• BIST 108.489
  • Altın 152,396
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C

Bal Hakkında Bilmeniz Gerekenler

İnsanların, arıyı ilk olarak ne zaman keşfettiği, bal ile ne zaman tanıştığı tam olarak bilinmiyor. Ancak yapılan bilimsel araştırmalar, kehribar içinde bulunan arı fosillerinin, arının bilinen geçmişine temel oluşturduğunu gösteriyor.
Bal Hakkında Bilmeniz Gerekenler

BAL NEDİR?

 

Bal, bal arılarının çiçeklerden ve meyve tomurcuklarından topladıkları özlerden oluşturdukları yüzyıllardır sofralarımızda baş tacı olan, hastalıklardan korunmak için ilk başvurduğumuz, çocukluktan yaşlılığa en değerli besinimizdir. Öyle ki her hastalık için bir ilaç aramak yerine sadece bal ile düzenli olarak beslensek aslında birçok hastalığa yakalanma riskini de nerdeyse bitirmiş oluruz.

 

Bal arıları binlerce çiçekten bal özünü toplayarak , "bal midesi" denilen bölümlerinde biriktirip kovana getirirler. Toplayıcı arılar, topladıkları bal özünü kovana kusarlar ve bu özü birkaç işçi arı paylaşır. İşçi arılar, bal özünü emerek bal midelerine doldururlar ve başlarında bulunan çok özel bir bezeden, özel bir enzim salgılayarak bal özünü adeta yoğururlar. Bal özü, kimyasal bir dönüşüme uğrayarak bal olmaya başlar. İşçi arılar, bu balı altıgen petek gözüne, dörtte birini dolduracak şekilde boşaltırlar. Peteğe boşaltılan bal, ilk haliyle %80 gibi yüksek su oranına sahiptir. İşçi arılar, bu suyu buharlaştırmak için balı ağızlarıyla emip, havayla temasını sağlayarak suyun buharlaşmasına çalışırlar. Böylelikle bir petek gözünün dolması 3 günü bulabilmektedir. Sudan arındırılmış balla dolan petek gözü, mumla kapatılarak kullanıma hazır hale getirilmiş olur.

 

İnsanların, arıyı ilk olarak ne zaman keşfettiği, bal ile ne zaman tanıştığı tam olarak bilinmiyor. Ancak yapılan bilimsel araştırmalar, kehribar içinde bulunan arı fosillerinin, arının bilinen geçmişine temel oluşturduğunu gösteriyor. Bilim adamları, fosillerin 40 milyon yıllık olduğunu açıklamışlardır. Ayrıca, Valencia'daki Aran mağaralarında bulunan, 20 bin yıl öncesine ait bal toplayan kadın resmi, 40 milyon yıldır dünyada var olan arının, insanlar tarafından sadece 20 bin yıldır bilindiğini göstermiştir.

 

Arıcılığın temelleri, insanların yerleşik hayat düzenine geçip, çiftçilikle uğraşmaya başlaması ile atılmıştır. Bölgesel yaşayışlara göre, içi oyulmuş ağaç kütükleri, saz ve samandan örme sepetler, killi topraktan yapılmış özel çömleklerden kovanlar yapılmış, ağaçlara asılan bu kovanlar ile ilkel arıcılık yapılmıştır.

 

İnsanlar tarih boyunca bala şifa kaynağı olarak bakmış; hatta kimi kültürlerde bal, kutsal sayılmıştır. Bu noktada, eski zaman insanlarının bala bu kadar önem verme sebebinin, hastalıklara şifa bulmadaki acziyetleri olduğunu anlamak güç değildir. O dönemlerde, tatlandırıcı olarak sadece balın kullanılması ve mumun sadece bal mumundan yapılması, arıcılığa ve bala ayrıca önem kazandırmıştır. Arıcılığın ilkel yöntemler ile yapılmış olması, balın elde edilmesindeki zorluk, arıcılığın ve balın koruma altına alınması gibi tedbirleri de beraberinde getirmiştir.

 

Bal, gerek içinde bulunan vitaminler ve minerallerle, gerekse yapısal özelliklerinden dolayı, insanlar için tam bir şifa kaynağıdır. Nitekim, Kuran'da da bu konuya dikkat çekilmiş ve Nahl suresinde geçen; 'Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır.' ayetleriyle, arıların balı, Allahın ilhamıyla elde ettiklerine dikkat çekilmiştir.

