• BIST 1.524
  • Altın 438,496
  • Dolar 7,4448
  • Euro 9,0064
  • İstanbul -1 °C
  • Ankara -1 °C

AİLE YIPRANIYOR

Orhan ARSLAN
   

SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ, Ülkenin geleceği ile ilgili yapılması gereken çalışmaların altını çizdi. Adalet, Ekonomi, Yeni  yapılanmalar… Bundan önceki açıklamalarında Eğitimi tekrar değerlendireceklerini belirtmişlerdi. Bence buna ilave olarak en fazla üzerinde durulması gereken  konunun güçlü bir  Ailenin oluşması ve  korunması olması gerekir, diye düşünüyorum. 

Çünkü  Ailenin  en güçlü iç kalemiz  olması gerekir...

Ülkemizin yüzlerce meselesinin başını, bana göre, Aile kavramının çöküşü ve yıpranması oluşturmalıdır. Korunması gereken en önemli kurumdur. Devletin para politikaları, eğitim politikaları kadar önemlidir. Bu kurumun yıpranmasının sonucunda ortaya çıkacak negatif durumlar senelerce devam edecek sorunlar yumağının oluşturmaktadır. Günübirlik politikalar gibi olaya bakılmamalıdır. Orta ve uzun vadede bu kurumun korunması için Devlet eli ile, alınması gereken tüm tedbirler zaman geçirilmeden alınmalıdır. Anne, Baba ve çocukların bir arada mutlu ve sorunsuz bir şekilde hayatlarını devam ettirdikleri çekirdek Aile yapısı bu hali ile; bir Devletin en önemli ve güçlü yapılanmasının belirtisidir. Böyle güçlü bir yapılanmanın olmasını kim istemez… 

Devletin yaptığı araştırmalar göstermektedir ki; son yıllarda yapılan evlenmelerin bazıları çok yakın seneler içerisinde boşanma ile sonuçlanmaktadır. Boşanma oranı gün geçtikçe de çoğalmaktadır. Boşanmalar, neticesinde dağılan yuvalar arkasında hele, hele çocuklu aileler ise bir sorunlar yumağının ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Devletin yetkili kurumları boşanma oranlarının bu kadar yükselmesini araştırmalıdır. Çıkan sonuçlara göre, alınacak tedbirler ortaya konmalıdır. Aile saadetinin ve iç dayanışmasının daha kuvvetli hale gelmesi için, yapılması gereken: Devlet eli olanların, hemen yapılması için çabalar sarf edilmelidir. Devletin Dini ve sosyolojik açıdan Aile yapılanmasını güçlendirecek planlar geliştirmesi gerekmektedir. Doğal olarak Bir Aile için geçerli olan geçim standartları belirlenerek, O ailenin kimselere muhtaç olmadan hayatlarını devam ettirecekleri  ortamın  hazırlanması şarttır. Bugün için, bize çok pahalı yatırımlar gibi görünen bu durumların gerçekleşen boşanmalar neticesinde hem iki tarafa, hem de Devlete ne kadar pahalıya mal olduğunu söylememe gerek yoktur. Bir de bu işin boşanma sonrası bile devam eden tatsızlıkları ve olumsuzlukları vardır ki; onların zaten maddiyat ile ölçülmesi çok daha zordur. Anne ve Baba arasında kalan çocuk veya  çocukların durumu da işin ayrı bir yanıdır. Onların tekrardan sağlıklı birer birey olarak topluma kazandırılması veya en azından, Anne ve Babasının boşanmasından meydana gelen ortamdaki  olumsuzlukları, travmaları atlatması da gayet  zor olsa gerektir. 

Burada önemli olan Aile bütünlüğünün boşanma safhasına gelmeden daha huzurlu, daha birbirleri ile barışık, mutlu ve sorumluluğunu bilen bir durumda hayatlarını devam ettirmeleridir. Böyle sorunsuz bir Aile yapılanmasını korumak için; Devlet kendi tarafına düşen hem Maddi, hem Manevi tedbirleri almak zorundadır. Son zamanlarda çalışan bayanlara yönelik, çalışma saatinin azaltılması, emekliliğin öne çekilmesi ve ona göre ücret politikasının ayarlanması, durumlarını destekliyorum. En azından bazı boşanma vakalarının önüne geçilecektir. 

