlara karşı; bu zulmü yapmaktadırlar.

Zulüm, İslam coğrafyasında, sıradan bir olay olarak, gündeme oturmuştur. Tüm Dünya ülkeleri, bu zulümleri, görmemezlikten gelmektedirler.

İnsan olmanın gereği onurlu olmaktır. Diğer canlı varlıklardan ayıran en önemli özelliktir. Medeniyetin oluşması ile birlikte; toplu yaşama geçilen anlardan itibaren; insanlık adına korunması gereken en önemli özelliktir. Konulan yasalar, uygulanmaya çalışılan sosyal hayat bağlantıları, açıkça insan onurunu korumak için, çaba sarf etmişlerdir. Dünya üzerindeki savaşların bir çoğunun nedeni, yarar ilişkisi olmasına rağmen; onurunu korumak adına yapılan savaş sayısı da az değildir.

Sosyal Hayatın vazgeçilmezi olan insanlar arasındaki ilişkiler ağının temeli; insanca yaşamak, insanca hayatı devam ettirme mücadelesidir. Bu hem fiziki açıdan, insanın dış çevre saldırılarından korunması amaç edinmiştir. Hem de davranış ve hareketlerle etkilenen, iç yapısını da korumayı amaç edinmiştir. İnsana yapılan fiziki bir saldırı nasıl bir suç ise; kendi iç yapısını yıpratan iftira, yalan söylemek, ihanet, vefasızlık gibi, davranmalar da bir suçtur. Sonuçta hedefi insandır ve amacı insanı yıpratmaktır. Çevresinde olan biten olaylardan etkilenmemesi düşünülemez. Kendisinin dışında, diğer insanlara yapılan zulüm, onurlu bir insanın en azından; acıma ve merhamet duygularını harekete geçirir. Bu tür davranış da insan onurunun gereğidir.

İnsan onurunu korumaya çalışan tüm çalışmalar; bu amaç uğrunda insanların insanca yaşayacağı, bir ortamın oluşmasını ana gaye edinmişlerdir. Bu amacı hayata geçiren Milletler; büyük medeniyetler kurmaya talip olmuşlardır. İnsanlık onurunu zedelemeden hayatı yaşanabilir hale getirenler başarılı olmuşlardır.

Bu açıdan baktığımız zaman insanın insanca yaşaması ile; medeniyet kavramı; iç, içe oluşmuştur. Bunun tam tersi olan bir olayda; Eğer, Bir Millet her alanda ne kadar güçlü olursa olsun; zamanının en teknik imkanlarına da sahip olsa; insan onurunu, şerefini koruyacak hayati unsurları yaşanabilir bir hale getirmedi ise; o toplumda insanlar mutlu değildir. İnsanlık onurunun yaşanabilir hale getirilememesinden dolayı sıkıntılıdır. İnsanlar huzurlu değildir. Güven ortamı ortadan kalkmıştır. Her alandaki insani davranışlar ayaklar altına alınmıştır. Böyle bir toplum, çoğu alanda ilerlemiş olsa bile; insani alanda gerilerde olan bir toplumdur.

Bugün Dünyada güçlü olan devletler, kendilerinin dışında, güçsüz olan devletlere karşı, acımasız davranmaktadırlar. İnsani tüm değerler, sanki; sadece kendileri içindir. Dünya üzerinde mazlum milletler yapılan, saldırılar; bunun en güzel örneğidir.

İnsanlık onuru, ayaklar altındadır...

Medeniyetin oluşması için bu kadar öneme haiz olan; insan onurunu korumak ve hayata geçirmek projesi; Yüce Yaratıcının göndermiş olduğu ilahi mesajlarla hayat bulmuştur. Böyle bir ilahi uyarıyı almaya çalışan Milletler, bu uyarıyı hayata ne kadar geçirdiler ise; izleri kolay, kolay silinmeyen bir medeniyet abidesi olarak Tarihteki yerlerini almışlardır.

İnsanlık onurunu tanımayan, zalim devletler ise; Tarihin sayfalarında yaptıkları zulümlerle anılacaklardır. Özellikle, Bu Devletler, zulme uğrayanlar müslüman olursa; görmemezlikten, duymamazlıktan, gelmektedirler. Kendi yararları için; milyonlarca insanı öldürmekten, çekinmemektedirler.

Bugün Devletin zirvesi; En yetkili ağızdan ikinci Dünya savaşında, birbirlerine karşı tarihin en acımasız savaşını gerçekleştirdiklerini ifade etmiştir. Tarihleri; kan, gözyaşı, zulüm, işgal, yağma, kavramları ile, doludur. Ekonomik hırsızlıkları da; bu çağın kimlik ve kılık değiştirmiş; zulüm ve işkence ile birlikteki, zalimliklerinin, son taktikleridir.

İnsan onurlu ise; bunları doğal olarak yapmamalıdır.

Ancak, Batılı adamın, zalimlik, sanki inancı gibidir. Vazgeçilmeyen özelliğidir...

Bütün bunlara rağmen, Kısacası, İslam öğretilerini ilke edinmiş kişi onurlu olmak zorundadır. Bu duyarlılık gereği; Dünyanın neresinde olursa olsun; zulüm, bizi rahatsız eder. Hele İslam adını taşıyan coğrafyalarda ise; bizi daha da çok rahatsız etmelidir. İmanımızın gereği budur. Fazla söze hacet yoktur...

Evet, imkan meselesi değil, iman meselesidir...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 505 152 45 78