• BIST 1.212
  • Altın 482,403
  • Dolar 7,7847
  • Euro 9,2433
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C

LİYAKAT YAĞCILIK

Talha GURBETÇİ

LİYAKAT   YAĞCILIK

O  da nedir?
Bu  alanda; Dünya kurulalı beri bazı işler yanlış gitmektedir. Dün de öyleydi, bugün de; öyle. Gelecekte de; öyle olacak gibi gözükmektedir. Her zamanın geçerli akçesi ise; Ye kürküm, ye.., örneğinde mevcuttur... Mevlana; ''Bazı elbiseler gördüm, içinde insan yoktur.'' Demiş... Asırlar öncesinden...
YALAKALIK.., iktidar sarhoşu olmuş insanların en sevdiği olaydır...  Etrafında hep yalaka insanlar olsun isterler. El ovuşturan, her şeye sırıtan,  Dalkavuklar...  Yalakalar, Bulundukları konumu; bu davranışlara borçlu olan insanlar... Yalaka olan adam ise; aslında; bir manada köle demektir. İdareciler, farkında değiller amma; kendilerinin karşısında insanların  eğilmelerinden  acaip zevk almaktadırlar... Bu da; bir insan için en tehlikeli bir durumdur... ALLAH korusun.
Gelişen bazı olaylar ve durumlar karşısında;  senelerce en yakınındaki adamları yeteri kadar tanımayan,  idareci konumundaki insanlar;  Yalakaların, yağcıların, yönlendirmeleri ile; farkında olmadan veya olarak; asıl kendi insanını, iş yapacak ehliyetli insanları; çeşitli nedenler ile, dışlamaktadırlar. Senelerce, Hatta, Belirli bir makama gelen insanların; herhangi bir göreve insan atanacağı zaman; yıllardır beraber yürüdüğü, yanındaki insanların yüzüne bakarak; O, göreve layık bir  adam var mı ki? Gibi, anlamsız sorular soran; yöneticilerin kaprislerini izledik... ACABA birileri onları o göreve getirirken, kendilerine de; aynı soruyu sorarak adam var mı ki? dediler mi? Yoksa; kendilerini Adam, kabul ettikleri için mi; o makama getirdiler? İyi de; bu adamlığın tanımı nedir? Onlara göre; adam kimdir? O zaman, kendi ağızlarından; şu ADAM kelimesini, bir tanımlasınlar.  Bu soruları sormak hakkımız olsa, gerektir.
İşin ilginç olanı bu soruları soran, kimi siyasi yöneticilerin; ilerleyen zamanlarda; takım değiştirir gibi; siyasi makas değiştirdiklerine şahit olursunuz!!!  Dün başka, Bugün başka yollarda yürürler... Yarın? İşte, O zaman belki de; yaptıkları davranışlar ile; adamlık, ortaya çıkmış olmaktadır...!!! Hayatın başka bir cilvesi olsa, budur... Eeee, onlara göre, adamlık; O, olsa gerektir...
Kıvırtmak, kelimesi, o zaman hangi anlamı taşır? diye sormak gerekir...
En acı tarafı tarihte olduğu gibi; en yakını tarafından hançerlenince; fevaran eden insanlara sormak lazım? Eski dostlarınızdan, eski yol arkadaşlarınızdan, defalarca güvenirliliğini test ettiğiniz, gençliğinizden beri tanıdığınız adamlardan; ne yanlış, hata, kusur, gördünüz de; yeni yol arkadaşları edindiniz? İşte asıl kızgınlığın ve kabullenememenin altında yatan sebep budur... EEE, ALLAH kimilerini de; böyle imtihan etmektedir.... Ne diyelim belki  zamanla, akıllanmış ve gerçek dostlarını görmüşlerdir... Nerde?

ADAMIN birisi hiç de hak etmediği, mesleği ile ilgisi olmayan bir makama, liyakat, ehliyet durumuna bakılmadan, damdan düşer gibi gelir, oturur... Yahut birileri tarafından; oturtturulur. Hadi, iş neyse, ne diyelim... O, yeni görevine atandıktan sonra;  İş gereği gelişmeler olmak zorundadır. Kendisinden, O, mesleğin içerisinde senelerdir bulunan bir şahıs, hem de, o işin ehli olmasına karşılık; İşin ilerlemesi için, bir istekte bulunur. Bu istek tecrübelere, bilgi birikimine ve de; iş yerinin daha verimli olmasına  faydalı bir teklifitr. İşte o zaman; çeşitli nedenler ile; Mesleğin içerisinden gelen adama, damdan düşer gibi gelen adamın verdiği cevaba, dikkat edin; Olmaz, efendim olmaz... Neden? Diye adama sorduklarında; o, adamın istediği işi yapamayacağına karar verir... Olmazlardan dem vurur. O zaman adama sormazlar mı? Sen oturduğun makamı hak ettiğin için mi geldin? O iş, konusunda tecrüben, bilgi birkimin, becerin nedir? 
Neyse  uzatmayalım...

Bugündeki önemine binaen;
Eski Amerika'da; zenci köleleri, yine zenci kahyalara emanet ederlermiş. Onlar ise; efendilerinden daha kötü davranırlarmış, kölelere... Zenci ayaklanmasında ise; öncelikle ayaklanan zenciler; Zenci kahyaları; öldürmüşler...İşte bu olay, 

DÜNYANIN garabet işlerinden olsa gerektir... Sual sorulmaz... Ağacı öldüren; kendi içerisinden yetiştirdiği, kurtçuklarmış, denir... O, nedenle bu durum kıyamet alameti olarak belirtilmiştir... Kıssadan hisse... anlayana...

Evet, kimi zamanlar, Ortalığı acaib bir yağ kokusu alır. Yağdanlıklar, baş köşelerde olduğu için; bu koku çok ağır bir kokudur. Kolay, kolay  ortadan kalkmaz... Balık baştan kokar, derler ya... İşin en garip tarafı; bu kokudan herkes rahatsız olur. Ancak, yağdanlık ve kendisine sürekli yağcılık yapılan insan rahatsız olmaz... Onlara bu koku; misk kokusu gibi, gelir...

Kimi zaman, bu hallerle yaşamaya alışmış oluruz... Şikayetiniz, muhatap bulamaz...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖZEL İÇERİK
    1/20
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 05051524578 ( Menderes APAYDIN )