• BIST 103.912
  • Altın 161,198
  • Dolar 3,9233
  • Euro 4,6062
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 4 °C

YENİ OKULUMDA İLK GÜNLER

Orhan ARSLAN
YENİ    OKULUMDA    İLK    GÜNLER
İhtilal sonrası, bir sessizlik, belirsizlik, sükunet havası ortaya yayılmıştı.
Sanki kimi insanlar, rüyadan uyanır gibi, idiler. Yıllar sonra uyanan insanlar misali; etrafta ne olup, bittiğini anlamaya çalışıyorlardı. Anlamsız bakışlarda, yine de; bir tereddüt hakimdi. İnsanlar, nerede ise; bir birine selam vermekten, çekinir halde idi.
Fırtına sonrası sessizliği, her tarafa hakim olmuştu. Bir ürkeklik, çekingenlik  ve  korku ortamı mevcuttu. Her ne kadar,  karşılıklı çatışma olayları ilginç bir şekilde, sona erse de; İhtilali yapan iradenin ne yapacağı konusunda, bir açıklık gözükmüyordu.
Çok tenha köşelerde, dost meclislerinde, konu gündeme gelse de; kimi insanlar, fikirlerini açıkça söylemek istemiyorlardı. Önlerinde yaşanan ihtilal ve muhtıra, örnekleri vardı. Kimileri O, acımasız günleri; pek iyi hatıralarla anlatmamıştı.
Yine ne olacak? Nasıl bir durumla karşı, karşıyayız? soruları zihinlerde yer etmekteydi. Herkes, kendi dünyasında bu sorulara, bir cevap verse de; birilerine bunları açıklamak istemiyordu.
Durmadan bildiriler yayınlanıyordu. İnsanlar, bir yerlerde toplu halde bulunamayacaklardı.
Arkasından göz altılar, sorgulamalar,tutuklamalar başlamıştı. Bu aşamaya giren insanlardan haber almak çok zordu.
Bu şartlar altında; Gazi Lisesindeki görevime başladım. Bir yıl önce açılan bir okuldu. Malum, ihtilal öncesi; karışık bazı olayların, yaşanması burada da; gerçekleşmişti.
Hala, bazı insanlar; bir yıl önceki yaşanan olayların etkisinde idiler.
Evet, Ben Din Kültürü ve Ahlak dersi öğretmeniydim. Yani, kimliğim açıktı. Bu kimliğimden dolayı; kimileri mesafeli durmayı tercih ediyordu. Çok da, iyi bir karşılama ile, muhatap olduğum söylenemez.
  Okulda boş geçmekte olan Felsefe gurubu derslerine de; talip oldum. Din Kültürü dersi seçmeli olduğu için; bazı sınıflarda; sınıfın dörtte biri, derste yoktu. Aynı sınıfın Ahlak desine de, girdiğimiz için; bu sayıyı ayırt edebiliyordum.
İlerleyen günlerde, öğrenci arkadaşlarımızla iletişim kurmanın yolunu aramaya başladım. Çünkü, herkes soğuk davranıyor idi. Çekingenlik ve güvensizlik ortamı devam ediyordu.
Okul yeni yapıldığı için, bir spor salonu vardı. Benim için, bulunmaz bir fırsattı. Ben, Liseli yıllarımdan itibaren, sporun bir çok dalı ile; ilgilenmiştim. Futbol, Voleybol, KARATE, GÜREŞ aktif müsabakalarına katıldığım, spor dalları idi.
Bir gün spor kıyafetlerimi giyerek, salona indim. Öğrenciler, dikkatle beni izliyordu. Onların aktivitelerine katıldım. Okulda, O günlerde, mevcut bir Beden Eğitimi öğretmeninin olmaması, benim için, bir avantajdı.
Bu etkinliğimi gören okul idaresi; bana bir-kaç sınıfın beden eğitimi dersini de, vermişti. Böylece okul takımı kurmak, çalıştırmak adına; ortaya koyduğum gayretler  meyvesini verdi.
Okul genellikle, şehrin kenar mahallesi sayılacak bir mekanda idi. Öğrenci velilerinin ekonomik durumları belli idi. Bu nedenle olsa gerek; öğrencilerde Üniversite kazanmaya karşı, bir isteksizlik vardı. Kazanama, endişesi. Bazı öğrenciler; bu değerlendirmenin dışında idi. Onlar azimli ve gayretli idiler.
O, yıl Lise ilk mezunlarını verecekti. O nedenle, elde edeceği. başarı yahut başarısızlık dikkat çekecekti. Bu alanda da, öğrencilere yönlendiricilik yapmaya karar verdim.  Sınıflarda onlara moral veriyordum. Konuşuyordum. heyecanlarını yatıştırmaya çalışıyordum.Hazırlık kitapları temin ederek, bazı öğrencilerin yararlanması için; istifadelerine sundum.
Okul idaresi, Okulun içerisinde öğrencilerin yararlanacağı, bir çalışma salonu oluşturdu. Kitaplık kolu bu alanda hizmet etmeye başladı. Böylece bazı öğrencilerimiz, daha güzel bir çalışma ortamı bulmuşlardı.
Bu arada önceki yıllardan tanıdığımız bazı liseli arkadaşlarımız; bizim O, okulda görev yaptığımızı öğrenince; okulumuza kayıt yaptırma girişiminde bulundular. Bazı arkadaşlarımız, kardeşlerini, yakınlarını okula kayıt yaptırdılar.
Günler ilerledikçe, ortama alışmam daha kolay oldu. Öğrenci arkadaşlarla, irtibatımız gittikçe artıyordu.
Okul sabahleyin Lise, öğleden sonra; Orta Okul olarak hizmet veriyordu. Yaklaşık nüfusu 2000 civarında idi. Kalabalık sınıflar, yetersiz derslikler, boş geçen dersler, O günlerde normal olaylar olarak algılanıyordu. Çoğu Öğretmen; vermesi gereken  haftalık ders saatinden nerede ise; fazla derse giriyordu.
Böyle bir ortamda hizmet etmeye çalışırken; bazı olumsuzlukların, olması gayet doğal idi. Yine de; O, yıllarda bilmeden kırdığımız tüm öğrenci dostlarımızın hoş görüsüne sığınıyoruz. Çünkü, ilerleyen yaşlarında hayata atıldıkları zaman; bu işin ne kadar zor bir iş olduğunu; gördüler ve yaşadılar.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖZEL İÇERİK
    1/20
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 505 152 45 78