 

Bal ile ilgili peygamber efendimiz ise, şöyle buyurmuştur ; "Kim, her ay üç gün, sabahleyin, bir kaşık 'bal' yerse, o kimsenin başına büyük dert (hastalık) gelmez." (İbn-i Mace)

 

"Şu şifalı iki şeye devam ediniz; 'bal ve Kuran' (İbn-i Mace)

 

Konuyla ilgili bir diğer hadis de şöyledir; Bir adam, Allah'ın elçisi (s.a.v.)'e gelip "kardeşimin karnı ağrıyor" diyince, Allah'ın elçisi (s.a.v.), "kendisine 'bal şerbeti' içir" buyurdu. Ona bal şerbeti içirdikten sonra tekrar geldi ve dedi ki: "Ey Allah'ın Elçisi (s.a.v.)! Bal şerbeti içirdim; fakat karın ağrısı arttı." Bunun üzerine Allah'ın elçisi (s.a.v.), "tekrar 'bal şerbeti' içir" buyurdu. Adam içirdi ve sonra tekrar gelerek, "balı içirdim fakat ağrı geçmedi arttı " dedi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu, "Allah'ın sözü doğrudur, kardeşinin karnı yalan söylemiştir. 'Bal şerbeti' içir" dedi. O kimse de tekrar bal şerbeti içirdi ve kardeşi iyileşti.

 

BALIN FAYDALARI

 

Arı sütünün, bebek-çocuk-erkek-kadın-yaşlı yaşamlarında, Gebelikte; doğum öncesi ve sonrası süreçte ve anne karnından itibaren gelişme çağındaki çocuklarımıza pek çok yararları vardır. Zihinsel gelişim ve büyümede çok etkindir. Yaşlanmayı geciktirici, kanser tedavisi ve ağır ilaç kullanımından doğan organ bozukluklarında en önemli etken maddedir. Çocuk sahibi olmak isteyenlerin ilk başvurdukları ilaçlar arısütlü macunlardır. Yüzyıllardır tüm insanlığın ölüm hariç her derde faydalı olarak gösterdikleri besin arısütüdür.

 

Hastalıkla savaşanlar için çok önemli bir destektir. Kanserle ve ağır hastalıklarla mücadelede propolis ile birlikte en çok başvurulan ürünlerden biridir.

 

Sporcular ve egzersiz yapanlar için vazgeçilmez gıda ve doğal dopingdir.

 

Çocuk sahibi olmak isteyenler, iş ve yaşamlarında performans, zindelik ve verimliliği artırmak isteyenler, uzun ve sağlıklı yaşam arzulayanlar, saç dökülmesi, sırt ağrısı, sivilce gibi problemleri olanlar gibi her kesimden kullanıcıların gördükleri çeşitli önemli yararlardan bazıları şunlardır:

 

İYİ BİR KORUYUCUDUR: Antibakteriyel özelliğinden dolayı içinde birçok gıda bozulmadan saklanabilir.

 

MİDEYE KUVVET VERİR: Baldaki şeker emilimi en kolay olan şeker olması ve Hazmı gerektirmediğinden kolayca kana geçer. Ve midedeki fazlalıkları dışarı atar.

 

KANSIZLIĞI GİDERİR: Kan yapıcı özelliğinin yanında hastalıktan yeni kalkmışlara kuvvet verir.

 

DAMARLARI AÇAR: Diğer şekerlerin oksine okisjen ile reaksiyona girdiğinde tam yanma meydana geldiği için kanda daha az atık madde bırakır. Kalp adelesine faaliyet ve zindelik vermesiyle Kalp Hastalarına faydalıdır.

 

ROMATİZMA: Romatizmal hastalıklarda haricen kullanmak hastayı kısa sürede iyileştirir.

 

ALERJİ: Alerjik vakıalarda pahalı ve zahmetli tedavilerin yerini alacak bir alternatif tedavidir.

 

AĞRI DİNDİRİCİ: Balın bilhassa buharı ağrı ve sızıyı birkaç dakika içinde dindirmeye başlar.

 

İŞTAH AÇICI: İhtiva ettiği A,B,C, ve diğer vitaminler ve mineraller insana zindelik verir.

 

DOĞAL DİŞ MACUNU: Diğer tatlı ve meyvelerin zıttı bal dişleri ve diş etlerini temizleyip parlatan bir macundur. Dişleri ve diş etlerini mikroplardan korur,ağızdaki yaraları tedavi eder.

 

KABIZLIK: Bilhassa sıcak bal şerbeti kabızlığı kısa sürede geçirir.

 

ŞİŞMANLIK: Bal içerdiği enzimler sebebiyle şişmanlığı önler. Bilhassa ılık bal şerbetinin zayıflatıcı özelliği vardır.

 

YARA İLTİHAP GİDERİR: Bugün modern tıpta ameliyat yaralarında bal kullanıldığı bilinmektedir. Cavanagh ve BEAZLEY adlı araştırmacılar balın laboratuar şartlarında özellikle boğaz iltihaplarında kendini gösteren Kalbi Tutacoli mikropları ile Candida Albicans isimli mantarlar üzerinde balın etkili olduğunu gözlüyorlar. İnhibin mikropların üremesini de önler.

 

BALGAM SÖKTÜRÜR: Balgamı keser vücudun pis rutubetini giderir.

 

GÖZE FAYDALIDIR: Gözün görme gücünü arttırır. Nar suyu ile karıştırılıp göze sürme gibi çekilirse gözün keskin görmesini sağlar.

 

KARIN AĞRISI: Karın ağrısını geçirir. Bal şerbeti karın ağrılarını çok kısa bir sürede dindirir.

