• BIST 106.926
  • Altın 151,266
  • Dolar 3,6716
  • Euro 4,3392
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 8 °C

Sivas Mutfağı

Bir kez Sivas mutfağıyla tanışmış olanlar, Selda Bağcan'ın yıllarca "Sivas'ın yollarına..." türküsünü boşuna söylemediğini anlıyorlardır...
Sivas Mutfağı

Birbirinden lezzetli Sivas mutfağından yemek tariflerini sizler için derledik...

 

Sivas Kebabı

Malzemeler

 

  • Yarım kg. koyun eti

 

 

  • tuz

 

 

  • soğan

 

 

  • kırmızı biber

 

 

  • karabiber

 

 

  • yarım kg. patlıcan

 

 

  • yeşil biber

 

 

  • domates

 

 

 

Koyun eti parçalanr, bunlar pirzola büyüklüğünde ayrılıp, tuz, soğan ve baharattan oluşan bir karışıma yatırılır. Bu etler bir ucu baston gibi eğik uzunca şişlere dizilir, alaca soyulup dilimlenmiş patlıcan, yeşilbiber ve domates de sırayla atrı şişe dizilir. Bu şişler bir tandırı andıran 1,5 metre derinlikte ve genişliğinde olan tuğlalardan örülmüş toprakla sıvanmış ocakta pişirilir. Ocağın üzeri açık olup asmak için bir tel vardır. Şişler ateş üzerinde dik asılarak pişirilir. İnce bulgur, salça soğan, biber, tuz ilavesiyle hazırlanan içle doldurulur.

 

Afiyet Olsun

sivas kebabı yemeği

 

 

 

 Patlıcanlı Kebap

Malzemeler

 

  • Yarım kg kuşbaşı et

 

 

  • 1 adet soğan

 

 

  • 1 adet domates

 

 

  • 2 adet sivri biber

 

 

  • 4 adet patlıcan

 

 

  • Yarım çorba kaşığı tereyağı

 

 

  • Sıcak su

 

 

  • Tuz ve karabiber

 

 

  • Kızartmak için:

 

 

  • Sıvı yağ

 

 

 

Soğanı yemeklik doğrayın. Tereyağını büyük bir tencereye alarak eritin, önce eti, sonra da soğanı ekleyerek, soğanlar pembeleşene dek kavurun. Et, suyunu salıp çekince küp küp doğranmış domatesi ve doğranmış yeşil biberi etlere ilave edin. Üzerini biraz aşacak kadar sıcak su ekleyin. Tuz ve karabiberini ilave edip, suyunu çekene dek pişirin. Patlıcanları alacalı soyun. Halka halka doğrayın. Dilerseniz tuzlu suda bir süre bekletin. Çıkartıp kurulayın. Sıvı yağı bir tavada kızdırın. Patlıcanları kızgın yağda, fazla karartmadan kızartın. Her iki tarafı da sarannca, önce kağıt havlu üzerine çıkartıp, fazla yağını süzün. Tepsiye dizin. Kavurduğunuz eti patlıcanların üzerine dökün. Kaşıkla üzerini düzelttikten sonra orta dereceli fırına verin. 10 dakika kadar pişirin. Fırından çıkartıp, servis yapın.

 

 

 

 

Divriği Pilavı

 

Malzemeler

 

 

  • Yarım kilo kuşbaşı et,

 

 

  • 4 su bardağı pirinç,

 

 

  • 4 su bardağı su,

 

 

  • 3 adet kuru soğan (ince doğranmış),

 

 

  • 1 su bardağı nohut (haşlanmış),

 

 

  • yarım su bardağı kuru üzüm,

 

 

  • tuz,

 

 

  • karabiber,

 

 

  • yenibahar,

 

 

  • 100 gram tereyağı,

 

 

  • arzuya göre kavrulmuş çam fıstığı veya badem katılabilir.

 

 

 

Yapılışı

 

 

Pirinç önceden tuzlu sıcak suda bekletilir. Etler haşlanır. Tencerede yağ eritilir, soğanlar ilave edilip kavrulur. Baharatlar eklenir. Üzerine haşlanmış et, nohut, üzüm, pirinç ve su ilâve edilir. Hiç karıştırılmadan kaynatılır. Kaynayınca altı kısılıp pişmeye bırakılır. Piştikten sonra 20 dakika demlenir. Pirinçler alttaki malzemeye dokunulmadan karıştırılır ve servis tabağına ters çevrilir veya arzu edilirse pilav tamamen karıştırılarak servis yapılır.

 

 

 

Hurma Tatlısı

 

Malzemeler

 

 

  • Yarım paket margarin

 

 

  • 1 çorba kaşığı tereyağı

 

 

  • 1 çay kaşığı karbonat

 

 

  • 1 fincan su,

 

 

  • 3 su bardağı un

 

 

  • Yarım limon suyu

 

 

  • Şerbet için:

 

 

  • 3 su bardağı şeker

 

 

  • 3.5 su bardağı su

 

 

  • 1/4 limon suyu

 

 

 

Yapılışı

 

 

Orta boy bir tencerede 125 gram margarini ve 1 çorba kaşığı tereyağını eritin, içine unu ilave edin. Karbonat, limon suyu ve 1 fincan suyu ekleyin. Tüm malzemeleri elinizle veya tahta kaşıkla yoğurarak birbirine karıştırın. Malzemeler iyice yumuşayıp, kulak memesi yumuşaklığında bir hamur haline gelince, içinden kaşıkla ceviz büyüklüğünde parçalar alıp, elinizle yuvarlayın. Yassı köfte biçimi verin. Yağlanmış bir finn tepsisine hazırladığınız tatulan yan yana dizin. Orta dereceli fırında, tatlılar altın şansı renk alana dek 45 dakika pişirin. Bu arada şerbet için gereken su ve şekeri bir tencereye alın. Kaynamaya başladıktan sonra limonu sıkıp, tencereyi ocaktan alın. Şerbeti tatlının üzerine döküp, bir süre bekletin. Tatlı, şerbeti iyice emdikten sonra servis yapın.

 

 

 

 

 Herle Aşı

 

Malzemeler

 

  • 1 çay bardağı pirinç

 

 

  • Tepeleme 2 yemek kaşığı un

 

 

  • 1 kase doğranmış Urfa peyniri

 

 

  • 1 yemek kaşığı tereyağı

 

 

 

Yapılışı

 

 

Pirinci yıkayın, bir tencereye koyup, bol suda haşlayın. Haşlarken üzerine

1 su bardağı suda ezilmiş unu yavaş yavaş karıştırarak ekleyin. Bozadan

daha cıvık kıvamda bir çorba olması gerekmektedir. Pirinçler iyice piştikten

sonra içine peynirleri katarak, 1-2 taşım daha kaynatıp, altını söndürün.

Çorbanın üzerine kırmızı biberli kızgın tereyağı dökerek servise sunun.

 

 

 

 

Tırhıt

 

Malzemeler

 

  • 1 çay bardağı pilavlık bulgur

 

 

  • 1 çay bardağı kavrulmuş erişte

 

 

  • 1 adet kuru soğan

 

 

  • 2 yemek kaşığı salça

 

 

  • 2 yemek kaşığı kavrulmuş kıyma

 

 

  • 2 yemek kaşığı tereyağı

 

 

  • 1 tatlı kaşığı kırmızı biber

 

 

 

Yapılışı

 

 

Tencereye koyulan margarin eriyince ince kıyılmış soğanlar kavrulur, salça

ve kıyma eklenir. 6 su bardağı su ilave edilir. Kaynayınca bulgur katılır,

bulgur yumuşayınca eriştesi katılarak 10 dakika daha pişirilir (çorba

kıvamında). Üstüne kızdırılmış tereyağı ve kırmızı biber dökülerek servis

yapılır.

