• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 14 °C

VALLA ÖLMEDİK!

Muhammed ENİS

VALLA ÖLMEDİK!

Berber sohbetlerinin tadı bir başkadır. Yarenlikle başlayan sohbet muhakkak döner dolaşır siyasete, en son da güne ve güncele gelir. Ramazanın sonlarına doğru yine berber koltuğundayken usta sordu:

“Hocam Ramazanla aran nasıl?”

Dedim ki: “Valla bizim iyi, tutmayanlar düşünsün.”

Bu cevabı hiç beklemiyor olmalı ki şöyle birkaç saniye düşündü ve dedi ki: “Bu cevabı ilk defa duydum. Doğru, aslında tutmayanlar düşünsün.”

Devamla şunları söyledim: “Evet buralarda hava sıcak, ama öbür taraf daha sıcaktır. O yüzden burada açlık ve susuzluk ahiretin açlığı ve susuzluğuyla kıyaslanmaz bile. Biz tutalım orucumuzu.”

Ramazan ayı mübarek geldi ve geçti. İnşallah bizler razı olunan kullar arasına girebilmişizdir. Ramazan ayı sıcak günlere denk gelmeye başlayalı hep aynı terane okunup duruyor: “Uzun yaz günlerinde oruç tutarken nelere dikkat etmeliyiz” falan filan. Bu söylemlerin sebebini bir önceki yazımda ifade etmiştim.

Bakın ne diyeceğim: Yazın ortasında, Sivas’ımızın deyişiyle güneşin annacında, oruç tuttuk ve ne oldu biliyor musunuz? Ölmedik.

Çok daha önemlisi, oruç tuttuğu için hiç kimse ölmedi.

Birileri oruç tutsa dizinin tutmayacağını, dilinin sürçeceğini hatta öleceğini falan zannediyordu, ama kimse ölmedi.

Dolayısıyla “kurban bayramı bu sene hacca denk geldi” diyen zavallı basının eline malzeme olacak bir olay yaşanmadı. Oruç tuttuğu için ölen olmadığı gibi bayılanların haberine de denk gelmedik.

Orucu bize farz kılan Yüce Yaratan, sabrını vermez zannedenler yanıldı. Ramazandan bir gün önce acıkan ve susayanlar ramazanda Allah’ın yardımı ile özellikle Sivas’ta o kadar rahat oruç tuttular ki.

Diyorlar ki “e hocam ben dayanamam.” Peki, hiç denedin mi? Yok. Nereden biliyorsun dayanamayacağını? 11 ayın sultanını boş geçenlere üzülüyorum. Sigara dumanını vatandaşın yüzüne üfleyenlere ise çok sinirleniyorum ve diyorum ki bu gidişat gidişat değil!

İkinci yazı

Gardaşlar Tepesine Ne Olmuş Öyle!

Peşinen söyleyeyim o tepenin adı Kardeşler değil Gardaşlar tepesidir. Kim değiştirmişse acilen aslına çevrilmelidir.

Neyse mevzu bu değil.

Mevzu şu: Bundan on yıl kadar önce gittiğim Gardaşlar Tepesine bir çay içelim diye çoluk çocuk bir ikindi sonrası çıktık. Ama ne çay içecek yer var, ne de ortam. Arabalarının üzerine içki şişelerini doldurmuş bir ton adam gündüz vakti şarhoşluk peşinde koşuyorlar. Gelip geçene tip tip baktıklarını da görünce dedim ki bu durumu yazmalıyım.

Şu an Gardaşlar Tepesi hangi kurumumuzun uhdesinde ise acilen bir tedbir alınmalı. Efendim piknik alanı olmasın diyorsanız, olmasın. Ancak hiç değilse şehrin en güzel manzarasının yer aldığı bölgede seyir teraslarının da olduğu bir “gölgelik” mutlaka yeniden var edilmelidir. O güzelim mekânlar şarhoşlara nasıl terk edilir?

Paşabahçe nasıl prestij bir mekana belediye başkanı Sami Bey’in sayesinde ulaştı ise sanıyorum bu bölgede Sami Bey’in mesaisini bekliyor.

 

Meraklısına Not:

Kitap ne zaman diyordunuz: İlk kitabım “İmam Mâtürîdî’nin Heretik Akımlara Yönelttiği Eleştiriler” Düzey Kitap yayınları arasından çıktı. Okurları ile buluştu. İkinci kitabımız hemen hemen hazır. Yayınlanması için dostların desteğini bekliyor.

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖZEL İÇERİK
  • Özel İçerik
1/20
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 505 152 45 78