• BIST 1.207
  • Altın 484,238
  • Dolar 7,8734
  • Euro 9,2761
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 19 °C

ENERJİ YATIRIMI

Orhan ARSLAN

 
 ENERJİ    YATIRIMLARI
 
 
Bu zamanın en önemli hayatın akışını sağlayan öznesi, enerjidir. Enerjinin olmadığı bir anı düşünün, hayatın akışı nerede ise, sekteye uğrar. Bundan bir-kaç yıl önce, elektriklerin arıza n edeni le kesilmesi olayını yaşadık. Uzun süreli bile olmayan;  O, bir günlük kesinti, hayatın akışını değiştirdi.  O HALDE NEDEN KARŞI ÇIKARSINKİ?

Bugün enerji hayatın her alanı için geçerlidir. Kullandığınız cep telefonundan, ısınmaya, mutfakta kullanmaya, ulaşıma, kadar geniş çerçeveli bir kullanım alanı mevcuttur. Bu alanların en önemlisini de sanayi alanındaki kullanım oluşturmaktadır. Yani, bu alan hayatın nerde ise, tamamını kuşatmaktadır. 

Bütün bu gerçekler ortada iken, insanlar hem enerji kaynaklarının en acımasız bir şeklide kullanıp, neden enerji kaynaklarının çoğalmasına, artırılmasına karşı çıkarlar. Anlamış değilim. O zaman sen bu fikrinde samimi isen, hayatının tüm alanlarından enerjiye dayalı olan özneleri çıkar. Elektriği kullanma, cep telefonunu at, uçağa, trene, arabaya binme, sanayiyi terk et, her şeyi el emeğine dayalı hala dönüştür. İşte o zaman samimi olduğuna inanırım. Yoksa çalışması enerji kaynaklarına bağlı olan   tüm aletleri kullan, sonra da enerji yatırımlarına karşı tavır koy. Sen en iyisi mi, bir doktora görün… 

 Ülkemize yapılan rüzgar enerjisinden istifade etme amaçlı, yatırımı destekliyoruz.  Güneş enerjisinden yararlanmak için, yapılan çalışmaları alkışlıyoruz. Hele, Denizlerden petrol, doğalgaz çıkarmak için yapılan tüm çalışmaları ise;  AYAKTA  ALKIŞLIYORUZ… 

Sebep olanları hem Ülkem hem şahsım adına tebrik ediyorum. Tüm Ülkemde, bu tür yatırımların devamını diliyorum. Enerji açısından, çok fazla açığımız olduğunu bildiğim için; seviniyorum. Bütçemizin yarıya yakınını enerji elde etmek için; yabancılara para verdiğimizi düşünürseniz olayın önemini biraz daha iyi anlarsınız. Bu anlayışla, enerji açığımızı kapatacak, tüm çalışmaların bir an önce hayata geçmesini bekliyorum. Ülkeyi yönetenlerin, bizi başkalarına muhtaç etmeyecek, çalışmalar yapmasını heyecanla izliyorum.  Düşünün; gelirimizin yarıya yakınını enerji için, başkasına vermekteyiz. Eğer, enerjimiz, kendimize yeterse; o dışarıya verdiğimiz yüklü miktarı Ülkemizin, ihtiyacı olan başka alanlarda kullanacağız. Buna sevinmemek olur mu? 

 Her zaman olduğu gibi, kimileri bu yatırımlara karşı çıkacaklardır. Kendilerine göre; haklı olduklarını iddia eden, nedenler ortaya koyacaklardır. Çevre, doğa edebiyatı yapacaklardır. Söyledikleri şeyler doğru olabilir. Biz, söyledikleri şeylerin doğru, ya da yanlışlığını tartışmayacağız. Tartışacağımız şey; hem teknolojinin tüm imkanlarını en zirve şeklinde israf ederek kullanacaksınız, hem de bu tür enerji yatırımlarına karşı çıkacaksınız. Kardeşim, kullandığın tüm eşyalar enerjiye ihtiyaç hissetmektedir.  Bunlar hava ile mi çalışıyor?        

