• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 1 °C

SUBLİMİNAL MESAJLAR VE DİZİLER

Ömer Emir DOĞAN

SUBLİMİNAL MESAJLAR VE DİZİLER

Subliminal mesaj, bilinçaltı mesaj ya da 25.kare;  başka bir objenin içine bilinçli olarak saklanmış olan bir işaret ya da mesaj olarak tanımlanıyor. Bu mesajlar;  normal insan algısı ile anlaşılamayacak şekilde, o anda fark edilmemek üzere tasarlanıyor. Bir nevi  “bilinçaltı mühendisliği” yani. Tahmin edebileceğiniz gibi bu beyin yıkama işini en iyi Hollywood yapıyor.

Subliminal teknikler reklamcılık ve propaganda alanlarında sıklıkla kullanılmaktadır. Dizilerde veya filmlerde karakterlerin içtiği içecek markaları, kıyafetleri subliminal mesaj örneklerindendir. Bu teknikler; marka ve ürünlerin pazarlamasından toplumun ilgi, ihtiyaç ve algısını değiştirmeye kadar birçok konuda kullanılmaktadır. Bir kişiyi, kurumu ya da ürünü kötü göstermek için o şey ile kötü olan bir nesnenin aynı temada işlenmesi subliminal mesajın en yaygın kullanılma şeklidir. (bkz: wikipedia.org)

Baş döndürücü ve bazen de mide bulandırıcı bir hızla gelişimini sürdüren iletişim teknolojileri,  takipçilerinin dahi takip edemediği bir süratte gelişimini sürdürüyor. İletişim alanındaki bu ilerlemeler, insanlara havsalalarının almayacağı ölçüde bilgi ve iletişim imkânı sunuyor. Dumanla iletişimden, “dünya dışı” iletişime ilerleyen süreç, sadece teknik anlamdaki değişimini ve gelişimini değil; subliminal mesajlarla “şeytani” gelişimini de sürdürüyor.

İletişim teknolojilerinin olumsuz etkilerinin en aza indirgenmesi ve çocuklarımızın bu olumsuz etkilerden korunması için, benim “elektrikli şeytan” dediğim televizyon, bilgisayar, akıllı telefonlar ve özellikle internetin olumsuz etkileri hakkında bilinçlendirilmeleri ve medya okur-yazarı olmaları zorunluluk arz ediyor.

Günümüzde medyanın kitleleri manipüle etmede ne kadar etkili olduğu malumunuz. Medya yetmezmiş gibi bir de subliminal mesajlar aracılığıyla, toplumumuz ve çocuklarımız dejenere ediliyor, değerleri aşındırılıyor, geçmişinden koparılıyor. Şimdi bu işlerin nasıl yapıldığına dair bazı örnekleri aktaralım:

 Örneğin, dünyanın en çok kullanılan sosyal medya ağının amblemi üzerindeki noktalar birleştirildiğinde ortaya s.e.x yazısı çıkıyor. Meyve suyu ambalajındaki meyve resimleriyle, cinsel organ resimleri, çağrışımları yapılıyor. Çocukların çok sevdiği çizgi filmlerdeki satanizm işaretleri, cinsellik temaları, sarkıntılık görüntüleri, İllimunati yazıları,  bir karikatürde cami süslemeleri arasına, hâşâ “A…. yok, din yalan” yazacak kadar alçalan yerli gavurların subliminal mesajları, sözüm ona muhafazakar  tv’lerdeki  dizilere yerleştirilmiş mesajlar, hatta muhafazakar bir tv’nin amblemine gizlenmiş haç işareti. Bir şarkıcının klipindeki mason işareti “tek göz”e kadar, bir çok ünlünün tişörtlerindeki masonik simgelere kadar, seccadelerdeki domuz figürlerine kadar daha neler neler. Marketlerde çalınan müziklerin bizleri alışverişe teşvik etmesinden, alfa dalga boyuna gizlenen seslere kadar... Adını hatırlamadığım bir sitede bu yöntemin Irak’ta işgalden önce kullanıldığı ve  “Direnmen faydasız” mesajının radyoda Kuran’ı Kerim yayının altına gizlenerek verildiği ifade ediliyor. Hatta bazı kokular aracılığıyla subliminal mesajlar verildiği, yanıltıcı bilgilendirmelerle korku paranoyaları aşılandığı v.s.

Bu yöntemi, İlk olarak iki Amerikalı, sinema salonlarında içecek satışlarını arttırması için kullanmışlar. Sinemada gözlerin seçmeyeceği bu malum kareye, buz gibi kola iç yazısı veya resmi yerleştirmişler. Film arası verildiğinde, kola satışları patlamıştır.

Bir banka reklamının altındaki sublinimal mesajın; “kuş kadar beyninizle, tavuk gibi yolunmak için, köpek gibi kredi alıp, eşşek gibi ödeyeceksiniz” şeklinde olduğunu tespit edenler dahi var.

