• BIST 1.112
  • Altın 474,037
  • Dolar 7,5495
  • Euro 8,9548
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 23 °C

ŞEHİRLER İNSANLAR

Talha GURBETÇİ

İNSANLAR    VE    ŞEHİRLER

Şehirler ve insanlar arasında dışardan gelen insanlar için; tanımlanma açısından ortak bir bağ vardır. İlk bakış, ilk karşılanış, ilk tepki, bağı...

İnsanlar arası ilişkilerde en önemli  yer tutan davranış biçimi; insanların bir birleri ile karşılaştıkları ilk andaki, tavır ve hareketleridir. İnsanlar bu ilk tavrı, hiç unutmazlar. Tanımadıkları bir insanla ilk karşılaştıkları zamandaki, davranış; hafızalarında yer eder, durur. Hatta, o davranışı ile, insanlar hakkında karar vermeye çalışırlar. Çok sıcak bir adam, Çok anlayışlı, Çok soğuk, Çok itici... Bütün bu yargılara sebep olan davranış; bir insanın ilk defa başka bir insanla karşılaştığı zaman; aldığı tepki ile adlandırılır.

Şehirler de, böyledir...

Bir Şehir’e ilk defa hangi mevsimde gitti iseniz, aklınızda hep o, kalmıştır.  Çok sıcak, Çok yağmurlu, Çok soğuk… Yahut, şehri ilk gördüğünüz zaman, size göre; şehrin giriş noktasındaki manzara hangisi ise; hafızanıza kazılmıştır. Aslında O, şehir sizin hafızanıza kayıt edilmiş halinin çok dışında olabilir. Ancak, size görünen ilk hali, hep aklınızdadır. O şehrin değişik yönlerden şehre giriş yapan insanları açısından da; görünüşleri çok farklı, farklı olacaktır. Sizin görüş açınızla hiç de; örtüşmeyebilir. Çok farklı, farklı görüşler ileri sürülebilir. İşin garibi hepsi de; doğrudur. Yani, bir insanın bir şehri tanıyabilmesi için; onu bir defa görmesi, tek zaviyeden bakması, değişik bir mevsimde olması,  gerçekleri göz önünde bulundurularak; doğru bir değerlendirme yaptığı söylenemez. Ancak, Şahsi bir değerlendirme olarak algılanır. Mesela; İstanbul benim ilk  defa 1967 yılında; geldiğim zaman ziyaret ettiğim Eyüb Sultan, simgesi ile hafızama kazılmıştır...

İşte insanlar ile, şehirlerin görünüşlerinin benzerliği burada ortaya çıkar.

Koca bir şehir, bir kaç kelime ile ifade edilemez... Hakkında değerlendirme yapılamaz... Yaşamak gerekir, içinde olmak gerekir, uzun bir süre kalmak gerekir...

İnsan da, öyledir. Öyle bir davranışı ile, bir fikri ile, bir hareketi ile, kendisi hakkında hüküm vermek doğru değildir. Tanımak gerekir... Birlikte olmak gerekir... Aynı yolda yürümek gerekir...  Alış-veriş yapmak gerekir...  Siz bunlardan sadece bir davranışı, hareketi, baz alarak hüküm vermeye kalkışırsanız, aldanırsınız... O, insandan değişik, değişik davranışlar görmüş nice insanlar; O, insanı aldıkları tepkilere bakarak değerlendireceklerdir. Ona göre bir hüküm vereceklerdir. İşin garibi hepsi de, doğru olabilir. O zaman, çok yönlü bir insan tanımı, tanımlaması, ortaya çıkar. O, insan genel davranışlarının ortak noktası ile; diğer insanlar tarafından değerlendirilir. İyi ya da kötü, adam...

Atalarımız, eskiden insanları tanıdınız mı? Diye sorarlardı. Cevabı aldıktan sonra;'' Evladım beraber yol yürüdünüz mü? Beraber aynı evde kaldınız mı? Alış-veriş yaptınız mı? Hatta, birlikte askerlik yaptınız mı? derlerdi.

İşte belki o zaman; O, insan hakkında fikir edinebilirsiniz. Yine de tam tanıdığınızı söyleyemezsiniz... İnsan denen devasa yaratılmışı, öyle kolay, kolay tanımak mümkün değildir. Günümüz onun örnekleri ile; dolup taşmaktadır... Fazla armaya gerek yoktur. Etrafınıza bakın yeter...

Nice tek özelliğinden hareket ederek, tanımaya çalıştığımız insanları; yeteri kadar tanıyamadığımız ortaya çıkmıştır. Demek ki; bazı özelliklerini anlayacağımız, birlikteliklerimiz oluşmamıştır. Yanılmışızdır... Biz de insanız belki yanıltmışızdır...

Kişinin asıl tanımını ise; kendisi yapar. Söz ve lisan ile kendisni tanımlamakatan çok; Bunun en güzel tanımı da; davranışları, yaptığı işler, insan  ilişkileri, toplumdaki hal ve hareketleri, yapar. O zaman sözlerine değil; işlerine bakmak gerekir... Bugün ne dedi? Yarın ne diyor? Çok önemlidir...

Evet, bu tür dalgalanmalar, hayatımızda karşımıza çıktığı zaman; hep şehirler aklıma gelir...

Aslında O, şehirlerin sosyal hayat derinliklerinde neler vardır, neler... Kim bilebilir... Kim hüküm verebilir... İşte O, sosyal hayat ilişkileri yeteri kadar tanınmadan, bilinmeden, insanlar hakkında değerlendirme yapmak; her zaman insanları yanıltmıştır. YANILTMAYA DA, DEVAM EDECEKTİR...

Üzüldüğüm nokta; inanç gibi, kutsal bir koruyucu ile kendisini donatmış olan insanların da; aynı hataları yapmalarıdır... İşte bunu kabullenmek zordur.

O  ZAMAN  KENDİ  KENDİMİZE  SÖYLENİRİZ.;’’ NE ŞEHİRLERİ YETERİ KADAR TANIYABİLMİŞİM,  NE   İNSANLARI...’’

Yine de hatayı kendimizde bularak, şöyle diyelim. Biz, insanları dışarıdan Bir Şehir’e ilk defa giren bir insanın hafızasına kazılmış, ilk görüntüsü ile tanımaya çalışmışız.., sonuçta aldanmışız…

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖZEL İÇERİK
    1/20
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 05051524578 ( Menderes APAYDIN )