 

İDRAR SÖKTÜRÜR: Mesane yollarını temizler. İltihabını giderir.

 

KÖPEK ISIRMASI’na karşı faydalıdır. Köpek ısırınca bal şerbeti içilir. Ve köpeğin ısırdığı yere bal sürülür. Kuduz ihtimaline karşı tıbbi tedbirler ayrıca alınmalıdır.

 

CİLDİ GÜZELLEŞTİRİR: Vücud bal ile oğulursa cilt yumuşar. Bitleri öldürür.

 

SAÇLARI BESLER. Saça sürülürse saçları yumuşatır. Besler,uzatır,parlaklık ve canlılık kazandırır.

 

NEZLEyi geçirir. Bal limonla veya sütle içilirse nezle için çok faydalıdır.

 

VEREM: Özellikle çiçek balı gül ile karıştırılıp sabah akşam yenirse akciğer yaraları ve vereme çok faydalıdır.

 

YANIKLAR: Bal zeytinyağı ve gres yağıyla karıştırılıp yanan yerlere sürülürse acı,sızı çekilmez. Yanık kısa sürede iyileşir. Yanık izi kalmaz.

 

VARİSe faydalıdır. Bal vücudda olan olan varis ve varis yaralarına masaj yapılarak sürülürse çok faydalıdır.

 

KARACİĞER: Bal karaciğer ve göğsü temizler. Baldaki ciholin karaciğerin fonksiyonunu kuvvetlendirir. Ve hücrelerinde toplanan yağın giderilmesi için harekete geçirir.

 

SARILIK: Balla salatalık rendelenerek yenirse susuzluğu giderir. Kanı temizler. Sarılığı kısa sürede iyileştirir.

 

ARI SÜTÜ, POLEN, PROPOLİS VE SAF BAL

 

 7'den 77'ye çocuk-kadın-erkek herkese sayısız faydalar sağlayan süper etkin ve tamamen doğal ürünlerdir. Kansere karşı doğal koruyucu olmasının yanı sıra kanser tedavisine önemli bir destek mahiyeti gösterir. Kemoterapi benzeri ağır tedavilerin tahrip edici ağır yan etkilerini tolere eder. Gebelik ihtimalini artıran, yaşam kalitesini yükselten bu ürünler bir gençlik, sağlık ve uzun yaşam iksiri görevi de görür.

 

Bitkisel tedavi veya antioksidan alımı amacıyla kullanılan en yakın takipçilerine göre arı ürünleri 100 katlara varan inanılmaz üstünlükler içerir. İnsan bedeninde bulunan 10 trilyon hücrenin serbest radikallerin saldırısına her an maruz kaldığı düşünülürse bu super antioksidan değerlerin avantajı ortaya çıkar. Sitemizde arı ürünleri hakkında yapılan sayısız üniversite araştırmalarına linkler ve bilim adamlarının vardıkları sonuçlara ulaşabilirsiniz. Aşağıda bu ürünlerin temel bazı faydalarını, paragraf altlarında linki verilen ilgili sayfalarda ise deneysel sonuçların ayrıntılarını bulabilirsiniz:

 

Arı Sütü çocukların bedensel ve zihinsel gelişimlerine hamileliğin ilk dönemlerinden itibaren önemli ve doğal bir katkıdır. Arı sütü ve arı ürünlerinin tekil ve beraber kullanımlarıyla ortaya çıkan sayısız yararlardan bazıları şöyledir:

 

-Bağışıklık sistemini kuvvetlendirici etkisi üzerinde yoğunlaşmış bilimsel araştırmalar da mevcuttur: Prof. Sver ve arkadaşları denekler üzerinde yaptıkları deneylerin sonucuna göre arı sütünün bağışıklığı kuvvetlendirici belirgin etkilerini ispatlamışlardır. Bağışıklık sistemini arı ürünlerinin kompozit kullanımı tam olarak destekler. Arı Sütü, Polen ve Propolisin ideal doz ve kullanım şekilleriyle, kalp-damar, sindirim, sinir ve savunma sistemleri güçlenir ve bünye hastalıklara karşı önemli oranda direnç kazanır. T1-T2 savunma hücrelerinin artışı ve direnci konusunda da etkin oldukları tesbit edilmiştir.. 7'den 77'ye her yaştan Kullanıcının genel durumlarında gözle görülür iyileşmeler gözlenir.(Konuyla ilgili detaylı bilgiler için buraya tıklayınız..).

 

-Arı ürünleri Kanserle medikal mücadelede hastanın direncini artıran ağır yan etkileri tolere eden destek yönleriyle ön plana çıkar. Bağışıklık sistemini güçlendirdiği bilimsel araştırmalarla ortaya konmuştur. Tayvan Memorial Tıp fakültesinde görevli tüm onkologların katıldığı araştırmanın sonucunda medikal tedaviyle beraber kullanılmasının yayılımı iki kat yavaşlattığı ifade edilmiştir. Bu ve benzeri araştırmalarla ilgili detaylara aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Ürünler güçlü anti-kanser ve antioksidan tanımına da girmektedir. Buna bağlı olarak önleyici ve koruyucu tıp anlamında ayrı bir önem verilmektedir. Kullanıcılar kemoterapi seansları ardından daha hızlı toparlanmakta, kan değerleri ve dirençleri yükselmektedir. Araştırmalara ve daha detaylı bilgilere ulaşmak için buraya tıklayınız.