Sosyal medyada çok popüler olan “Baattin” karekterini tahlil eden M. Nebioğlu ise bu karekterin hiç de masum olmadığını ifade ediyor: “Bahattin'' İslami bir kavramdır ''Dinin güzelliği'' anlamına gelir.  Oysa isim Bahattin olmasına rağmen sözleri o kadar da seviyeli ve ahlaki değildir. (Biliyorsunuz yine İslami bir isim olan Şaban ismini de yıllarca hakaret olarak kullanılan ''İnek Şaban’ ‘şeklinde izlettiler insanlara.) Kulağının üstünde sigara olması, ''pıçaklarım'' sözü ile şiddet içeren ''bıçaklarım'' sözünün en sempatik hale getirilmesi,  burnu ve ağzının, affınıza sığınarak belirtiyorum ki bir erkek cinsel organı şeklinde çizilmesi… Yani; İnsanların beyinlerine kötü alışkanlık, şiddet, cinsellik sempatik bir şekilde komedi adı altında yerleştirilmiş oluyor. Karakterin çizerinin  bir dergide çalışması da bize bunların tesadüf olmadığını gösteriyor. İsmin Baattin olması da mı tesadüf? Neden AtakanErol değil de Baattin.? (bkz: wowturkey.com / forum)

Dedelerimizin bir ömürde görmediği subliminal mesaja ve cinsel uyarana, çocuklarımız ile birlikte sadece on dakikada maruz kalıyoruz. Sonra da gençlerimize, çocuklarımıza hiçbir iş yaptıramıyoruz. Çünkü bilinçaltları başka şeylerle dolu. Bu “bilinçle” abuk sabuk hareketlerde bulunuyorlar. Doksanların ortasında İstanbul’da, bir erkek çocuğunu balkonda sıkıştırılan kız çocuğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Minnacık çocukların neden aşktan meşkten bahsettiklerini, okumaya geçer-geçmez mektup yazdıklarını da… Artık; mankurtlaştırılmamışlardan kimse kalmadı. Kavimlerimizi Juan-Juanlar esir aldı. Günümüzde; mankurtlaştırmak için geçmiş ilkelliklere hacet de yoktur. Bunun yerine gazeteler vardır, tele-düşmanlar vardır, internet vardır, Hollywood Sineması vardır, kültür emperyalizmi vardır, kapitalizm vardır, Türk dizileri vardır…  Dört-beş yıl yayımlanan “yaprakların döküldüğü” diziyi hatırlayınız… Ailenin damadı, tüm baldızlarıyla ne herzeler karıştırmıştı. Dizi demişken, Türk Dizilerinden Öğrendiklerimizi aktararak bitirelim:

1- Kaç yaşında olursan ol eğer bir sevgilin yoksa eziksin.

2- Önemli olan tek şey aşktır. Aşk için evlilik, namus ve anne-baba feda edilebilir.

3- Başkalarını aşağılamak ve küçük düşürmek seni popüler ve gözde yapar.

4- Yalan söylemek ve hırsızlık sana göre iyi bir amaç için yapılıyorsa çok masum hatta çok da şirin şeylerdir.

5- Fakir insanlar asla mutlu olamazlar. Mutlu olmanın tek yolu zengin veya ünlü olmaktır. Tek mutluluk            zenginliktir
6- Anne ve baban birbirine ilk günkü gibi âşık değilse boşanıp başkalarıyla evlenmeliler ve sen de onları desteklemelisin.

7- Nikâh olmadan beraber olmakta hiç bir sorun yoktur. Büyüdüğünde sen de istediğin kız veya oğlanla istediğin şekilde beraber olabilirsin.

8- Birinin değerli ve beğenilen olması için güzel/yakışıklı ve zengin olması gerekir. Yoksa değerli         değildir.
9- Güzel olmak demek 34 beden zayıflığında ve mini etek giymek demektir. Yakışıklı olmak demek ise kaslı olmak ve bunları her fırsatta göstermek demektir.

10- Ahlâkının güzel olmasının, dinin imanın hiç bir önemi yok. Çünkü insanlar seni kullanır ve enayinin teki olarak kabul edilirsin. Hırslı ve zeki olmalı, zekânı başkalarının kuyusunu kazmak için kullanmalısın.

11-Tek ve gerçek mutluluk bu dünyadaki lüks yaşamla kazanılır.
Köşkler, hizmetçiler, arabalar, mutluluk ve lüks yaşam, vs… (bkz: hayrullahtas.com)

Bedeni şişmanlatırken; ruhu zayıflatan medyada sadece tv izlediğimizi veya akıllı telefondan bir şeyler izlediğimizi zannediyorsak, yanılıyoruz. Unutmayalım ki, izlediğimiz tv ya da telefon da bizi izliyor olabilir.

Adamlar alenen dinimize, örfümüze, değerlerimize küfrediyorken subliminal mesaja ne gerek var diyorsanız siz de haklısınız…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖZEL İÇERİK
  • Özel İçerik
1/20
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 505 152 45 78