 

Afiyet Olsun

 

 

 

Madımak Yemeği

 

Malzemeler

 

 

  • 1 kg madımak

 

 

  • 200 gr kıyma

 

 

  • 2 çorba kaşığı tereyağı

 

 

  • 1 çorba kaşığı salça

 

 

  • 1 fincan bulgur

 

 

  • 2 soğan

 

 

  • tuz

 

 

  • karabiber

 

 

 

Yapılışı

 

 

Madımakların kök tarafındaki kırmızı kısımlar alarak ayıklayın. Yıkadıktan sonra süzün ve soğanları soyup yemeklik şeklinde doğrayın. Tereyağına soğanları pembeleşene kadar kavurun ve kıyma ilave ederek 4-5 dakika pişirin. Salça ve sekiz su bardağı su ekleyip kaynatın. Madımak ilave edip 10 dakika kaynattıktan sonra bulguru ekleyin. Tuz ve karabiber ilave edip tencerenin kapağını kapatarak 25-30 dakika kaynatın. Sıcak olarak servis edin. 

 

Afiyet Olsun

 

 

 

 

Fırın Katmeri

 

İnce elek unu, su ve tuz ile yoğrulur ve yumakları ince açılarak sade yağ ile yağlanır.Yağlanan yufka hamur tahtası üzerinde birbiri üzerine gelecek şekilde toplanıp sonra kendi etrafında döndürülerek yumak haline getirilip fırında pişirileceği zaman açılır.Yüzüne yumurtası sürüldükten sonra ince bir şeyle baklava dilimi şekli verilir.Her zaman yapılabileceği bir hac’ca gidenlere de yolluk olarak hazırlanan yiyecekler arasındadır. Günümüzde çarşı fırınlarında hazır katmer ve çörekler satılmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Patatesli

 

Ekşi hamurlu (mayalı) olarak yoğrulur.Su, un, tuz ve maya konularak hazırlanan bu hamurun içine, haşlanıp ezilmiş patates, soğan, kıyma, tuz ve biberle karışık bir iç konulur. Yuvarlak açılan yumak içerisine patates harcı konduktan sonra kendi üzerinde katlanır. Yarım çörek büyüklüğünde olur. Eskiden bilhassa çok soğuk günlerde yapıldığında yenmek için ısıtıldığı zaman sanki fırından yeni çıkmış gibi olurdu. Aynı hamurun içine kıyma konursa ona da “kıymalı” denir.

 

 

 

 

 

 

 

Peksimet

 

Kepekli undan mayalı olarak yoğrulur. Küçük somun büyüklüğünde yumaklar alınır, bu dörde bölünür. Parçalar birbirinden ayrılmaz, pişerken “içini çeksin” hamur olmasın diye. Piştikten sonra kavrulması için fırının soğuması gerekir. Fırının tavı şöyle ölçülür. Bir kimse fırının içine elini sokar kırka kadar sayar. Eğer eli dayanıyorsa tamam demektir. Yaklaşık iki gün fırında kalır, ara sıra karıştırılır. İyi pişmeyen ve kurumayan peksimetlerin içi düğüm düğüm olur ki makbul sayılmaz.

 

 

 

 

 

 

Peskutan Çorbası

 

Çorba için yerterli peskutan su ile karıştırılıp ayran kıvamına getirilir. Tencereye bir kepçe çekilmiş yarma ve yarım kepçe kadar da yeşil mercimek konulur, birkaç tane kemikli kıyma atılıp (kıymalık kavurma yapma sırasında üzerinde et olan kemiklerin kavrulması ile elde edilen kıyma) özelenen peskutan ilave edilir ve biraz daha yani kadar su ve tuz konulup pişirmeye terk edilir. Taşmaması için sık sık karıştırılır pişen çorbanın kesilmemesini sağlamak içinde bir parça ekmek kabuğu atılır. Yarma ve mercimeklerin pişmesi halinde çorbada artık pişmiş demektir. Küçük bir tavaya bir kaşık kadar sade yağ konulup içine bir kuru soğan küçük küçük doğranır. Soğanlar yağda pembeleşince kuru nane ilave edilip çorbanın yüzüne dökülür.

 

 

 

 

Kelecoş

 

Peskutandan yapılan bir yiyecektir. Tencereye üç dört soğan halka halka doğranır kıyma ve sade yağ konur ateşte soğanlar pembeleşince suda özenmiş peskutan katırlır. Bazı evler salçada koyar, birlikte pişer. Çorba kıvamındaki bu yiyecek pişince şöyle servis yapılır. Tabaklara kuru ekmekler küçük parçalar halinde doğranıp pişen kelocoş ekmekleri ısıtılacak kadar dökülür. Üzerine dövülmüş ceviz ve sarımsak ekilir.

 

 

 

 

 

 

 

Keş Çorbası

 

Yarma, nohut ve yeşil mercimek pişirilir. Sonra keş ezilip onun içine katılır. Küçük kareler halinde kesilen hamurlar kaynamış suyun içine atılır. Pişince ezilmiş keş veya peskutan ilave edilir. Yüzüne yağda soğan, nane sokarıcı yapıp dökülür.

 

 

 

 

 

Pancar Çorbası

 

Çekilmiş yarma su ile pişirildikten sonra pancar adı verilen bitkinin yaprakları ince ince doğranıp tencerenin içine atılır. Pancarlar pişince bir tarafta bir kaşık unla özelenmiş yoğurt karıştırıla karıştırıla çorbaya konur. Tuzu da atılıp bir taşım kaynatılır. Yoğurt konulduktan sonra kaynatılmaz çünkü yoğurt ekşi olmasın. Pişen çorbaya soharıç yapılır. Tavaya sadece yağ konur. Küçük soğan küçük küçük kareler halinde tavaya doğranır. Yağda soğanlar hafif pembeleşince üstüne nane ekilip çorbanın yüzüne konur.

 

 

 

 

 

 

Sübüra

 

Unun içine bir yumurta kırılır. Tuzu da atıp yoğrulur. Sonra alınan yumaklar 1 mm kalınlığında açılır. Biraz kuruduktan sonra un serpilip dörde bölünür. Parçalar üst üste konularak 6-7 cm lik şeritler haline getirilir. Onlarda önce boyuna sonra enine göre kesilip 5*5 mm kareler elde edilir. Bu hamurlar kaynamış suya atılır. Pişince üzerine biraz soğuk su atılıp süzülür. Üzerine de iyice özelenmiş sarımsaklı yoğurt dökülür. Sade yağ içine biraz kırmızı biber konup yüzünde gezdirilir.

 

 

 

 

 

Hıngel

 

Unun içine bir yumurta kırılır. Tuzu da atıp yoğrulur. Sonra alınan yumaklar 1 mm kalınlığında açılır. Biraz kuruduktan sonra un serpilip dörde bölünür. Parçalar üst üste konularak 6-7 cm lik şeritler haline getirilir. Onlarda önce boyuna sonra enine göre kesilip 5*5 mm kareler elde edilir. Eşkenar üçgenler biçiminde kesilen hamurlar kaynayan suda haşlanır. Süzüldükten sonra yoğurtlu sarımsak ve sade yağ dökülür.

Ayrıca kare olarak kesilen hamurların içinr patates ve kıyma da konup üçgen şeklinde sıkılabilir.