Tüketim çılgınlığının esiri olmuş bazı kişilerin, bu tür yatırımlara karşı çıkmaları, kendi, kendilerini yalanlamaktan başka bir şey değildir. Onlara önerim: gidin dağ başında, hiçbir enerjiye ihtiyaç hissetmediğiniz, doğal ortamlarda hayatınızı devam ettirin. Yok, bu hayatı tercih ediyorsanız, her türlü imkanlarından keyifle yararlanıyorsanız; karşı çıkıyormuş, gibi yapılan eylemlerle kendinizi kandırıyorsunuz, demektir. Sosyal hayatınızda enerjiye bağlı olarak, bir aksaklık meydana gelince; kızgınlığınız zirve yapıyor. Örneğin; 24 saat elektriğiniz gelmesin, suyunuz akmasın, kışın en soğuk gününde doğal gazınız çalışmasın, o zaman görelim sizlerin samimiyetini. Belki, tezek toplayıp kışı geçirmeyi hedeflersiniz. Yahut kömür ocaklarında, kendinize yetecek kadar kömür çıkarırsınız. Kömür çıkartma işinin zorluğunu unutursunuz. Sanırsınız ki, kömür havadan gelmektedir. Ormandan günlük odun toplar gelirsiniz... Böyle bir hayat sizi daha mutlu ediyor ise; kolayı var, söylediğim şeyleri uygulayarak, hayat tarzınızı yaşamayı değiştirebilirsiniz...                                                                                                                                                                      Devletlerin ne kadar güçlü olup, olmadığını algılamak için; enerji kaynaklarının varlığına bakmak lazımdır. Ülke olarak; üzülerek ifade edelim, arabalarımızın yakıtlarını, kışın kullanacağımız doğal gazı, vazgeçemediğimiz elektrik enerjisini, günlük hayatta kullandığımız enerji kaynaklarımızın, yarıdan fazlasını dışarıdan satın alıyoruz. Böyle olunca; dışa bağımlılığımızı varın siz hesap edin. Günlük hayatınızda ne kadar enerji kaynağına ihtiyaç hissediyorsunuz? Bir de bu kaynakları, gereksiz yere israf ederek kullanmaktayız ki; işin acı taraflarından biridir. Her yanan lambanın yanına; gereksizse söndür, ikazını koyma zorunluluğu hissediyoruz. Neden? Çünkü, insanımız o alanlarda yeteri kadar bilgilendirilmemiştir. Senelerce, eğitim ve öğretim kurumlarımızda; insanımıza, bir lambayı söndürmeyi dahi öğretemiyorsak; neyi konuşuyoruz. Ondan sonra; okul, sınıf, öğretmen, öğrenci, idareci, yönetmelik, müfredat programı, tayin ve atama yönetmeliği, ücret, maaş...  Bu kadar kavramı sıralamaktan yoruldum.  Son günlerde Sayın Sağlık Bakanının her gün yüzlerce defa, ‘´maske, mesafe, temizlik´´ Kavramlarını insanımıza öğretemediği görünce, öğretmenlerin işlerinin ne kadar zor olduğu aklıma geldi. Demek ki, insanımızın bazı şeyleri anlamamak gibi, bir yeteneği var! 

Sonuç; bir lambayı dahi kapatmayı öğretemediğimiz kitleler, hayatı ve sosyal yaşamı algılayamamış insanlar...  

Acaba eğitim ve öğretim kurumlarımızda anlattığımız, öğretmeye çalıştığımız bilgileri, uygulamaları, hangi hayat şartlarına göre anlatıyoruz. Mesleğini düzgün, ideal, doğru bir şekilde yapan insanları, bu eleştirilerin dışında tutuyorum. Çoğunun yukarıda saydığım eleştirilerle iç, içe olduğu zannını taşıyorum. Allah, özellikle insan yetiştirme konusunda yardımcımız olsun, bizleri başarılı kılsın... 

 Bu çağda enerjiye sahip olmak hayattır, enerji bağımsızlıktır, enerji kaynağının kendi, kendine yetmesi bir idealdir. Karşı taraflara karşı, dik durmadır. Ele muhtaç olmamaktır. Dostunun çok olması demektir. Enerjiye sahip olmak güç demektir. Ağırlığını tüm devletlere hissettirmektir. Enerji açısından başkalarına muhtaç olmak ise; bu kavramların tersidir.  

Bugün devasa barajların her alanda ülkemizi nasıl kalkındırdığı görmemek için, kör olmak lazım. İşte Harran ovası… Örnektir… 

Bugün Dünya devletlerine kafa tutmayı, Bölgede süper güç olmayı becerebiliyorsan, dışarıya bağımlılığının azalmasından dolayı, IMF, borcun olmadığından dolayıdır... Bu nedenlerden dolayı gücü kendinde bulduğunu unutma... 

Terörist başını bile Ülkemize getirmek için, özel bir uçağa ihtiyaç olduğumuz günleri hatırla… Polis arabalarına günlük, sınırlı yakıt verildiği günleri, hafızandan silme… 

Enerji alanında kimseye muhtaç olmamak, seni Dünya devleri arasına sokacaktır, sakın aklından çıkarma… 

O halde enerji konusunu iyi anlayalım, anlatalım. Kullanımına dikkat edelim. Söndürülmeyen bir lambanın faturasının ülke bağımsızlığı ile, ilgili bir davranış olduğunu unutmayalım. Bu alanda çalışma yaparak, bizleri enerji bağımlılığından kurtarma çabası içerisinde olanları ayakta alkışlayalım... 

Bu alandaki çalışmaları yürekten destekleyelim… Asla birilerinin oyunlarına gelmeyelim…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖZEL İÇERİK
    1/20
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 05051524578 ( Menderes APAYDIN )