• BIST 97.910
  • Altın 145,923
  • Dolar 3,5798
  • Euro 4,0035
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 17 °C

NECİP FAZIL KISAKÜREK SİVAS KONFERANSI 2

Orhan ARSLAN

NECİP FAZIL KISAKÜREK SİVAS KONFERANSI 2

Artık, zaman geçmiş, akşam olmuş, bizim de; ümidimiz kesilmişti. Oturduğumuz yerden tahminler yürütüyorduk. Tahminimize göre; Ankara’ dan uçak aktarması gerçekleşmeyip, iptal olunca; Necip Fazıl Bey de İstanbul'a döndü diye, düşünmeye başladık. Bu değerlendirmeler içerisinde, bizi en çok rahatsız eden şey; halka ne diyeceğimiz idi. Çünkü, o kadar reklam yapmış ve hazırlanmıştık. Kara, kara düşünüyorduk. Konferans cumartesi günü idi. Bir de genel merkezi arayıp onların fikrini sormak istiyorduk. Alternatif, programlar, yapmayı planlıyorduk. Öyle ya; sinema tutulmuş, her türlü masraf yapılmıştı.

Aniden beklenmedik bir şey oldu. MTTB Sivas şubesinin yeri gayet mütevazi hal esnafının bulunduğu 3. katta bir yerdi. Gençlere göre düşünüldüğünden o kadar fazla lüks bir yer değildi. Saat 8, 9 civarında MTTB' nin merdivenlerinden babamın çıktığını gördük. O dönemde babamın o yeri bilmesine rağmen; içerisine hiç girmediğini ve oranın içerisini hiç bilmediği bir yer olduğunu düşünürseniz; o günün şartlarına göre; Babamın oraya gelmesi orada oturan arkadaşlarla birlikte, beni de heyecanlandırmıştı. Tedirgin olmuştuk. Hepimiz ona doğru yöneldik. Babam bizim heyecanımızı görünce; Hele durun evlatlarım... Hayırlı bir haberle geldim, diye bizim heyecan yapmamamızı istedi. Akabinde bizim eve Necaattin' nin telefon ettiğinden bahsetti. O dönemlerde, biz TCDD lojmanlarında oturuyor olmamızdan dolayı; telefonla şehirler arası görüşme imkanı vardı. Neyse Necaattin, Kayseri’ de tren durunca; İstasyondan bizim evi aramıştı. Babama Doğu ekspresi ile Necip Fazıl Beyi beraberinde getirdiğini, bize haber vermesi gerektiğini söylemiş. Babam bunları nakledince; orada bulunan az sayıda arkadaş birden yerlerinden fırlayarak heyecanla bağırmaya, sevinç çığlıkları atmaya başladılar. Kulaklarımıza inanamıyorduk. Herkes heyecanını değişik şekillerde ifade ediyordu. Necip Fazıl Bey, Necaattin ile birlikte, ekspresle geliyordu. Bir anda her şeyi ile biten ümitler, yerini heyecana bırakmıştı.

Kısa bir heyecan ve sevinç gösterisinin ardından ne yapacağımızı planlamaya başladık. Bizim gençleri hemen toplamaya başladık. Zaten önceden onların haberi olduğu için; hazırlıklı idiler. Gençlerden bir kısmını istasyona gönderecektik. Necip Fazıl Bey, trenden iner inmez; orada karşılama yapacaklardı. Ama kar yağışının devam ettiği soğuk bir günde nasıl becerecektik, bilmiyorduk. Henüz Sivas’ da Üniversite gençliği olmadığı için; lise öğrenimi çağındaki gençlere nasıl ulaşacaktık. Üstelik zaman da dardı. Bu arada sonradan öğrendiğimize göre; Ankara' dan uçağın kalkmayacağını öğrenince; Necaattin Çelik Bey, Necip Fazıl Beyi ikna ederek onu trenle, Sivas‘a ulaştırabileceği garantisini vermiş ve onunla birlikte yola çıkmış, idi. O arada tren garında bulunan Eski Akıncılar Derneği başkanlarından Rahmetli Mehmet Tokmak beyin yardımı ile biletini alarak trene bindirmişlerdi.

Bütün hazırlıklar tamamlandı. Her şey gözden geçirildi. Kısa bir zaman kalmasına rağmen; çok uzun bir süre gibi beklemeye başladık. Aynı zamanda kendilerini OTEL KÖŞK te misafir edeceğimiz için; bir gurup genci de otelin önüne yerleştirmiştik.

Beklenen an geldi tren saat gece bir sıralarında istasyona geldi. Necaattin Beyin refakatinde, Üstat trenden iniyordu. Temizliği ve saflığı anlatan bembeyaz bir kar yağışı altında; Lapa, lapa yağan karla birlikte; Sivas'a ilk adımını atıyordu. Şairlere yakışır bir hava vardı. Kendisinin de sonradan ifade ettiği gibi; Bu koca şehre, Sultan şehre niye bu zamana kadar gelmediğini sorguluyordu. Sivas' ı sevmişti. Nihayet trenden iner inmez, orada toplanan gençler büyük bir coşkuyla trenin arka bölmesinde bulunan yataklı vagondan kendileri, inerken hep bir ağızdan heyecanlı ve yüksek bir sesle bağırıyorlardı: ÜSTAD….,ÜSTAD…, ÜSTAD..., Rahmetli Üstad, bu karşılamayı çok sevmişti. Anlatılan o dur ki; yolculardan bazıları da bu heyecanlı tezahürat sayesinde Üstad kelimesini üskat anlayarak orada ne var diye gençlere sormuşlar…, rivayet...

Nihayet yolculuk ekibi Otel Köşk' ün önüne de geldiği zaman; yine büyük bir coşku ile genç bir gurup tekrar; ÜSTAD…,ÜSTAD…, ÜSTAD...,diye bağırmaya, tezahürat etmeye, sevinmeye başladılar. Misafir edeceğimiz, Otele gelmiştik.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖZEL İÇERİK
  • Özel İçerik
1/20
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 505 152 45 78