 

 

 

 

 

Tel Helvası

 

Un, tereyağında pembeleşinceye kadar karıştırılıp kavrulur. Topakları ezilip elenir ve bir tarafa bırakılır. Diğer taraftan şeker (2 ölçü şeker + 1 ölçü su) kaynatılarak minaye denilen koyuca macun kıvamına getirilir. Şekerin kristalleşmemesi için kaynaması esnasında içine limon suyu veya yeteri kadar limon tuzu atılır. Bir kaşık tatlı alınıp soğuk suya damlatılır. Durumu parmağın ucuyla kontrol edilir. Katılaşmış ise minaye tamam demektir. Hemen ateşten indirilip, her tarafı yağlanmış olan genişçe bir siniye (daha doğrusu bir leğenin içine) boşaltılır. Leğenin yağlanması , minayenin yapışmaması içindir. Bundan sonra tatlının soğuma faslı başlar. Tamamen soğuyunca donmuş minaye içeri getirilir. Bir bıçakla altı kavlatılır. Helvayı çekecek usta ve yardımcıları ellerini iyice yıkarlar. Sininin etrafına dizilip, sıka sıka inceltir ve uzatırlar. Arkasından katlanıp iki ucu bir araya getirilir. Aynı işlem yeniden tekrarlanır. Minaye sıcakken katlamak kolay olur. Asıl ustalık onu kırmadan yapmaktır. 15-20 kez yapılan bu işlem sonucu minaye epeyce incelir. Bu sefer uçlar birbirine yapıştırılıp halka yapılır. 15-20 kez de halkalar inceltilip genişletilir. Tekrar uçlar birleştirilip yeniden sıkılır. Minaye her işlemde ayrı bir kat haline geldiğinden rengi sütlü kahve den beyaza dönüşür. Bu defa yardımcılarda işe koyulur, inceltilmiş bu minaye leğeninin kenarına çeke çeke sağdan sola doğru itilerek sıkılır ve leğene sığmaz hale gelince katlanıp küçültülür. Aynı işlem usanmadan ve ara vermeden devam eder. Yapışmaması için üzerine sık sık un serpilir. İncelir… incelir… incelir… minaye bir saç teli haline gelince sıkma işlemine son verilir. Özenle leğenden alınıp, unları silkelenir ve tepsilere serilir. Soğuması için bir müddet beklenir. Eskiden kolay yutulması için çir (kayısı kurusu) veya üzüm hoşafıyla birlikte sofraya getirilirdi.

 

 

 

 

 

 

Saç Kebabı

 

Kemiksiz (Kuşbaşı ) koyun eti, yağı ve tuzu ile (et yağlı ise yağa ayrıca lüzum kalmayabilir ) altında ateş yanan bir saç üzerine konup, karıştırılmak suretiyle kızartılır. Doğranmış patlıcan ve yeşil biberler de ilave edilip tekrar karıştırılır. Sebzeler,kızarınca dilimlenmiş domatesler konup ateşte biraz daha çevirilir. Sebzenin bol olduğu yaz günlerinde Çermikler, Paşa Fabrikası, Tekke önü gibi mesireleri gidilince yapılan piknik yemeğidir.

Evlerde de yapılır. Pişirmek için kullanılan sac bilinen yufka sacları olup sac kebabı yapılanları biraz daha ufak(çeviçek)tır.

 

 

 

 

 

Mirik Köftesi

 

İçinde et olmadığı için bu adı olan yemeği de köftelere dahil edebiliriz. Mirik, cimri, kıyımsız, biraz da çingene anlamına gelmektedir. Belki etsiz hazırlandığı için de bu adı almış olabilir. İyice yoğurulan ince bulgur( tuz ve baharatla birlikte) avuç içine alıp sıkılır. Şekli aynen kabuklu fıstık gibi olur. Bunlar kaynamış suya atılıp haşlanır, süzülerek üzerine sarımsaklı yoğurt dökülür. Kırmızı biber, sadeyağ içinde kızdırılarak yoğurtlanmış köfteler üzerinde gezdirilip sofraya getirilir.

 

 

 

 

 

 

Sac Ekmeği

 

Taze ve birkaç gün için içinde yenilmek üzere yapılan ekmek türüdür. Ekmeğin yokluğunda hemen yapıldığı için sac ekmeği, aç ekmeği demişlerdir. Fazla durmaz küflenir zaten az yapılır yani halkın deyişi ile “el ucu” veya “kelete”. Sac ekmeği un, su, tuz ve maya ile yoğrulur, üzeri sarılır, hamur ekşiyince (mayalanınca) yumaklar hamur tahtasının üzerine alınır. Önce el, sonra oklava ile 15-20 cm çapında ve 1 cm kadar kalınlıkta açılır. Sacın altı önceden küllenir ve sacın üzerinde önce bir yüzü sonra çevrilip diğer yüzü pişirilir. Buna “iki yüzlü” derler. Sac ekmeği dönek insanlarında sıfatıdır. Birde sac ekmeğinin bir yüzlü pişeni de vardır, “Söve Ekmeği” denir. Diğer yüzü sacın dibindeki ateşe karşı dayanan taşa dikilerek pişirilir. Taşa dayanmış ekmeğin altı sacda pişmiştir, söve ekmeğinin yüzüne yüzlük yani yumurta sürerler.

 

 

 

 

 

 

Sac Katmeri

 

Sacda pişen ekmeklerin sonu alınınca sacın altı da yavaşlamış olur ki, bu ateşte sac katmeri pişirilir. Gelen misafire de sac katmeri yapmak adettir. Hamuru, tuz, su ve un ile yoğrulup, unu ince elek undandır. Yufkaya yakın büyüklükte açılır ve önceden eritilmiş yağ ile hamur yağlanır. Eskiden sade yağ kullanılırdı bugün biraz zeytinyağı ve margarinde katılır. 1930’lu yıllarda zeytin yağ katmerleri bir tekerleme halinde çok söylenerek eleştirilmiş ise de bugün alışılmıştır. Yağlanan hamur uçları karşılıklı katlanarak kare şeklinde bohça yapılır. Bu iş bitince, önce yapılanların yağı donar, hafifçe oklava ile açılıp sac üstüne konur. Sade yağ ile sac üzerinde iki yüzlü pişerken yağlanırsa tel tel olur daha fazla “Tel döker”. Bu iş biraz zahmetli olduğundan, piştikten sonra tepsiye alınıp yağlanır.

 

 

 

 

 

 

Belibak (Velibak)

 

Aynı çökelikli hamuru gibi yoğrulup o büyüklükte yumak alınır, hamur hafif açılır. Hamurun ortasına halanmış ezilmiş patates soğan kıyma tuz ve biber karıştırılarak hazırlanan iç konulur, hamurun kenarları toplayıp tekrar bir yumak haline getirilir. Yumakların hepsine iç konarak hazırlandıktan sonra oklava ile 3-4 mm kalınlıkta açılıp sac üstünde çevrilerek pişirilir. Aynen çökelikli gibi yağlanır.

 

 

 

 

 

Bad

 

Sarma içlerinin daha suluca olup lahana veya asma yaprağına sarıp yenmesidir. Bunu hanımlar yapar ve yerler, öğün yemeği olmayıp bir arada eğlenmek amacıyla hazırlanır. İçine az et (çünkü çiğ etten yapılıyor) veya hiç et konmadan bol maydanozlu yeşil soğan ve biberli domates hazırlanır. Bad alışkanlığı olan hanımlar zaten yaprak ve lahana sarması yaparken sonunu sarmayıp bad olarak da yerler. Zaten sarma tek kişinin değil evde birkaç kişinin yardımıyla yapılan yiyeceklerdir.

 

 

 

 

 

 

 

Mumbar Dolması

 

Koyunun bağırsaklarına Sivas’ta mumbar denir. Çok iyi yıkanarak ve yağlı dış kısımları içine çevrilir. Bu iş çeşme suyunun yardımıyla olur. Çekilmiş ete veya dövülmüş ete ince bulgur, salça, soğan, biber, tuz ilavesiyle hazırlanan içle doldurulur ve pişirilir. Mumbarın baştan 80-100 cm.lik kısımları makbuldür ki buna mumbar başı derler. Kurbandan veya kıymalık yapımından sonra mumbarlar doldurulduğu gibi özel olarak sakatatçılardan mumbar başlarını alıp dolma yapıldığı da çok görülür. Mumbar dolması özellikle yıkaması çok zahmetli olduğundan komşular pişirince birbirlerine verirler. Hatta çok samimi komşuların mumbar dolmasını gizlice alarak sonra pişiren ev ile birlikte yedikleri işittiğimiz latifelerdendir.

