• BIST 109.050
  • Altın 153,015
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 9 °C

İşte Osmanlı’nın unutulan adetleri...!

Osmanlı’da değişik ve güzel birçok adet varmış.. İşte onlardan bazıları..
İşte Osmanlı’nın unutulan adetleri...!

Osmanlı’da değişik ve güzel birçok adet varmış.. İşte onlardan bazıları..

 

İkram edilen kahvenin yanında su gelirdi. Şayet misafir toksa önce kahveyi alır, açsa suyu alırdı. Ona göre ya yemek sofrası hazırlanır ya da meyve ikram edilirdi.

 

Pencerenin önünde sarı çiçek varsa ‘ Bu evde hasta var .. Evin önünde hatta bu sokakta gürültü yapma ‘ anlamına gelirdi.Pencerenin önünde kırmızı çiçek varsa ‘ Bu evde gelinlik çağına gelmiş , bekar kız var evin önünden geçerken konuşmalarına dikkat et ve küfür etme’anlamına gelirdi.

foto-galeri-icin-tiklayiniz.png

Osmanlı’da Ramazan günlerinde zenginler, hiç tanımadıkları çevrelerdeki bakkal, manav vb. dükkânlara girer ve onlardan veresiye defterini çıkarmalarını isterdi. Baştan, sondan ve ortadan rastgele sayfaların yekununu yaptırıp, “Silin borçlarını… Allah kabul etsin” der, çeker giderlerdi. Borcu ödenen, borcunu ödeyenin kim olduğunu; borcu sildiren, kimi borçtan kurtardığını bilmezdi.

 

Merdivenden çıkarken erkek arkadan gelirdi ki hem hanımının vücudu ifşa olmasın hemde düşerse tutabilsin diye. Aynı sebeple merdivenden inerken yine erkek önden inerdi.

 

Osmanlı’da Ramazan’da halk, eşine-dostuna iftar vermeyi büyük bir ibadet kabul eder, misafir ağırlamak için çırpınılırdı. Ramazan boyunca iftar vakitlerinde kapılar açık tutulurdu. Böylece yolda kalan ve ihtiyacı olan herkes istediği eve girer iftar sofrasına dâhil olurdu. Bunun için tanıdık olmaya gerek yoktu ve iftar için gelenin kim olduğu da asla sorulmazdı.

 

Osmanlı’da bayramların bilhassa çocuklar için ayrı bir yeri vardır. Bayramlıklarıyla sokakta gezen çocuklara “arife çiçeği” denilirdi.Osmanlı’dan gelen ‘Arife Çiçeği’ kavramı; bayramdan birkaç gün önce yapılan alışverişin ardından çocukların sabırsızlanarak giysilerini bayramdan bir gün önce, yani Arife günü, giyerek dolaşması olarak tanımlanırdı.

 

Kız istemeye gelindiğinde damat adayının namaz kılıp kılmadığını anlamak için pantolonunun “diz izine” bakılırdı.

 

Kapıların üstünde iki tokmak olurdu; biri kalın biri ince. Gelen bayansa kapıyı ince tokmakla vururdu. Evin hanımı kapıyı ev haliyle bile açardı. Erkekse kalın tokmakla kapıyı vururdu. Evin hanımı kapıyı ya örtünüp açar ya da kocası, oğlu açardı.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖZEL İÇERİK
    1/20
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 505 152 45 78