• BIST 101.849
  • Altın 259,166
  • Dolar 5,6360
  • Euro 6,3235
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C

AHLAKLI OLMAK TOPLUMUN TEMEL ANLAYIŞI OLMALIDIR

Orhan ARSLAN

AHLAKLI     OLMAK      TOPLUMUN        TEMEL   ANLAYIŞI    OLMALIDIR 
Hayatımızın her alanında ahlakın yaşanabilir, olarak hayata geçmesi gerekmektedir. Toplumun her kademesinin böyle bir duruma ihtiyacı vardır. Öncelikle eğitim kurumlarında yıllardan beri, ihmal edilen ahlaki davranışların tanıtımının yapılarak, hayata uygulanabilir hale getirilmesi gerekir.  Bu çabalarının olmayışı her alanda ahlaki çöküntüyü beraber getirmiştir. Yüce peygamberin mesajında açıkça belirttiği üzere; kendisinin güzel ahlakı yaşanabilir, olarak tamamlanması için; gönderildiğini söylemektedir. 
Hayat için ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır. İnsan, hayatının tamamında; ahlaklı, dürüst, samimi, her türlü kötü düşüncelerden uzaklaşmış bir konumda olması için, çaba sarf etmelidir. Bu kişisel hayatımızdan, ticaret hayatımıza kadar her alanda olmalıdır. Herkes önce sizi; dürüst, samimi, candan, ahlaklı insan diye tanımlamalıdır. Böyle bir tanımlanma olması için, bunu sizin, tavır ve davranışlarınız belirleyecektir. Kısacası bunu hak etmek gerekir.
TOPLUMSAL HAYATTA İSE; öncelikle Devlet yönetmeye talip olan insanların, ahlak ve dürüstlük konusunda çok dikkatli olmaları gerekmektedir. Doğru sözlü, güvenilir, sözünün eri, dürüstlük, kavramları özellikle siyasetçilere çok yakışır. Halkımızın böyle bir beklentisi vardır. Siyasetçilerden bu özellikleri her zaman, taşımalarını istemektedirler. Oldukça önemli bir konudur. Halkımız, bu özellikleri seven siyasetçileri, mutlaka takdir edecektir.

İnsanımız, bugün her alanda çeşitli yakınmalarda bulunmaktadır. Bu yakınmaların temeline baktığımız zaman; Ahlaki öğretilerin olmadığını görmekteyiz. Bu davranışların insanlarımız tarafından terk edildiğini görmek için, fazla çabaya gerek yoktur. Çevremizdeki her davranışın içerisinde olması gereken; Ahlaki kuralları terk etmemiz sosyal açıdan, bize büyük darbeler vurmuştur. Sahtekarlıktan, hırsızlıktan, aldatmadan, şiddetten, çalmadan, çırpmadan zevk alan insan durumuna gelmekteyiz. Ahlaksızlığı tercih etmenin hayatımızdaki yansımalarıdır. Yukarıda birkaç maddesini sıraladığımız olumsuzluklardır. Bütün bunlara bağlı olarak; huzursuzluk, barış ortamının yok olması, insanlar arasındaki insani değerleri yitirmemiz, başımıza gelen örnekleri teşkil etmektedir. Bunun böyle olmasında hem kişisel olarak, hem de kurumsal olarak eksikliklerimiz olduğu fikrini taşımaktayım. 
Başka bir deyişle her alanda yaptığımızı zannettiğimiz mesafe kazanma girişimlerinin ahlaki değerlerle bezenmediği zaman, bir anlamı olmadığını tecrübe ettik. Bu tecrübe edinme üzülerek söyleyelim ki; acı olaylarla olmaktadır. Nasıl ki; her bolluk ortamında bereket olmuyorsa, her ilerlemenin içerisinde de, ahlak olmaz ise; insana mutluluk getirmemektedir.
Doğrudur. İnsanoğlu bilim ve teknolojide mesafe kat etmiştir. Ancak, bunun paralelinde olumsuzlukların, hayatın içerisinde; ahlakın olmadığından zirveye doğru tırmandığı bir durumu yaşamaktadır. İnsanlar arasındaki tüm değerler kaybolmaya başlamıştır. Hangisini yazalım vefa, güven, dostluk, paylaşma, dayanışma, acıyı ve sevinci beraber hissetme, eşler arasında bile güvensizlik, Aile içi geçimsizlikler ve yanlışlıklar… 
Sayamadığımız onlarca; özlenen, yaşanmasından mutlu olunan kavramlar... 
Eğer, her alanda insana sadece yarar, çıkar, düşüncesini yerleştirirseniz; hep kazan, ne olursa olsun kazan, önceliğin kendi yararın olsun,  felsefesi hayatın temeline oturur. Bu felsefe anlayışı,  İnsanların beyninde yer etmiştir.     
Bu anlamda bazı düşünürlerin belirttiği gibi; Müslüman olan insanın, başkasından güçlü olmak için, onun önüne geçmesi için, her türlü yolu deneyerek; zengin olma ve kuvvetli olma çabalarını doğru bulmuyorum. Neden? Çünkü hızlı hareket etmek beraberinde ahlaki değerler de, olmayınca; yanlışlığı, kul hakkını, doyumsuzluğu getirmektedir. Böyle bir ilerleyiş ve yükselişin sıhhatli olması için; Ahlaki değerlerle donatılmış olması gerekir. Yoksa insanlar yükseldikçe daha çok hatalar yapabilirler.

Tüm ilişkilerimizde Ahlak belirleyici olmak zorundadır. İşte o zaman insanlar arasındaki çoğu tartışma ve eleştirme konuları, kendiliğinden ortadan kalkar. Ahlak, Sanki davranışlarınızı kontrol eden bir denetleyici gibi olmalıdır. Ahlakın sürekli hayatınızın içerisinde olması sizi sonuçta güvenilir, az hata yapan ve etrafında sevilen insan olarak kabul edilen bir birey yapacaktır. Böyle bireylerden meydana gelen insan topluluklarında da; daha az yanlışların yaşananılabilir hale gelir. İşte istenen sonuç da budur.
Ahlaklı olmanız adaletli davranmanızı sağlar. İnsanların size; güvenini artırır... Aranılan insan olursunuz...

O halde özlenen toplum hayalimizi gerçekleştirmek için; her alanda tüm değer yargılarımızla beslenmiş olan, Ahlak kavramını; yaşayalım ve yaşatalım. Örnek davranışlarla kendimizden sonraki nesillere, yaşatalım. Daha huzurlu, daha barış içerisinde bir ortam ve insanlar arasında güvenin yaygın olduğu günleri görelim. 
Bu amaç için; çaba sarf edelim, gayret gösterelim... 
Hem kişisel olarak, hem kurumsal olarak...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 505 152 45 78