 

 

 

 

 

 

 

 İçli Köfte

 

İnce bulgur, çok az un ile iyice yoğrulunca içine birkaç da yumurta kırılır. İsteyenler dışına çekilmiş et katabilirler. Bu şekilde yoğrulması daha kolay olur. Ayrıca köfte yapmadan birkaç saat önce ince bulgur, soğuk suyla ıslatılır ki kolay yoğrulsun. Köftenin ince yoğrulduğunu anlamak için elde sıkılan iç, hızlıca yoğrulma kabına atılır, dağılmıyorsa olmuş demektir. Köftenin içini hazırlamak için bir tavaya bol soğan (kare şeklinde doğranmış) yağ, kıyma, tuz, biber, baharat koyulup pişirilir. Soğuyunca kıyılmış maydanoz dövülmüş ceviz katılıp, iyice donması beklenir. Genellikle evlerde biri yoğururken diğeri içi hazırlar. Hele bu işi gelinler yapıyorsa yoğuran maharetini göstermek için, iç hazırlanana kadar o işini bitirmiş olur. Evdeki talihliyi bulmak veya dilek dilemek için madeni bir para iyice yıkanıp köftenin içine konur.isteyenler aynı amaçla zeytin ve çeyrek altında koyabilir. Köftenin çok maharet isteyen bir yönü de iç konacak köftenin ince açılmasıdır, bu işi en iyi şekilde yapan hanımlar adeta meleke sahibi olmuşlardır. Avuç içinde yuvarlanarak açılan köftelerin içine bol iç koyulur. Bazı evler haşlanmış köfteleri yumurta, az un ve su karışımına (herleye) batırarak kızartırlar. Bazıları ise haşlanmış sıcak köftenin üzerine kızdırılmış tere yağ (sade yağ) ekip sofraya getirirler. Sivas’ta içli köftenin “işli köfte” gibi söylenmesi sanki bu yemeğinin işinin çok olduğunu hatırlatır gibidir.

 

 

 

 

 

 

Turşu Mıhlaması Kavurması

 

Bu yemek pancarın saplarından yapılan turşudan (ki buna pezuk turşusu denir.) yapılır. Sonbaharda pancarın dalları ince ince ayrılıp (sıpırtılıp) haşlanır ve küplere turşusu vurulur. Bu Sivas’ta en fazla yapılan turşu olup yemeklerin ve pilavların yanında yenildiği gibi mıhlaması da yapılır. Yıkanan turşu ince ince doğranır; yağı, kıyması, doğranmış soğanı ve tuzu koyulup kavrulur. Mıhlama sahanına alınır, sahanın büyüklüğüne göre üç veya dört yumurta kırılır.

 

 

 

 

 

 

 

 

Alt Üst Böreği

 

Bir adı da Köylü Böreği’dir. Ters çevrilerek, diğer yüzünün de kızartılarak hazırlandığından bu adı almıştır. Su ile yapılır. İsteyen birazda süt katabilir. Tuza da atılıp yumuşakça yoğrulan hamurdan dört yumak alınır. Her yumak ince açılıp üzeri yağlanır. Sac katmeri yapar gibi, bohça şeklinde veya yufkayı kendi üstüne dökerek döndürülür. Fırın katmeri yapar gibi, yağlı bir yumak oluşturulur. Yumakların hepsi bu şeklide yağlandıktan sonra, ikişer ikişer üst üste konulur ve ayrı ayrı açılıp tepsiye yayılır. Arasına ufalanmış peynir ve maydanozda koyulup pişirilir. Günümüzde fırınlarda pişirildiği için alt üst etmeye gerek yoktur. Eskiden kızartılış şekliyle adlanan bu börek, köylerde de yapılır. Hatta Yıldızeli’nin Kargın Köyü, bu böreği ile ün kazanmıştır. Böreğin arasına çökelek koyulduğu da olur. Haşlanmış patates veya kıyma ile yapanlarda vardır.

 

 

 

 

 

Yufka Böreği

 

Kadayıf hamuru gibi yoğrulup açıldıktan sonra sacda pişirilen yufkalar 8 cm çapında bir silindir olacak şekilde katlanır ve bastırılarak iri baklava dilimleri gibi kesilir. Parçalar 8 cm. boyutunda eşkenar dörtgen şeklinde olur, kurutulur. Özel sepetlerine konulup kaldırılır. Tatlısı yapılacağı zaman bu parçalar suya batırılarak ıslatılır. Bir temiz bez arasına dizilip bekletilir, yani tavlandırılır. Yumurta herlesi denilen un-yumurta, su ve çok az da tuzdan hazırlanmış karışıma batırılır ve kızartılır. Kızaran parçalar soğuk kestirmeye atılır. Buradan tabaklara alınıp üzerine dövülmüş ceviz ekilir. Çabuk hazırlanan lezzetli ve pratik bir tatlıdır, ani misafir geldiği zaman hemen yapılabilir.

 

 

 

 

 

Tel Böreği

 

Suyu ve tuzu atılıp yoğrulan hamur, ufak yumaklar halinde açılır. Sonra yağlanmış tepsiye yayılır, üzeri tekrar yağlanır. Arasına peynir ve maydanozda konur. Kat kat olduğu ve dilimlenince tel tel olduğu için adına Tel Böreği denir.

 

 

 

 

 

Yarımca Börek

Su ve tuz ile yoğrulan hamur, ufak ufak yumaklar haline getirilir. 13-14 cm çapında açılır ve arasına peynirli maydanoz koyulup D harfi olacak şekilde kendi üzerine kapatılır. Kapatma işi bir sahan kapağı ile de kesilip yapılabilir. Bu işlerin bitiminde kızgın yağa atıp kızartılır. Genellikle arasına peynir veya çökelek koyulsa da kıyma veya patatesle de yapılabilir.

 

 

 

 

 

Cılbır

 

Kaynamakta olan suya önce tuz atılır, sonra da kırılan yumurtalar bu suyun içine aktarılır. Yumurtalar çabucak pişer. Suyu süzülüp üzerine özelenmiş yoğurt ve kırmızı biber ekilen tere yağda konulduktan sonra sofraya getirilir. Eskiden evlerde cılbır hazırlamak için özel sahan olurdu. Bunların kırılan yumurtaların konulması için çukurları da bulunurdu. Bu cılbır sahanında beş, altı çukur olabilirdi.

 

 

 

 

Kelle Tatlısı

 

Tatlıya, tepsi içinde bütün olarak sofraya geldiği, bütünlük arzettiği için kelle denilmiştir. Kesildiği zaman dışı baklava, içi kadayıfa benzer şekilde, fındık, ceviz, üzüm vb. görünüşüyle gerçekten, çok değişik olan bu tatlı, lezzet olarak da her türlü övgüye şayandır. Eskiden Zara’ya gelen "ağır misafirlere", yapılan özel bir tatlıdır ve diğer davet yemekleri ile ikram edilir. Tanıtılması ve unutulmaması gereken bu orijinal tatlı şöyle hazırlanır . Malzemesi: (İçi için) 10 adet yumurta sarısı, aldığı kadar buğday unu, 250 gr fındık içi, 150 gr badem, 150 gr ceviz, 200 gr Besni/parmak üzümü, 200 gr çekirdeksiz üzüm, 50 gr kuş üzümü, iki tatlı kaşığı toz tarçını yarımşar çay kaşığı karanfil, kimyon ve zencefil (toz olarak), çeyrek çay kaşığı yeni bahar.

