• BIST 3.519,85
  • Altın 1028.947
  • Dolar 18.5795
  • Euro 18.4322
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 11 °C

ŞEHADET ŞERBETİNİN ASIL HİKAYESİ

Abdülkadir ERKAHRAMAN

=ŞEHADET ŞERBETİ=fb44d37b-1f23-4594-b26e-0e20b379b6e9.jpeg
Şehadet_şerbeti içme deyimi nerden gelir?
İman sahibi insanların düşmanlarına karşı üstün kılan en mühim sır ölürsem şehit kalırsam gazi, inancıdır. Bu durumu âyetteki ifadesi ile mü’min için savaş sonucunda elde edilecek iki güzel mertebe ya galip gelmek ya da şehâdet şerbetini içmektir. Şehâdet Hak yolunda, vatan uğrunda canını feda ederek ölme, şehit olma demektir. Şehâdetin Allah katında kadri ve kıymeti pek yücedir. Ahirette en büyük rütbenin peygamberlikten sonra şehitlik olduğu belirtilmektedir. Cenab-ı Hak; “Allah yolunda öldürülenler için “ölüler” demeyin. Zira onlar diridirler, fakat siz bilemezsiniz.” buyurmaktadır. Allah yolunda ölmek, yani şehit olmak sıradan bir iş değildir. Bunun içindir ki, her mü’min, şehit olmayı bin can ile arzu eder. Peki ya şehadet şerbeti içmek deyimini kullanıyoruz amma velakin nerden nasıl geldiğini hiç düşündük mü. İşte bu yazımda şehadet şerbetini yani hekimin matarasını yorumunu durumunu anlamını anlatacağım sizlere. Ki yaklaştığımız Sakarya savaşı destanı zaferimizin yılını yad ederken tam yerinde olacaktır. Osmanlı zamanında Avusturyalı Mareşal Montecuccoli’den Napolyon’a kadar bütün komutanlar, askeri faaliyetler için gerekli olan şeyleri üç sözcükle özetlemişlerdir. Para, para, yine para. Ancak bu durum Osmanlı ordusu için pek geçerli değildi çünkü bir Osmanlı komutanı ve askerlerinin, askeri faaliyet ve zafer için önce inançlı olması gerekirdi. Osmanlı tarihine bakıldığında birçok kez askeri donanımda kendisinden daha güçlü gözüken birçok orduyu hüsrana uğratmayıda başarmıştır. Osmanlı askerinde en büyük inanç, zaferin Allah’tan geldiğine ve şehadete inanmaktı. Yani iman folu göğüsün serhaddi idi. Bunun en önemli örneklerinden biri ise, birçoğumuzun kullandığı ancak anlamının tam da nereden geldiğini bilmediğimiz “Şehadet Şerbeti” deyimidir. Savaşlarda yaralanan ancak yarası ağır ve kurtarılma imkanı olmayan askerlere, hekimin (doktor) yanında taşıdığı ve “Hekim Matarası” denilen mataradan son anlarında ağzı tatlansın diye o ağır yaralı askere şerbet verilirmiş. Bu sebepten şerbeti içenler de öleceğini anlarmış ve şerbete de Şehadet(ölüm)şerbeti derlermiş. Ama bu şerbet günümüzdeki bildiğimiz şerbetler değildir. Bu şerbeti sıradan şerbetlerden ayıran ve özel kılan iki önemli husus vardır. Birincisi bu şerbetin zemzem suyu ile hazırlanması. İkincisi ise sadece ölmeden önce bu şerbetin içirilmesidir. İşte o günden beri şehit olduğunu duyduğumuz veya şehadete yürüyen birini anlattığımız sırada “Şehadet Şerbeti” içti deyimini kullanıyoruz. Şimdilerde şehit düşen varan evlatlarımıza böyle bir şerbet içiriliyor mu derseniz bilmem ama deyimin kıssası bundan ibarettir. Hasta olan yaralanan iyileşemeyen askerimiz son anında bu şerbeti içtiğinde kendiliğinden hakka yürüyeceğini anlarmış. Aslına bakarsanız bir incelik tevazu ve ehemmiyetle teslimiyet duygusu ön plandadır. Direk söylemek varken yapılan bir eylem ile bu sözün belli edilişi Osmanlı’dan gelmekte ve halen günümüzde bu deyim kullanılmaktadır. Allah tüm şehadet şerbeti içen vatan evlatlarımıza rahmet eylesin. Bu vesile ile rahmetli olan şehit düşen her bir beden için her bir can için ve her bir vatan sevdası için bir Fatiha’yı okumanızı istirham edeceğim. Hekimin matarası o günlerden bugünlere gelen deyimin arkasında ki bir beyit. İçinde asanın vurulmasıyla fışkıran zemzem suyu ve biliyoruz ki ölüm döşeğinde bulunan kimselere de son yudumda zemzem suyu verilir. Gözlerini açan dünyaya gelen evlatlarımızın dudağınada zemzem suyu sürülür. Allahım sen ne yücesin sonsuz Hamdü Sena sana ya ilahi ya rab sonsuz şükür sana ya rahman.

Öyle bir makam ki sual edilmez. Şehadetlik Allah’a kavuşmak Peygamber efendimize komşu olmaktır. 
Rabbim tüm şehidlerimizin şahadetini kabul buyursun,Rahmet eylesin...????

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 05051524578 ( Menderes APAYDIN )