• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 18 °C

Zaralı Halil Söyler

Zaralıların radyodaki türkü programlari sırasında defalarca “İşte Halil Emminin türküsü!” diye birbirlerine hatirlatmalarina sebep olan Halil Söyler Zara’nın yetistirdigi en meshur sahsiyetlerden birisidir.
Zaralı Halil Söyler

Zaralı Halil (1906 - 1964)

Zarali Halil, 1906 yilinda zayıf bir çocuk olarak dünyaya geldi. Ömür boyu yakasını bırakmayan bu çelimsizlik nedeni ile İnce Halil olarak da bilinmistir. Önce annesini sonra da babasını kaybedince ondört yaşında Sivas'ta Yetistirme Yurduna yerlestirildi. Burada baglama çalmayi ögrendi. Müzik formasyonunda Sivasli Hafiz Halid, Feryadi Hakki ve Divrikli Nuri (Üstünses) önemli rol oynamışlardır. Daha sonra ustalik zamaninda devrinin diger ünlü isimleri Malatyalı Fahri, Erzincanlı Şerif ve Diyarbakırlı Celal ile meşk etmistir. Odeon plaklarına okuduğu ilk eser, Celal Güzelses'in "Kara Gözler" adlı hoyratıdır.

 

Zarali Halil'in eserlerini radyoda Neriman Altindag, Nermin Yapar, Zehra Bilir gibi sanatçılar icra etmislerdir. Zaralı Halil, 15 Ocak 1964'de vefat etmiş, geride eşi Kamer Hatun ve sekiz çocuğunu bırakmıştır.

 

Zaralı Halil Söyler (İnce Halil ) (1906-1964)

Türk Halk Müziğinin güçlü seslerinden biri olan Zaralı Halil, 1906

yılında Sivas'ın Zara ilçesinde doğdu. Asıl adı Halil Çataltepe'dir.

Ancak zamanın kaymakamının ısrarı üzerine Çataltepe olan soyadın "SÖYLER" e çevirmiştir.

 

Zaralı Halil, ailenin 3. Çocuğudur. Kendisinden büyük iki ablası vardır. Halil doğunca erkek evlatlarının olduğunu ailesi çok sevinmiştir.

 

Zaralı Halil zayıf bünyeli bir çocuktu, çabulThastalanan, nazik bir bünyesi vardı. Annesi Gülsüm Hanım onun sağlıklı olması için her

 

türlü çabayı harcıyor, "inşallah bu incik ölmez" diye dua ediyordu. Öksüz kalan Halil, bir daha rahat yüzü görmez. Babası Halil İbrahim de kayalardan balyozla taş kırmaya çalışırken taş yığınlarının altında kalarak sakatlanır. İki yıl tedavi görse de sonunda o da hayata gözlerini yumar.

 

 

Annesiz ve babasız kalan Halil Yetiştirme Yurduna yerleştirilir. Halil yurda yerleşmekle yepyeni bir hayata başlar. Dayanışmayı, paylaşmayı, grupla bir arada yaşamayı öğrenir. Dört yıl kaldığı yurtta saz çalmayı öğrenir. Sanatçı kişiliği ortaya çıkar. Zara'ya geldiğinde Zaralılar onu yalnız bırakmazlar, hemşehrilerine kucak açarlar, bağırlarına basarlar, çalmayı gittikçe geliştiren Halil, sesinin de güzelliği ile sıra gecelerinin, düğünlerin, eğlence merkezlerinin aranılan insanı olur. Annesi ona hep "incik" derdi. Bu incik halk arasında, kişiliğine de uygun olarak "ince"ye dönüştü. Artık adı Sivas'ta "İnce Halil'” olmuştu. Herkes ondan "İnce Halil" diye bahsediyordu. İl dışında ise adı Zaralı Halil'di. O yıllarda herkes doğduğu yer ile anılırdı. Diyarbakırlı Celal, Malatyalı Fahri, Divrikli Nuri Üstünses gibi…

 

Sırtı kamburdu Halil'in. Hatta o sıralar Sivas'ta Halil'in sesinden güzelliği ve gürlüğü sırtındaki kamburundan geliyor derlerdi. Halil şöhretini pekiştirmek üzereyken bu sefer de askere alınır. Askerde de kendisini gösterir. Orada düzenlenen her eğlenceye sanatçı olarak çıkar.

 

Ama Halil hastadır. İçkiye düşkünlüğü vücudunu iyice yıpratmıştır. Gördüğü tedaviler onu iyileştirmez. Hastalık raporu alarak memleketi Zara'ya döner.

 

Askerliğini de zar zor raporla, izinle bitirir. Önce Suşehri, Sivas, Erzurum gibi yerlerde kendini göstermeye başlar. Gittiği her yerde büyük ilgi görür, sesi çok beğenilir.

 

Artık büyük şehirlere açılma zamanının geldiğini düşünür. Kendisini çok seven ve beğenen manifaturacı Şükrü Efendi onun elinden tutup İstanbul'a götürür. Bir p lak şirketiyle anlaşır. Plak şirketi plak doldurduktan sonra vadettiği parayı vermez, Ancak Halil'in doldurduğu plak büyük ilgi görür plakları yok satar. Şöhreti tüm ülkeye yayılır. Artık Halil plakçıların değil plakçılar onun peşindedir. Eğlence dünyası onu Diyarbakırlı Celalle Erzincanlı Şerefle birlikte anmaya başlarlar.

 

O günkü sanat dünyasının önde gelen isimlerinden Zehra Bilir. Muzaffer Akgün, Nurettin Dadaloğlu gibi dev sanatçılar Zaralı Halil'i grupları içine alıp, Şöhreti arttıkça Zaralı Halil'in içkiye düşkünlüğü de artar. Evini, ailesini, çocuklarını aramaz olur. Yedi yıl memleketine uğramaz. Aliesi ona hasret kalır.

 

Sağlığı iyice bozulan Halil, sonunda yalnızlığa ve bekarlığa dayanamaz, memleketine döner. Ama hastalığı ilerlemiştir. Hiçbir tedavi onu iyileştirmez. Sonunda 15.01.1964 tarihinde Zarada hayata gözlerini kapar.

 

 

Zaralı Halil'in yoğun bir duygu dünyası vardır. Merttir. Dostluklara büyük önem verir. Başkalarının sevinç ve acılarını paylaşmasını bilir. Zaralı Halil, hem o devrin büyük sanatçılarından ilham almış, hem de Sivas'lı sanatçılardan Hafız Halid Efendi, Feryadi, Hafiz Hakkı Bey, Divrikli Nuri Üstünses'le meşk ederek onlardan etkilenmiştir. Plaklarını okurken de kendisine o devrin en ünlü sanatçıları eşlik etmiştir.

 

Zaralı Halil'in TRT repertuarlarında sekiz türküsü bulunmaktadır. Bu türkülerin hepsi de merhum Muzaffer Sarısözen tarafından derlenmiş ve notaya alınmıştır.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Sivas'lı Ünlüler09 Ekim 2016 Pazar 18:38
  • Kafkas Kartalı ŞEYH ŞAMİL' in Hayatı09 Ekim 2016 Pazar 18:27
  • Osman Seçilmiş Kimdir?28 Eylül 2016 Çarşamba 00:01
  • Muhsin Yazıcıoğlu Kimdir? İşte Biyografisi10 Temmuz 2016 Pazar 01:02
  • ÖZEL İÇERİK
    • Özel İçerik
    1/20
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 505 152 45 78