(Baklava hamuru için) 1 su bardağı süt, 1 su bardağı su, yarım su bardağı zeytinyağı, 2 adet yumurta, aldığı kadar un, 500 gr tereyağı. (Şerbet için) 5 su bardağı toz şeker, 2 litre su, 1 çay kaşığı limon tuzu.

Yapılışı: On yumurtanın sarısı, çok az tuz ile, aldığı kadar un konularak, erişte hamuru yoğurulur. Yumak alınır, oklava ile açılır, ince şeritler halinde, kıyılır. Kıyılmış parçalar, kadayıftan kalın, erişteden ise ince olmalıdır. Bu kıyılan hamur bol suda, yapışmaması için bir kaşık sıvı yağ ve çok az tuz konularak haşlanır, süzülür. Tereyağ eritilir, kızdırılır, haşlanmış bu malzeme, hafif ateşte tutularak, bol yağ ile yağlanır. Daha önceden, kavrulmuş fındık, badem ve ceviz, Besni üzümü ve ölçüde verilen diğer baharat katılarak hepsi yağlanmış malzemeyle karıştırılır. Ayrı bir yerde reçel kıvamında koyu bir şerbet hazırlanır ve bu harç içine atılarak 5-7 dakika ateşte tutulur. Böylece kellenin içi (harç) hazırlanmış olur. Baklava hamuru için; yukarda verilen ölçülerle yoğrulan hamur on iki yumak alınır, nişasta kullanılarak ince açılır. Dibi derin bir tencere, tuzu alınmış tereyağ ile yağlanarak, 11 adet yufka kenarları dışarı taşacak şekilde tencereye yerleştirilir. Daha önce hazırlanmış harç içine konur. On ikinci yufka üzerine örtülür ki buna duvak denir. Tencerenin kenarlarındaki fazla yufkalar kesilir, tencerenin üzerine yağ ekilerek 200 derece fırında 45 dakika kadar pişirilir. Eskiden fırın olmadığından tencerenin kapağı kapatılır, etrafına hamur yapıştırılarak mangalda, kıvılcım ateşinde pişirilirmiş. Pişme işleminden sonra, tencere ters çevrilerek, yayvan bir kaba alınır ve üzerine artan şerbet dökülür ve servise hazır hale getirilir.

 

 

 

 

 

 

 

Sarığı Burma

 

“Bayramlarda yapılırsa da daha çok özel gün yemeklerinde (buna yemek görme de derler.) yapılabilen bir tatlımızdır. Adı, başa sarılan sarığa benzetilmek suretiyle verilmişse de lezzeti, görünümü ve nefaseti ile, başımızın üzerinde her zaman yeri vardır. Yapılması için su (iki tek) tuz ve un ile biraz da süt konulup börek hamuru gibi yoğrulur. Çok büyük olmayan yumaklar ince ince açılır ve hafifçe çeksin (kurusun) diye yayılır. Sonra yufkaların üzerine dövülmüş ceviz ekilir ve yufka kendi üzerinde , kırıştırılmak suretiyle daire şeklinde adeta uzun bir şerit yapılarak ve sininin ortasından başlayarak , sarık sarar gibi dolanır. Eritilmiş, hekiri ve tuzu ayırılmış sade yağ bunun üzerinde bolca gezdirilir. Kızgın fırında pembeleşinceye kadar kızartılır. İkisi aynı ılıklıkta veya biri sıcak biri soğuk olarak kestirmesi ekilir. Sarığı burma güzel yapılırsa baklavayı aratmaz, neredeyse ondan da üstün olur.

 

 

 

 

 

 

Hamaylı Tatlısı

 

Elli sene kadar önce, yeni geline kocası “ Hamaylı tatlısı “ yapmasını söylemiş. Bu adı ilk defa duyan gelin, şöyle bir duraklamış. Bütün tatlıları bildiği halde bunu bilmiyormuş. Kocasına sormaya utanmış. Eltisine sormuş . O da, dilber dudağı yapmak için kesilen kare kare baklava yufkalarının arasına, koyu yapılmış muhallebi ile döğülmüş ceviz konularak yapılır demiş. Eskiden bilindiği halde günümüzde pek yaygın olmayan “ Hamaylı tatlısı” nın artık unutulduğunu bu hatıra göstermektedir.

 

 

 

 

 

 

Un Helvası

 

Helva denilince akla gelen, en çok yaygın olan tatlı, şüphesiz un helvasıdır. Helva, helva tavası denilen büyükçe tavalarda pişirilir. Sade yağ eritilir, köpüğü, hekir denilen dibindeki tuzlu kısmı ayrıldıktan sonra, unu konulur ve tahta kaşıkla karıştırılır. Yağının ve unun kararını yapan kimse bilir. Un rahat bir şekilde karıştırılacak kadar konur. Rengi koyulaşmaya başlar, öyle ki yağı da kendini bırakır, biraz cıvır ve tahta kaşığın sırtına alınan az bir karışım, hala kaynamaya devam ediyorsa “miyanesi olmuştur” denilip şekeri konur. Önce süt “Su da olabilir. Süt ile yapılan helva bir başka güzel, yumuşak olur) ve hemen arkasından şekeri konularak karıştırmaya devam edilir. Sütünü, şekerini iyice karıştırdıktan sonra ateşten çekilir ve tavada yassıltılıp kaşıkla alınarak tabaklara (eskiden helva sahanlarına) konur. Üzerine şeker tozu denilen döğülmüş şeker (pudra şekeri) ve döğülmüş fındık ekilip sofraya getirilir. Kimileri soğuk helvayı severse de, yemek zamanından önce pişen helva soğumaması için kalın bir örtüye sarılır. Helvayı yeni pişmiş ve çok sıcakken yemek isteyenlere, bilhassa çocuklara, “sıcak helva yiyen bir gelinin öldüğü” öğüt kabilinden anlatılır: “ Helva pişiren gelinin biri, daha sıcakken tadına bakmak için ağzına bir lokma helva almış. Tam o sırada kaynatası içeri girmiş. Gelin yaptığı işten utanmış olacak ki, helvayı sıcak sıcak yutmuş ve o anda ölmüş” derler. Rafine şekerin pek az olduğu devirlerde son elli sene önceye kadar helvayı tatlandırmak için şeker yerine pekmez veya bal konulmuştur. Köylerimizde hala pekmezle helva yapılmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

Hasuda

 

(pirinç unu, bamya ve etle yapılan bir yemeğin Arapça adıdır.) Daha çok eski devirlerin ve günlerin hafif bir tatlısı olan ve Sivas’ta adına “hasuda” denilen bu yiyecek şöyle hazırlanır: Yeteri kadar un çok az tuz ve şeker (şekeri az olur, helva gibi tatlı olmaz) tava gibi geniş bir kapta su ile karıştıra karıştıra pişirilir. Kaynayıp göz göz olunca, fıkırdamaya başlar. İşte o zaman ateşten indirilip, yine genişçe bir sahana konur. Üzerine kaşıkla nakışlar yapılır. Daha sonra da taze yağ kızdırılıp ekilir. Çocukların sulu helva dedikleri bu tatlı, yaşlıların da çok sevdiği bir yiyecektir. Eskiden şeker yerine sulandırılmış pekmez de konulurdu. Aynı zamanda onun yerini nişastanın aldığı da olurdu. Hasuda fazla yapılmamakla beraber şu sözleri hatırda kaldı:

Rast gelmezse adamın işi Hasuda yerken kırılır dişi

 

 

 

 

 

İncir Dolması (Tatlısı)

 

İncirlerin sapları kesilip içleri aralanarak oyulur. Ceviz içi dövülüp şekerle karıştırıldıktan sonra incirlerin içine doldurulur. Az su ile hafif ateşte pişirilir. Arzu edenler üzerine erimiş tereyağı döküp sofraya getirirler. İnciri süt içinde pişirmek suretiyle yapılan bir tatlı daha vardır. Bunun da üzerine dövülmüş ceviz ve tereyağı ekilir.