 

-Gebelik; gebe kalma ya da bırakma yönünden sorunlu aile bireylerine arı sütü ve polen kullanımı önemle tavsiye edilir. Özellikle Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerinde pek çok kaynakta düzenli arı sütü ve polen kullanımıyla gebelik şansının yükseldiği belirtilmiştir. Sohaq Üniversitesi'nde jinekolojide tedavi gören 99 çift üzerinde yapılan bir deneyde gebelik şansının ~3,3 kat arttığı sonucuna varilmiştir.. (Bu ve benzer araştırmalarla ulaşmak için tıklayınız..)

 

-Fırat Üniversitesi'nde gerçekleştirilen gebelik konulu araştırma sonuçlarına göre sperm sayı ve kalitesi arı sütü kullanımıyla belirgin artış göstererek gebelik ihtimali buna bağlı olarak artmaktadır. Ayrıca, arı sütünün gelişme ve büyümeyi hızlandırıcı, hormonal düzenleyici, cinsel gücü ve döl verimini arttırıcı olarak da kullanıldığına dikkat çeken araştırma tüm bu içeriğiyle arı ürünlerinin gebelik amaçlı kullanımına işaret etmektedir.Gebelik konulu bu araştırmayı okumak için tıklayınız..)

 

-Sara (Epilepsi) hastaları için şifa kaynağıdır. Düzenli kullanıcıların tanıklıklarında, düzenli arı sütü ve polen kullanımında nöbetlerin hafiflediği va nöbet aralarının açıldığı belirtilmiştir. (Epilepsi Konulu detaylı bilgiler İçin Tıklayınız...)

 

-Diabetlerin, düzenli almaları halinde, insülin kullanımını azami yarı yarıya oranlara kadar azaltabildikleri gözlenmiştir. Tip II Diabetler ise kan şekerini düşüren özelliğinden yararlanarak ilaç kullanımını azaltabilmektedirler. (Saf Arı Sütünün İnsulin Etkisi Konulu araştırmalarr için tıklayınız)

 

-Zihin açıklığı için kullanılan ve beyin gücüne güç katan özelliği ile arı sütü öğrenciler ve zihin yönüyle öne çıkan meslek sahipleri için super benzin görevi gören bir üründür. Zihin gücü için arı sütüyle birlikte mükemmel gıda olarak adlandırılan polen de önerilir.

 

-Unutkanlık, Parkinson, Alzheimer ve benzeri diğer sinir sistemi hastalıklarına deva olan acetylcholine maddesi ve phospho - lipids'ler bakımından arı sütü zengin içeriklidir. Buna ek olarak, arı sütü ve polen içeriklerinde yine zengin oranlarda bulunan doğal hormonlar, mineraller, B-Kompleks vitaminleri, folik asit ve bazı yağ asitleri de özellikle beyin ve sinir sistemi başta olmak üzere, beden genelinde olumlu ve şifalı etkiler gösterirler. (Kaynak: http://journals.usamvcj.ro/zootehnie/article/view/2237/2150)

 

-Migren Ağrılarını azaltıp dindiren özellikleriyle arı sütü ve propolis şifalı, etkin ve doğal çözümlerdir.

 

-Bu iki ürünün Güçlü Antidepresan özellikleri de keşfedilmiştir. Anksiyete ve Yoğun Stres şikayetleri olanlara tamamen doğal ve yan-etkisiz kolaylıklar sunar.

 

-Şehir yaşamının yan etkilerinden olan kronik yorgunluk, halsizlik, isteksizlik gibi sorunlara arı sütü ve polen yaygın olarak denenmiş çözümlerdir.

 

 -Kemik Erimesine şifadır. Japonya Nagasaki Üniversitesi’nde gerçekleştirilmiş olan bir çalışmada arı sütünün kemik dokusunu geliştirici ve destekleyici etkisi araştırılmıştır. Sadece arı sütü verilen deneklerde kemik yoğunluğunda %85 oranında artış saptanmıştır. Araştırmada arı sütünün bağırsaktan kalsiyum emilimini artırdığı ortaya konmuştur. Yine Japonya’da yapılmış başka bir araştırma ise hücre kültürü ortamında arı sütünün kemik yapımında görevli osteoblast hücreleri üzerinde etkili olarak kemik yapımı için gerekli tip 1 kollajen ve benzeri maddelerin sentezini uyardığını göstermiştir. Kemik erimisine karşı arı sütüyle birlikte kalsiyum değeri yüksek besinler ya da doğrudan kalsiyum ve magnezyum içeren destekler alınması önerilir.

