• BIST 2.868,44
  • Altın 1031.985
  • Dolar 17.9391
  • Euro 18.5134
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C

OKU

Orhan ARSLAN

YARADANIN İLK EMRİ OKU

 

 

Bundan önce yazdığım Anne Evin Direğidir makalesinde belirtmiştim. Çocuk her türlü ilk bilgiyi, terbiyeyi, ahlakı, doğruluğu Ailesinden öncelikle de Annesinden alır.

Çok küçük yaşlarda muhtemelen beş, altı yaş civarında iken , YARADANIN oku emrine uyarak, YEŞİL IRMAK  kenarlarında ilk dersimizi alıyorduk. Hocamız,  yaşıyorsa; ALLAH sağlık afiyet versin, Yoksa Allah rahmet eylesin. İlk duyduğumuz şeyleri bugün gibi hatırlıyorum. Çocuklar, tekrar edin bakalım; Elif, üstün  e…, elif esre  i…, elif ötre ü…, işte bu sözlerle başlamıştık onun adını anmaya, tahsilini yapmaya. İnsanların aldığı ilk eğitim derslerini kolay, kolay unutması çok zordur. Çünkü temele atılan ilk harç gibidir. Temeli sağla olan binanın yıkılması da zor olur. Allah bize bu eğitimi verenlerden, bu eğitimi almamıza vesile olan rahmetli olan büyüklerimizden razı olsun. Böylece çocukluk günlerimizde ilk İslam'ı bilgilerimizi almış olduk.

Çocuğun, eğitiminde en önemli yaşın dört, beş yaş olduğuna inanıyorum. Doğal olarak ne kadar küçük yaşta bu eğitime başlayıp, başlamadığımızı,  belirleyecek olan ailelerimizdir. Ailelerimizin; bu işi ne kadar benimseyip, benimsemedikleri,  kendilerinin çocuklarının bu alanda yetişmesi adına yapmış oldukları çalışmalar ortaya koyar. Yoksa, şu kısa hayatın her alanında daha iyi bir yaşantısı olsun, daha güzel bir eğitim alsın, geriye kalan hayatında daha iyi gelir elde etsin diye,  çocuklarını  en küçük yaştan itibaren eğitim kurumlarına yönlendirirler. Hatta, daha iyisi olsun diye paralar harcarlar, daha iyi öğretmenler ararlar, daha iyi okullarda okutmak isterler…  

Peki çocuğunun,  Yaradan’ ını tanıması için,  aileler neler yapmaktadır. Hangi özel kurumları aramaktadırlar. Hangi iyi hocaları aramaktadırlar. Acaba çocukları, Manevi eğitimini alsın diye hangi paraları harcamaktadırlar. Çok kısacık hayatında daha iyi imkanlara, sahip olsun diye her alanda özen gösteren aileler, manevi alanda ne kadar özen göstermektedirler.

Şöyle değerlendirelim. Belki de Çocukların Dünyada, geleceklerine ait her türlü tedbiri alalım da hele manevi eğitimi şöyle dursun. Böyle bir mantık olur mu?  Bazıları ise; bu açığı Diyanetin açtığı yaz kursları ile kapatmaya çalışıyorlar.  Bir kısmı ise; onu da yetersiz bularak daha iyi bir Dini eğitim, alması için gereğini yapmaktadır. Çok az bir kısım ise; en az normal eğitim kadar önemli olduğuna inanarak bu açığı kapatmanın yollarını aramaktadırlar. Bazı ailelerimiz ise; bu açığı Devletin okulları olan, İmam Hatip Okulları ile kapatmak, istemektedirler.

Ülkemizde; İnsanların aileleri aracılığı ile Yüce Rabbimizi tanımak adına yapılan çalışmaları bunları kapsamaktadır. Sadece çocukluk dönemlerinde alınan, Dini eğitim yeterli midir? Yahut insanlar sadece bu aldıkları eğitimle kalmalı mıdırlar? Alınan bu eğitim yaşantımıza ne kadar etki etmelidir?  Bunlar ayrıca tartışılan ve cevapları aranan konulardır. Dini eğitimin, Ahlaki hayatımızı etkilemesi ne kadar başarılı olmaktadır.  Hayatın tüm alanlarında aldığımız eğitimi ne kadar uygulayabiliyoruz? Yine cevabı aranan sorulardan birisi de Dini eğitimin; hayatın her alanında ahlaki değerlerle yaşanarak ortaya çıkması, beklentisidir. İnsanımızın buna ihtiyacı vardır.

Yaşadığı çocukluk ve gençlik hayatı boyunca hiç Dini Tahsil alamamış insanların; bu açığı kapatmak için, ilerleyen hayatlarında bu açığı,  gidermek adına neler yapılmalıdır? Kimileri ise bunu bir açık olarak görüyorlar mı?  İşte hayatın gerçeğinde bunlar her zaman tazeliğini korumaktadır. Neden, çünkü Din insan hayatının her alanında zaman, zaman ağırlığını hissettiren güçlü bir bağdır. Ancak, bazı insanımız bu inanç durumundan hiç eğitim almadığı için; ondan uzak bir şekilde hayatını devam ettirmektedir.

İnsan olarak hayata atıldığımız andan itibaren, Din gerçeği ile her zaman yüz yüzeyiz. Bunu atlamak olamaz. O, halde gerekeni fert olarak yaparak, bu açığı kapatmak en önemli görevimizdir. Bu açıdan da çocuklarımızın ve gençlerimizin ileride bu eksikliği çok fazla hissetmemesi için; bizlerin büyükler olarak üzerimize düşen görevi yapmamız gerekir.

Dini eğitim, insanın her yaşında, her zamanında mutlaka gerekli olan bir ihtiyaçtır. Bu ihmale gelmez. Sonuçta sorunsuz, tamamen insanın mutluluğu ile yaşayabileceği bir ortamdan bahsetmektedir. İnsanın kendine, çevresine, tüm insanlığa karşı olan sorumluluklarını hep canlı tutmaktadır. Sorunlar yumağı olarak yaşamaya çalıştığımız hayatımızda, bu sorunlardan kurtulmayı vaat etmektedir. Lütfen önemseyelim, ihmal etmeyelim.

İnancımız sayesinde, Böylece Ailelerimiz daha huzurlu, mutlu olacaklardır...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 05051524578 ( Menderes APAYDIN )