 

 

 

 

 

Sivas Bayram Yemekleri

 

Sivas’ta bayram yemekleri arife gününden hazırlanır. Bu günlerin değişmez yemeği olarak çorba, hurma, sarma gelir. Sivas’ın bayram çorbası, tatlı ve sulu olan, diğer adıyla Üzümlü çorbadır. Yarma, nohut ve fasulye, Besni üzümü (parmak üzümü) kişniş üzüm (çekirdeksiz üzüm), Ürgüp üzümü, incaz ile birlikte pişirilir. Daneler piştikten ve üzümler açıldıktan sonra, incir, hurma (Kâbe hurması) ve kayısı kurusu konularak bir taşım daha kaynatılır, şeker ilave edilir. Tatlı olan bu çorba soğuk olarak ikram edilir. Haram olmasın düşüncesiyle çok az tuz atılır ve yenirken üzerine dövülmüş ceviz ekilir. Bayramlar hangi mevsime gelirse gelsin üzümlü çorba hep kuru meyveden hazırlanır. Bakkallar, çorbalık olarak söylenen bu malzemeyi bulundurarak satarlar ve çorba için hangi malzemeden ne kadar alınması lazım geldiğini bilirler.

 

Üzümlü çorbanın makbulü, renginin berrak olmasıyladır, bunun için siyah renk veren Ürgüp üzümü az konulur.

Üzümlü çorba veya diğer adıyla bayram çorbası, ramazan ve kurban bayramlarının değişmez yiyeceklerinden biridir.

Bayramların en rağbette olan tatlısı hurmadır. Başka yörelerimizde "Kalbura bastı" adıyla da anılan hurmanın Sivas’ta yapılanı bir başka lezzette olur, hele ustası yaparsa. Hurmanın özelliği sâde yağın (tuzlu tereyağı) eritilerek tuzunun alınmasıyla hazırlanmasıdır. Tuzsuz tereyağdan yapılan burma o kadar lezzetli olmaz. Eritilmiş tereyağın içine bir miktar da margarin konulabilir, bir yumurta, bir fincan yoğurt ilavesiyle hazırlanan karışıma un ve çok az da karbonat konularak hamur yoğrulur. Eskiden karbonat yerine küllü su konulurdu. Yoğurma işi parmak uçlarıyla yapılır ve hamur fazla örselenmez.

 

Avuç içine alınan hamur hafif sıkılarak, hurma gözeri üzerinde yuvarlanır. Oval biçimde olan bu hamura, gözer üzerindeyken başparmak hariç, diğer dört parmakla basılır, gözer üzerinden çevrilerek alınır. Gözeri olmayanlar kalburla da yapabilirlerse de onun yakışığı gözerdir. Tepsiye dizilen hurmalar kızartılır, sıcaktan şerbeti ekilir. Sivas’ta kestirme adı verilen şerbet, iki ölçü şeker bir ölçü suyun kaynatılması ve içine de biraz limon tuzu konulmasıyla hazırlanır. Hurma sıcak, kestirmesi soğuk iken ekilir. Hurmanın hamuruna dövülmüş ceviz katılabilir. Hurmanın altındaki çukurlara ceviz parçaları da konulabilir. Bayram tatlısı olarak, baklava, sarığı burma ve Kırım baklavası da yapılabilmektedir.

 

Bayramların klasik bir yemeği de sarmadır. Hemen her evde yaprak sarması hazırlanır. Bayramlarda, bir hafta önceden itibaren yapraklar satılmaya başlar. Ramazan bayramında arefe günü sarma hazırlanır, kurban bayramında ise kurban kesildikten sonra, etler makinede çektirilir, sarma için etin yağlı olması arzu edilir, kuru soğan, bulgur, domates, salça, biber, baharat, maydanoz ve tuz karışımından hazırlanan iç yapraklara sarmak suretiyle tencereye dizilerek pişirilir.

 

Bayramlarda yapılan diğer yemek, parça etle pişirilen sebzeli ettir. Kızartılan patlıcan ve biberlerin üzerine kızartılarak pişirilmiş parça etler (kemikli et), su, tuz ve domates konularak (domatesin olmadığı zamanlarda salça) hafif ateşe tutulur. Sebzenin gelmediği, eski kış günlerine rastlayan bayramlarda özellikle kurban bayramında, soğanlı et yemeği de yapılmaktaydı. Pirinç pilavı çorbalar (yaz ise pancar çorbası, kış ise peskütan çorbası), sütlaç (Sivas’ta sütlü denilir) bayramlarda pişen diğer yemeklerdir.

 

Sivas’ta bayramların en büyük özelliği gelen misafirlere, hangi saatte gelirlerse gelsinler yemek çıkartılmasıydı. Et yemeği, sarma ısıtılır hurma, bayram çorbası ile birlikte ikram edilirdi. Günümüzde tatlı sunulmakta, kahve ve şeker ikramı yapılmaktadır.

Yas bayramı olarak nitelenen ve aileden birinin ölümünden sonra gelen ilk bayram, ramazan veya kurban bayramında gelen misafirlere acı kahve sunulması geleneği ise devam etmektedir.

 

 

 

 

Patatesli Hingel

 

Malzemeler:

6 adet patates

1 tatlı kaşığı kimyon

1 tatlı kaşığı karabiber

Tuz

Pul biber

3 yemek kaşığı tereyağı

HAMURU İÇİN

1 bardak su

1 adet yumurta

1 tatlı kaşığı tuz

Un

Yapılışı:

6 adet patates orta ocak ateşte büyük bir tencereye konularak üzerini 3-4 parmak geçecek kadar su konulur. Patatesler haşlanmaya bırakılırken içine 1 tatlı kaşığı tuz serpilir. Haşlanan patateslerin kabukları soyulur. Kabukları soyulan patatesler öncelikle ezilir. Patatesli hingele 1 tatlı kaşığı kimyon, 1 tatlı kaşığı karabiber, 1 çay kaşığı pul biber, 1 tatlı kaşığı tuz eklenerek harmanlanır. Plastik bir kaba 1 bardak su, 1 yumurta, 1,5 tatlı kaşığı tuz ve alabildiğince un eklenerek yoğrulur. Hamur kulak memesi kıvamına gelince 3 eşit parçaya bölünerek dinlenmeye bırakılır. Ortalama 15 dakika dinlenmesi gerekmektedir. Beze halindeki hamurun üzerine biraz un serpilerek açılır. Hamur yarım cm kalınlığında olmalıdır. Açılan hamurdan kesilerek küçük kareler haline getirilir. Minik karelerin içine küçük parçalar halinde patatesler eklenerek üçgen şekilde kapatılır. Orta ocak ateşe büyük boy tencerenin yarısı kadar su ilave ederek kaynamaya bırakılır. Su kaynatılırken 2 tatlı kaşığı tuz ve 2 yemek kaşığı sıvı yağ eklenir. Kaynayan suyun içerisine hazırlanan patatesli hingeller eklenerek haşlanır. Haşlanan patatesli hamurlar süzgeç ile süzülür. Orta ocak ateşte minik bir tavada 3 yemek kaşığı tereyağı eritilir. Eriyen tereyağının üzerine 1 çay kaşığı pul biber eklenerek servis tabağına alınan patatesli hingelin üzerine dökülür. Yemeğimizin yapılış süresi ortalama 50 dakikadır. Yemeğimiz 6-8 kişilik servis edilebilir.