 

-Yaşlılıkta, arı sütü Hücre yenilenmesini tetikler. Yaşlandıkça ortaya çıkan hücre bölünmelerindeki arızaları giderir. Böylece Yaşlanma etkilerinin önüne geçerek, uzun ve sağlıklı bir gençliğin sürdürülmesine yol açar. Polen ise ileri yaşlarda çabuk hazmolan ve kolay emilim özelliği ve içerdiği inanılmaz oranda esansiyeller ile mükemmel gıdalanma imkanı sunar. Arı sütü ve polen kullanımı ikinci bir bahar etkisi getirir.

 

-Kolesterolü düşürür: Üniversitelerde bilim adamlarınca yapılan araştırmalarda saf arı sütü kullanımının kolesterol'de yüzde 14 civarında ve trigliseridlerde ise yüzde 38'e kadar düşüşlere yol açtığı tesbit edilmiştir.Ayrıca, Kroner damarların ve karaciğerin incelenmesi sonucu arı sütü alanlarda önemli üstünlük gözlenmiştir. Yani mevcut kolesterol'ün kalp-damar ve karaciğer üzerindeki zararlarını tolere ettiği de saptanmıştır. Arı sütü yanında propolis de kan değerlerinin iyileşmesinde etkindir. (Arı Sütünün Kolesterol'e Etkisi Konulu Detaylı Bilgiler İçin Tıklayınız..)

 

-Hiper Tansiyon, Oynak Tansiyon sorunlarına kalıcı devadır. Kullanıma başlandıktan çok kısa bir sürede kullanıcının kalp damar sisteminde dengeleyici yönüyle etkin olur. Damar tıkanıklığına da iyi gelir. Zira, damarların iç çeperini açar, kanı inceltir, böylece kan akışını en ücra kılcal damarlara kadar ulaşmasında rol oynar. (konuyla ilgili detaylı bilgiler ve kaynaklar için tıklayınız..)

 

-Fiziksel ya da zihinsel yoğun mesai yapanlara arı sütü ve polen iş-antreman öncesi kullanımlarda metabolik motivasyon ve yüksek performans sağlar, bedensel-zihinsel aktivite sonrası kullanımlarda ise dinlendirici ve dinginlik vericidir. Uzun yaşam ve gençlik iksiri olarak bilinirler.

 

-Arı sütü, Kadınlarda Regl ve Menopoz dönemlerinde ve erkeklerde ise Andropoz döneminde bünyeyi destekler. Bir dizi araştırma sonuçlarının derlendiği bir bilimsel makalede de arı sütünün kadınlarda menopoz sonrası şikayetleri azaltıcı etkisi olduğu belirtilmiş ve yumurtalıkları ameliyatla çıkarılmış deney hayvanlarında yapılmış bir araştırmada arı sütünün bu etkisinin östrojen benzeri maddeler salgılatmak yoluyla gerçekleştirdiği anlatılmaktadır. Erkeklerde ise testerasyon hormonunun salgılanması şeklinde paralel etki kendini gösterir. (Kaynak: J Ethnopharmacol. 2005 Oct 3;101(1-3):215-20.).

 

-Kronik Ağrıları hafifleten ve gideren özellikleri bilimsel araştırmalarla tesbit edilmiştir. Arı sütünün hafifletici etkisine propolis de antiseptik etkileriyle takviye eder. Ağrı anlarında ılık suda alınacak propolisin terapik etkileri görünür. (Kaynak: Evid Based Complement Alternat Med. 2006 September; 3(3): 339–348. )

 

-İktidarsızlık ve İsteksizliğe: Damarları açan, kanı incelten, hormon dengesine katkı veren ve kas yapısı ile bünyeyi güçlendiren özellikleri ile iktidarsızlık sorununa arı sütü önemli bir çözümdür. Polen ise kas sistemi üzerinde performans artırıcı etki gösterir. Anı sütü vücudumuzun hormon dengesine katkıda bulunmasıyla cinsel isteksizlik ve soğukluğu yaşayan çiftlerde çözüme yardımcı olur.

 

-Tiroid bezinin önemli bir otoimmun hastalığı olan Graves Hastalığı’nda otoimmun antikorları baskılayarak düzenleyici görev yapabileceği belirtilen arı sütünün, tiroid beziyle ilgili pek çok sorunda çözüme yardımcı olabileceği bildirilmiştir (Kaynak: Endocrine. 2006 Oct;30(2):175-83.).

 

-Eklem-Mafsal İltihabı (Arterit), Romatizma ağrıları, çeşitli iltihabi hastalıklar, karaciğer yağlanması ve eklem hastalıklarında yararlıdır.. Arı sütünün çeşitli iltihabi hastalıklarda başarı ile kullanılabileceğini destekleyen bir çalışma da Bulgaristan’da yapılmıştır. 125 iltihabi hastalık üzerinde yapılan araştırmada arı sütünün organizmada immino-biyolojik aktiviteyi arttırarak hastalığın önlenebileceği sonucuna varılmıştır. Propolis de iltihabi tüm hastalık ve enfeksiyonlarda önemli bir deva kaynağıdır. Bu iki temel arı ürünün beraber kullanımı ile kısa sürede sonuç alınabilir.