Gelecek nesillerin,  Ailelerini oluşturacak yeni evlenecek gençlerin yetişmesin de ise, şu andaki Anne ve Babalara önemli görevler düşmektedir. Öncelikli  hedef Aile kavramının kutsallığıdır. Onun neden korunması  ve devam ettirilmesi gerektiğinin beyinlere çeşitli bilgilerle yerleştirilmesidir.  Bu alanda gençlerin alacağı Dini eğitimin, İnsanları tanıma  adına yapılacak ve yaşanacak tecrübelerin çok önemi vardır.  İnsan davranışını en güçlü hale getirecek değer yargıları ile beslenmiş bir yapılanma aynı anlamda önemlidir.  İşte bu bilgi ve tecrübelerle, öncelikle şu anda yaşadığı  Anne ve Babasının ve kardeşlerinin birlikte paylaştığı,  Ailenin güçlü ve dayanışma içerisinde olan, bir Aile yapısı olması gerekmektedir. Orada yaşanan mutluluklar, her şeyi paylaşma, hayatın acı ve tatlı yanlarında birbirine dayanışma,  keder ve kaderde ortak tavır alma v.b. gibi davranış biçimlerinin, en güzel öğrenildiği  yerler, öncelikle yaşadıkları ve büyüdükleri  kendi Aileleridir. Şunu da unutmamak gerekir. Aile tamamen bir hayattır,  gerçektir. Sorumlulukları olan, hayalcilikten uzak karşılıklı olarak birbirine güvenme ve birbirini taşıma özelliği bulunmalıdır. Her şey ortaktır. Bu sorumluluğu anlayan gençler daha başarılı olmaktadır. 

Devlet  gençleri evliliğe teşvik edecek maddi ve manevi destekleri artırması gerekir. Bugün cehiz desteği olarak yapılan bir çalışmanın  varlığından haberdarız. Bu çalışma daha da genişletilerek hem neslimizin sağlığı, hem gençliğimizin korunması adına; evlilikler teşvik edilmelidir. Maddi imkanı olamayan insanlara aynen Toki yapılanmasında olduğu gibi, yardım alanları oluşturulabilir Çalışamayan bayana ait ödenekler artırılabilir. Eşler için en mutlu yerin aile ocağı olduğunu teşvik edecek uygulamalar hayata geçirilebilir. Geleceğimiz sağlıklı ailelerin oluşturacağı temellere dayanmalıdır. Çoğu şeyin çözüm noktası  sağlıklı  ve güçlü aile sistemine dayanmaktadır. 

Tam tersine  aileden uzak olarak yaşamak isteyen, evliliği düşünmeyen, vurdumduymaz, kendi başına buyruk, sorumluluk taşımayan evlenmeyi, oyun ve eğlence zanneden gençler aldanmaktadırlar. Aile,  hiçbir zaman;  çoğu  zamanı, birbirlerini kandırmaya yönelik  veya bir takım eksikliklerin, noksanlıkların saklanarak gizlendiği arkadaşlık ve flört dönemlerine benzemez. Tamamı ile gerçektir. İşte asıl problem orda çıkmaktadır. Ondan sonra karşılıklı suçlamalar olayı boşanmaya kadar getirmektedir. 

Acil şekilde bir Aile araştırma kurumları oluşturulmalıdır. Gelecek nesillerimizin sorunlarla boğuşan, kendi içerisinde mutlu olamayan nesiller olmaktan kurtarmalıyız. Daha vehim sonuçlar ortaya çıkmadan tedbir almamız gerekmektedir. Kadını korumaya yönelik, yasaların yanında acil olarak Aileyi koruyan, devamlılığını sağlayan yasaların da çıkarılması gerekmektedir…  

Geçen zaman çok  geç olabilir… 

 
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖZEL İÇERİK
    1/20
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 05051524578 ( Menderes APAYDIN )