 

 

 

 

 

Üzüm Tatlısı

 

Malzemeler:

1 kg üzüm

4 yemek kaşığı tereyağı

Yarım çay kaşığı zencefil

1 çay kaşığı tarçın

Karabiber

150 gram ceviz

Kaymak

HAMURU İÇİN

Un

Kabartma tozu

1 adet yumurta

1 paket margarin

3 yemek kaşığı tereyağı

Yarım çay bardağı sıvıyağı

Yarım çay bardağı su

Şerbeti için;

3 su bardağı şeker

2 su bardağı sıcak su

Yarım limon suyu

1 kaşık tereyağı

Az tuz

Yapılışı:

1 kg kuru üzüm, bir kaseye konularak üzerini 2 parmak kalınlığında geçecek kadar su ilave edilir. Kuru üzümler sıcak suda bırakılarak yumuşayıp şişmesi sağlanır. Üzümler düdüklü tencereye konularak üzerini geçecek kadar sıcak su konulur ve 20 dakika pişmeye bırakılır. Orta boy tencere orta ocak ateşe alınarak 1 paket margarin ile 3 yemek kaşığı tereyağı eritilir. Eridikten sonra yağlara yarım çay bardağı ayçiçek yağı konulur. Eriyen yağ soğumaya bırakılır. soğurken çay kaşığının ucu ile tuz atılır. Soğuyan yağın içerisine 1 yumurta kırılır, yarım çay bardağı su konularak yağla yumurta karıştırılır. Yavaş yavaş harca un eklenerek karıştırmaya devam edilir. Kıvamını aldıktan sonra yoğrulmaya başlanır. Yarım çay kaşığı kabartma tozu da eklenerek hamur ortalama 5-10 dakika yoğrulur. Hamur kulak memesi yumuşaklığında olmalıdır. Hamurdan avuç içi büyüklüğünde parçalar alınarak rulo haline getirilir. Ardından yuvarlanan hamurlar üçgen bıçak yardımı ile 1 cm genişliğinde kesilir. Hamurlar fırın tepsisine yerleştirilip önceden ısıtılmış 170 derecelik fırına yerleştirilir. Düdüklü tencerede haşlanan üzümler soğuduktan sonra orta ocak ateşe orta boy tencerede 4 yemek kaşığı tereyağı ile kavrulur. 1 çay kaşığı zencefil ve 1 dolu çay kaşığı tarçın, kavrulan üzümlere eklenerek harmanlanır. 1 çay kaşığının ucu ile karabiber de eklendikten sonra tatlıdan gelen çıtır sesleri ile fırın tepsisine üzümler alınarak soğumaya bırakılır. 150 gram ceviz dövülerek ağza gelecek parçalar halinde ezilir. Ardından fırın tepsisine yayılan üzümlerin üzerine cevizler yayılarak serpilir. Fırında üzeri pembeleşen hamurlar üzümlerin üzerine tek tek yerleştirilir. 3 su bardağı şeker ile 2 bardak su bir tencereye konularak orta ocak ateşte kaynatılır. Kaynama başladıktan sonra ortalama 10 dakika daha pişirilerek içine 3-4 damla limon suyu sıkılır ve şekerlenmesini engellemek için içerisine 1 kaşık tereyağı, çay kaşığının ucu ile tuz eklenir. Hazırlanan şerbet soğumaya bırakılır. Şerbet soğuduktan sonra bir kepçe yardımı ile tatlının üzerinde gezdirilerek dökülür. Üzerine fıstık içi de serpildikten sonra servis edilebilir. Tatlımız 8-10 kişilik olup ortalama 40 dakikada yapılmaktadır. Arzuya göre üzerine taze kaymak parçaları da konulabilir.

 

 

 

 

 

 

Yoğurtlu Köfte

 

Malzemeler:

500 gram ince bulgur

250 gram kıyma

1 adet yumurta

3 yemek kaşığı un

Karabiber

Kimyon

Tuz

Kırmızıbiber

SOSU İÇİN

Yoğurt

Sarımsak

3 yemek kaşığı tereyağı

Sıvıyağ

Yapılışı:

Plastik bir kaba 500 gram ince bulgur konularak üzerine sıcak su ve 1 tatlı kaşığı kadar tuz eklenerek 10 dakika bekletilir. Suyunu çeken bulgurun üzerine 1 çay kaşığı pul biber, 1 çay kaşığı karabiber, 1 çay kaşığı kimyon ve 1 çay kaşığı tuz eklenir. Ardından 1 yumurta bulgurun üzerine eklenerek ilave olarak 3 kaşık un eklenerek karıştırılır. İyice yoğrulan harcın içine 250 gram 2 kez makineden çekilmiş dana kıyma da katılarak yoğrulmaya devam edilir. Avuç içi su ile ıslatılarak un serpiştirilen tepsiye yarım parmak boyunda ve inceliğinde köfteler yerleştirilir.

 

 

 

 

 

 

Ekmek Aşı

 

Malzemeler:

½ kg kıyma

1 adet domates

1 adet yeşilbiber

1 adet soğan

Kimyon

Karabiber

1 yemek kaşığı salça

1 kase erişte

Yapılışı:

Evinizde artan ekmek ya da tost ekmekleri küçük parçalara bölünerek 150 derece fırında pembeleşene kadar pişirilir. 1 adet soğan soyulup yıkandıktan sonra küp küp doğranır. 1 adet domates yıkanıp soyulduktan sonra küp küp doğranır. 1 adet yeşilbiber yıkanarak içi temizlenir ve minik minik doğranır. Orta boy tencereye doğranmış soğan ve biberler ile birlikte 1 yemek kaşığı tereyağı ve 1 yemek kaşığı sıvı yağ konularak kavrulur. Ardından 1 tatlı kaşığı tuz serpilerek harmanlanır. Yarım kilo kıyma kavurması küçük parçalara bölünerek kavrulan harca ilave edilir.  Ardından birkaç dakika sonra doğranan domatesler de eklenerek içerisine 1 tatlı kaşığı kimyon, 1 tatlı kaşığı karabiber eklenerek harmanlanmaya devam edilir.

 

 

 

 

Ekşili Köfte

 

Malzemeler

1 kg. kuşbaşı dana eti

250 gr yağsız dana kıyma

250 gr. sumak

1 kase nohut

1 kase barbunya

1 kase bulgur

3 adet kuru soğan

2 yumurta

4 yemek kaşığı domates salçası

½  çay bardağı zeytinyağı

2 çay kaşığı pulbiber

Un

 

 

Düdüklü tencereye yarım çay bardağı zeytinyağı ve biraz da tereyağı konulur. 1 kg. kuşbaşı dana eti rengi dönene kadar sulanmaması için harlı ateşte kavrulur. 3 adet yemeklik doğranmış soğan rengi dönen etlere eklenir. Soğanlar da kavrulunca 4 yemek kaşığı domates salçası ilave edilir. Akşamdan ıslatılmış 1 kase nohut ve barbunya da konulur. Arzuya göre tuz ve 2 çay kaşığı pul biber serpilir. Malzelemelerin üzerini yaklaşık 3 parmak geçecek kadar sıcak su dökülür. Kaynayınca düdüklü tencerenin kapağı kapatılıp pişirilir.

 

250 gr. yağsız dana kıymanın üzerine 1 kase bulgur dökülür, 2 yumurta kırılır. Arzuya göre tuzla birlikte arada ıslatılarak  yoğrulur. Bulgur yumuşayınca birbirini tutacak kıvama gelene kadar un eklenip biraz daha yoğrulur. Hazırlanan köfte harcından  nohut büyüklüğünde köfte topları yapılır. (Köftelerin yapışmaması için eller ıslatılır)

 

Ayrı bir kapta 250 gr. sumak sıcak suyun içinde bekletilip ekşisinin çıkması sağlanır. Süzülerek pişen etli, nohutlu ve barbunyalı yemeğin içine dökülür. Hazırlanan köfteler de eklenip biraz daha pişirilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bulgur Çorbası

 

MALZEMELER

 

 250 gr. taze fasulye

1 kase barbunya

½ kase pilavlık bulgur

½ kase yeşil mercimek

1 adet kuru soğan

1 büyük boy patates

1 yemek kaşığı domates salçası

½ demet maydanoz

½ demet reyhan

 

 

250 gr. taze fasulye ve 1 adet kuru soğan küçük küçük doğranır. Soğanlar yarım çay bardağı sıvıyağ ve 1 yemek kaşığı tereyağında pembeleşene kadar kavrulur. 1 yemek kşaığı salça eklenip kokusu çıkana kadar kavrulmaya devam edilir.