 

Bronşite karşı arı sütü ve propolis kullanımı kısa sürede kullanıcıyı şaşırtacak düzeyde etki gösterir. Kış aylarını çok daha rahat geçirmek mümkün olur. Bronşiyal Astım, allerji, nefes darlığı ve sigaraya bağlı soluk alma zorluğu yaşayanlara da bu iki ürün deva olur. Astım hastaları da kısa sürede ürünlerin olumlu etkilerini görmektedir.

 

-Kırışıklara, deri hastalıkları ve sorunlarına, sivilceye deva olan arı sütü ve propolis ten tazeliği/güzelliği veren ve deri nemini ve parlaklığını koruyan etkiler gösterir.. Bu sonuçlar için ten üzerine doğrudan propolis-bal uygulaması, deri üzerine küçük miktarlarda arı sütü uygulaması ve bu iki ürünün ağız yoluyla alımı önerilir.

 

Arı Poleninin Bazı Yararları: Mükemmel Gıda olarak nitelenir. Yüksek performans sağlar, sporcular ve sportif yaşayanlar için anabolik (kas adale yapan) etkileriyle öne çıkar. İçindeki flavonoidler en büyük antioksidanlar arasında sayılan E vitamininden 200 kat daha fazla antioksidandır. En mükemmel B-vitamini kaynağı olarak nitelenir. Bir çay kaşığı polen günlük B vitamini ihtiyacını karşılar. Yine aynı miktarda bulunan esansiyeller devasa boyutlardadır. Bir çay kaşığı polendeki temel esansiyelleri alabilmek için 12 litre süt içilmesi gerekmektedir. (Esansiyel: bedende üretilmeyen ve dışarıdan almak zorunda olduğumuz aminoasitlerdir. Her türlü doku inşasında, yenilenmesinde, tamirinde bu aminoasitlere gereksinim duyarız. Beslenmemizdeki temel amaç bu esansiyelleri almaktır.) Günlük 10-15 gr polen tüketen bir kullanıcı tamamen doğal ve organik, sindirimi 40 dakika gibi hızlı ve kolay, ayrıca zengin bir vitamin ve mineral kaynağı tüketmiş olur. Polenin faydaları..

 

Propolis'in Bazı Faydaları: Çok güçlü antibiyotik etki içerir. Farklı enfeksiyonlarda 10 kattan 100 kata kadar antibiyotiklere göre daha etkin olduğu deneylerle tesbit edilmiştir. Aynı zamanda polen gibi içerdiği flavonoid nedeniyle güçlü antioksidandır. Ağır enfeksiyonlar ve kanserle mücadelede etkin olarak kullanılır. Solunum yolları enfeksiyonlarına da dermandır. Mantar ve zararlı bakterileri durdurur. İyileşmeyen yaralar, deri üzerinde iltihaplı enfeksiyonlar için de kullanılır. Sedef hastalığına doğrudan uygulama ve oral tüketim beraberliği ile deva olur. Apse ve ağız içi iltihap ve yaralara iyi gelir. Genel ağız-burun-gırtlak sağılığı için propolis ekstraktı damlatılan suyla gargara yapılır. Çok güçlü Antiviral ve Antibakteriyeldir. Propolisin faydaları

 

İdeal Arı Sütü, Polen ve Propolis Dozajları:

 

İdeal arı sütü dozajı çoklarınca sanıldığı gibi miligramlar düzeyinde değildir, Eskiden çok daha pahalıya malolan arı sütü için kullanım miktarları özellikle kısıtlı tutulmak durumunda kalınmıştır. Kullanım miktarı azdan başlayıp Yavaş yavaş artırılmak şartıyla nihai miktar tek alımda 6 gram düzeyine kadar çıkabilir. Sabah akşam birer doz alınması önerilmektedir. Kullanıcının yaşam çizgisine ve alışkanlıklarına bağlı olarak etkin ürünün dozaj miktarı zaman içerisinde belirlenir.

 

Polen kullanımdaki ideal doz ise genel amaçlar için günlük 10-15 gr. dır. Detaylı bilgi için tıklayınız..

 

Propolis dozaj miktarı FDA'nın tavsiyesine göre deva amaçlı 2 gram, koruyucu tıp amaçlı kullanım için ise bu miktarın dörtte biridir.

 

Arı Sütü, Polen ve Propolis Ne Kadar Dayanır?

 

Arı Sütü saklama koşullarına uyulduğunda 18 ay boyunca besin değerini kaybetmeden dayanır.

 

Polen saklama koşullarına uyulduğunda 18 ay boyunca besin değerini yitirmeden korunabilir.

 

Propolis saklama koşullarına uyulduğunda 18 ay boyunca özelliklerini yitirmeden korunabilir.