 

1 büyük boy patates küp küp doğranır. Çorbanın pişeceği tencere sıcak suyla doldurulur. Akşamdan ıslatılmış barbunya ve küçük küçük doğranmış taze fasulyeler düdüklü  tencereye konulur. Malzemeler düdüklü de pişince salçalı soğanlı  sosla birleştirilir. Yarım kase yeşil mercimek ve küp küp doğranmış patates ve yarım kase pilavlık bulgur eklenir. Patatesler yumuşayana kadar biraz daha pişirilir. Yarım demet maydanoz ve reyhan ince ince kıyılıp pişen çorbaya eklenir.

 

 

 

 

 

 

Baklava Böreği

 

MALZEMELER 

 

750 gr. az yağlı dana kıyma

2 adet kuru soğan

1 su bardağı ceviz

2 yemek kaşığı zeytinyağı

1 yemek kaşığı tereyağı

1 çay kaşığı karabiber

 

 

1 yumurta

1 su bardağı süt

½ çay bardağı sıvıyağ

½ limonun suyu

1 çay kaşığı karbonat

Aldığı kadar un

 

 

2 adet kuru soğan yemeklik doğranır. 1 dolu yemek kaşığı tereyağı ve 1 yemek kaşığı tereyağında kavrulur. 750 gr. az yağlı dana kıyma pembeleşen soğanlarla birlikte suyunu çekene kadar sotelenir. 1 su bardağı ceviz ve 1 çay kaşığı karabiber konulup ocaktan alınır.

 

 derin bir kabın içine; 1 su bardağı soğuk süt ve yarım çay bardağı sıvıyağ dökülüp 1 yumurta kırılır. 1 çay kaşığı karbonatın üzerine yarım limonun suyu sıkılır, köpürünce malzemelere ilave edilir.  Kulak memesi kıvamında bir hamur elde edilene kadar un eklenerek  yoğrulur.

 

Hamur 24 eşit bezeye ayrılır. 6 beze tatlı tabağı büyüklüğünde açılıp araları nişastalanarak üst üste konulur. Sonra 6’sı birden tekrar açılıp 1 yufka elde edilir. Yağlanmış fırın tepsisine serilir. İkinci kat için de 6 beze açılıp, üst üste konulur ve nişastayla açılıp tek yufka haline getirilir. Tepsiye serilir.(iki kat arasına yağ sürülmez) Üzerine kıymalı iç döşenir.  Kalan 12 beze de aynı şekilde 6’şarlı katlar halinde açılıp tepsiye dizilir (Toplamda; 24 beze 6’şarlı 4 gruba ayrılır. Her grup tek tek açılıp üst üste dizilir ve tek yufka halinde tekrar açılır. Altta 2 üstte 2 kat olacak şekilde 4 adet baklava yufkası elde edilir)

 

Böreğin kenarları sıkıştırılır ve baklava gibi kesilir. 1 su bardağı sıvıyağ kızdırılıp böreğin üzerine dökülür. Yarım saat yağını çekmesi için dinlendirildikten sonra önceden 180 derecede ısıtılmış fırında pişirilir)

 

 

 

 

ayran çorbası, ayran çorbası nasıl yapılır, baklava bayram yemekleri, dal turşusu, hoşaf , hurma, hurma nasıl yapılır, hurma tatlısı, hıngel, hıngel nasıl yapılır, incir, incir dolması, incir tatlısı, mirik köftesi, mirik köftesi nasıl yapılır, pancar turşusu, peskutan, peskutan yapılır, peskutan çorbası nasıl yapılır, peskutan çorbası tarifi, peskütan nedir, peskütan çorbası, pezuk turşusu, sivas ayran çorbası, sivas bayram yemekleri, sivas köftesi, sivas mirik köftesi, sivas mutfağı, sivas tatlıları, sivas yemekleri, sivas yemek yarışması, sivas yöresel yemekleri, sivas yöresel yemek yarışması, sivas çorbaları, sütlaç, tatli, yaprak sarması, yemek yarışması kazananları, yöresel bayram yemekleri, yöresel sivas yemekleri, yöresel yemekler, yöresel yemek yarışması, yöresel çorbalar, Sivas tatlıları, 

 

 

Sivas adı nerden gelir?, Sivas Kültürü, Sivas Türküleri, Sivas Halaylari, Sivas Fotograflari, Sivas Resimleri, Sivas Köyleri, Sivas Yemekleri, El sanatlari, Yöresel yemekler, Tarihi resimler, Sivasin tarihi, cografyasi, Sivas Haberleri, sivas kültürü,sivas resimleri,sivas Köyleri,sivas haber,sivas kangal,kangal köpekleri,yigidolar,sivas gazeteleri,sivas gazetesi,bizim sivas,halaylar,türküler,resimler,kültür,kaplica,kaplicalar,şarkişla,köyleri,köyü,köyü dernegi,sivas fikralari,sivas Halaylari,sivas belediyesi,sivas kaplicalari,kangal köpegi,kangal dog,balikli kaplica, sicak çermik, soguk çermik,sivas rehberi, sivas haber,sivashaber, sivas haberleri, haber58, SİVAS, sivas ilanları, sivas son dakika,sivas gazeteleri, sivas,SİVAS HABER SİTELERİ, sivasspor,Sivas haberler, Sivas,Sivas firma rehberi,Sivas telefon rehberi,Sivas link bankası,Sivas haber sitesi,Sivas nöbetçi eczaneler, telefon rehberi,SİVAS REHBERİM, sivasgazeteleri, Şarkışla'da cinayet, doys sivas, sivas doys, tantunici bahattin, serince çiğ köfte sivas, doys, közz, sivas ev yemekleri, sivas annem ev yemekleri, sivasta yemekçilik, sivas ev yemekleri, sivas yemek sipariş ver

 

 

 Facebook Sayfamız =>  https://www.facebook.com/sivasbultenicom

 

Twitter Resmi Sayfamız => https://twitter.com/sivas_bulteni

  

İletişim: sivasbulteni@yandex.com

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Sivas mutfağından 8 yemek tarifi...30 Nisan 2017 Pazar 19:44
  • Sivas Otobüs Firmaları30 Nisan 2017 Pazar 19:42
  • 1879 den bugüne, Sivas valileri30 Nisan 2017 Pazar 19:33
  • Aramızdan ayrılanlar23 Mart 2017 Perşembe 20:59
  • Sivas köftesi nasıl yapılır?10 Kasım 2016 Perşembe 00:30
  • Kangal Çoban köpeğinin tarihçesi05 Kasım 2016 Cumartesi 12:55
  • Milli Mücadele’de Atatürk’ün temas kurduğu Sivaslılar14 Ekim 2016 Cuma 23:13
  • Sivas'ın Manevi Büyükleri02 Ekim 2016 Pazar 21:17
  • Sivas'ın Meşhur Dal (pezik) Turşusu01 Ekim 2016 Cumartesi 02:25
  • Günün İftar Menüsü14 Haziran 2016 Salı 14:32
  • ÖZEL İÇERİK
      1/20
      ÜYE İŞLEMLERİ
      Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : 0 505 152 45 78