 

 

GEBELİK

 

Gebelik ile ilgili sorunlarda tedavinin başarı şansı ortalama yüzde 14’ler civarında gerçekleşmektedir. Arı sütü ve polen kullanımıyla bu oran yüzde 46’lara çıkmaktadır. Gebelik konusunda; sperm kalitesi, hareketliliği ve sayısında artışını sağlayarak rol oynadığı gibi, kadında doğurganlığı artırdığı tesbit edilmiştir. Kadında ortaya çıkabilen yumurtlama dönemi; adet düzensizliği, adet sürecinin daralması nedenli sorunlara tam bir çözüm teşkil ettiği kullanıcıların altını çizdiği ortak noktalardan biridir.

 

Öte yandan, yumurta miktarı, kist sorunları, yumurta kalitesi de belirleyici etkenlerdir. Arı ürünleri, yapılan tüm araştırma sonuçlarına göre; Yumurta kalitesini pozitif yönde etkilemektedir. Yumurta çapı, çatlama kapasitesi kullanım zamanıyla doğru orantılı olarak artmaktadır. Sperm ve yumurta kalitesi sadece gebelik sonucu için değil, doğacak bebek için atılan ilk temel olması yönüyle de önemlidir. Kuzey Amerika başta olmak üzere ortaya çıkan yeni bir trendte sorun olsun olmasın gebelik öncesinde bu ürünlerin bir süre kullanımı gerçekleştirilmektedir.

 

Arı sütü ve polen kullanımı sadece gebe kalmak için değil, gebelik sürecinde de önerilmektedir. Düşükler gebelik sürecinde ortaya çıkabilen en korkutucu gelişmelerdendir. Daha önce bir ya da birden fazla düşük yaşayanlar, arı ürünlerini kullandıklarında bunu yaşamamışlar, bu sonucu da yaşamlarına yeni kattıkları bu ürünlerle ilintilemişlerdir. Yine bu süreçte, anne karnında, anne üzerinden bebeğin gelişmesinde olumlu etkiler gözlenmektedir. Zihin gelişiminde, sağlıklı büyümede, güçlü bünye konusunda etkili olduğu kullanıcılar tarafından bildirilmektedir. Örneğin, Down Sentromu testlerinde doktorları şaşırtan olumlulukta sonuçlar ortaya çıkmakta.. Bebeğin emsallerine göre daha iri ve güçlü doğduğu belirtilmektedir.

 

Tüm bunlara ek olarak arı ürünleri kullanımının anneye olan faydaları da sözkonusudur. Gebelik süreci daha rahat geçmekte. Bu süreçle ilgili sorunların hafiflediği vurgulanmaktadır. Gebelik öncesi ve sürecinde ürünleri kullanan anneler, doğum sonrasında da kullanarak süt vasıtasıyla bebeklerinin ürünlerden yararlanmasını tercih etmektedirler. Zihin gelişiminin gittikçe önem kazandığı gerçeğinden hareketle ileriye dönük önemli bir yatırım yaptıklarını düşünmektedirler. Arı ürünlerinin zihinsel fonksiyonlarındaki etkileri bebekten yaşlıya her çağdan insanda belirgin şekilde gözlenebilmektedir. Odaklanma yeteneği, algı, anlayış, sentez ve hafıza gücü artmaktadır.

 

KANSER TEDAVİSİ

 

Kanser tedavisi sürecinde arı ürünlerinin hem tedaviye hem hastaya dönük önemli katkı ve desteği sözkonusudur. Hastalığı baskılaması; metastazı yarı yarıya oranlara kadar yavaşlatması, tümör büyümesini premier bazda bunun da ötesinde baskılaması ürünleri binlerce üniversite araştırmasının objesi haline getirmiştir. Kaldı ki, ürünlerin bu araştırmalardan önce de olumlu subjektif deneyimlerden kaynaklanan geniş bir kullanımı araştırmalar öncesinde zaten mevcuttu. Aslında adı konmuş olsun olmasın pek çok rahatsızlık ve hastalık için asırlardır kullanılan ürünlerdir propolis, arı sütü ve polen.

 

Öte yandan hastalığın olumsuz etkileri ve kemoterapi ve radyoterapi gibi ağır tedavilerin ağır yan etkileri önemli ölçülerde tolere olmakta... Rahatlatıcı ve daha pozitif yöne çeken psikolojik etkileri gözlenmektedir.

 

Türkiye’de deva ve kovan beraber düşünülürken akla “bal” gelirken. Kuzey Amerika’da, yaygın kullanım olan batı avrupa ülkeleri ve uzak doğu’da aynı kelimeler yan yana konulduğunda akla yoğun olarak “arı sütü” ve “propolis” gelmektedir. Çok sayıda yapılan pahalı deneylere kolayca kaynak ayrılması bu nedenle mümkün olabilmektedir. Hele kanser tedavisi ile ilgili yaklaşımların geliştirilmesi gereksininiminin büyüklüğü, ürünlerin, özellikle bu doğrultuda tekrar tekrar ele alınması sonucunu doğurmaktadır.

 

Propolis ve arı sütüne kanser tedavisi ile ilgili pek çoğu onkologlarca yapılan sayısız araştırmaya konu olması ve araştırma sonuçlarında ürünlerin kullanımının önerilmesi özellikle Kuzey Amerika ve bazı avrupa ülkelerinde bu ürünlerin kanser tedavisi süreçlerinde kullanımıyla doğan tüketimini son 30 senede yüzde 1800 civarlarında artırdığı tahmin edilmektedir.

 

Arı Dünyası, bu araştırmalara referans ve doğrudan link vererek ürünlerin bilimsel değeri ve bilim adamlarınca çeşitli şekil ve oranlarda kullanılarak gerçekleşen deneylerce sonuçlandırılan bu araştırmalara en geniş şekilde yer veren türkçe site olmuştur. Ancak, bu bilimsel ağırlığı gerçek anlamda toplu halde yansıtan başka dilde sitelerin de mevcut olduğu söylenemez. Bu nedenle olsa gerek sitenin başka dillere tercüme edilmesi yönünde talepler sürekli olarak iletilmektedir.

 

Kanser tedavisi konusuna dönecek olursak, dünyada gerçekleşen hemen hemen 3 araştırmadan birisinin bu konuda olması şaşırtıcı değildir. Özellikle son 50 senedir hastalığın yaygınlaşması ve tıbbi anlamda gerçek bir çaresinin ortaya henüz konulmamış olması araştırmaları zorunlu kılmaktadır. Kanser tedavisi’ne destek ve kansere çare aranırken bilimsel anlamda üzerinde en yoğun şekilde durulan arı ürünleri özellikle ürünlerden görülen yararların kullanıcılar tarafından deneyimlenmesi ve bu deneyimlerin paylaşımı artmaktadır.

 

Gerek bilimsel çalışmalar gerekse de kişisel deneyimler kanser tedavisi süreçlerinde propolis, arı sütü ve arı poleni ile sağlanan desteğe her geçen gün daha yoğun olarak dikkat çekmektedir. Bir üniversitenin ürünlerle ilgil araştırmaların sonuçlarına attığı başlıkta arı ürünlerinin 21’inci yüzyılın temel tedavi araçları olacağını vurgulamaktadır.

 

Arı ürünlerinden arı sütü, polen, propolis en saf bal'ı doğal halleriyle evinize kadar getiriyoruz. Bu ürünlerden kendi ihtiyaç ve arzularınıza göre karışımları kendiniz oluşturabilir ya da saf halleriyle size özel olarak tavsiye edeceğimiz şekillerde tüketebilirsiniz.

 

"Hazır karışımlar" dan özgürlüğünüzü kazanırken, diğer yandan asıl yararlı ürünleri tüm ailenize aylarca yetecek miktarlarda ve, piyasadan çok daha hesaplı maliyetlerle, sitemizden elde edebilirsiniz. Sadece karışımlara mahkum olunduğunda;

 

-Ürünlerin karışım içindeki oranlarına dikkat edilmelidir. Ürünlerin ideal dozların altında alınımı arzulanan yararların çoğundan mahrum kalınmasına yol açar.

 

-İdeal karışım oranları sağlandığında ise bu karışımla genel ve önemli yararlar görülür ancak tek tek saf halleri ve özel kullanma şekilleriyle kazanılan çeşitli avantaj ve yararlar kısıtlanmış olur.

 

-İdeal karışım oranlarıyla yapılacak karışımın bizzat kullanıcı tarafından yapılması bazı sakıncalardan korunmak için yerinde olur. Böylece kullanıcı istediği kalite, tazelik ve miktarda ürünleri görerek, bilerek kendi eliyle karıştırabilir. Raflarda beklemiş, etkisi azalmış olabilen ya da kalite ve içeriği bilinmeyen karışımlar yerine "kendine özel karışım" gönül rahatlığıyla kullanılabilir. Ve arzulanan yararlar daha ideal dozlarla daha derin ve boyutlu olarak görülebilir. Kullanıcı ürünlerin bir kısmıyla karışım yaparken, diğer yandan ürünleri saf halleriyle de kullanarak tüm yararlardan istifade edebilir.

 

Arı ürünleri son 5 bin yıl içinde insanlık tarafından keşfedilip kullanıldı. Bilimsel gelişme ve araştırmaların sonuçları ve doğal çözümlere yönelme eğilimi günümüzde arısütü, polen gibi ürünleri tekrar ve gittikçe artan bir trendle hayatımıza katıyor.

 

Önceki dönemlerden farklı olan ise, sağlıklı yaşam açısından değerli bu ürünler yalnızca küçük bir aristokratik azınlık ile toplumun üst-zengin sınıflarınca değil, pek çoğumuzca ulaşılabilecek konumda olmasıdır.

 

Sivas haberler, Sivas haber, Akıncılar haber, Altınyayla haber, Divriği haber, Doğanşar haber, Gemerek haber, Gölova haber, Gürün haber, Hafik haber, İmranlı haber, Kangal haber, Koyulhisar haber, Şarkışla haber, Suşehri haber, Ulaş haber, Yıldızeli haber, Zara haber

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖZEL İÇERİK
    1/20
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 505 152 45 78