• BIST 96.861
  • Altın 238,344
  • Dolar 5,8057
  • Euro 6,5299
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 1 °C

6 K BAŞARININ SIRRI

Orhan ARSLAN

6  K      BAŞARININ    SIRRI

             Şüphesiz başarılı olmanın temel kuralları vardır. Çok çalışmak, azimli olmak, kararlı olmak, bir hedefe kilitlenmek…

İmam Hatip Liselerinde, bunlara ek olarak; inançlı olmak, idealist olmak, dostluk ve huzur içerisinde olmak, kavramlarını ekleyebilirsiniz…  Bu ideal için; Bu uğurda, Tüm zorluklara, yokluklara; göğüs germek, gerekiyordu. Öyle de; oldu…

6  K  Böyle bir sınıftı. Okula kayıt olmak için, sınavlara girmişlerdi. Ancak, belirlenen kontenjan dolduğu için; kayıt yaptıramamışlardı. Onlar kararlıydı. Bu okula devam etmek istiyorlardı. Bu amaçla, ilçelerin okullarına kayıt yaptırarak; belirli bir müddet sonra, nakil haklarını kullandılar. Kısacası, hepsinin kayıt hikayesi aynıydı.

Hedefe kilitlenmişlerdi, daha ilk yıllardan çok çalışıyorlardı. Azim ve kararlı olmak; ortak özellikleri idi. Üstelik inançlı ve idealist idiler. Hayattan beklentileri arasında; iyi bir meslek sahibi olmanın ötesinde, hedefleri vardı. İyi bir Müslüman olmak. Bu konuda bilgi sahibi olmak. Edindikleri bilgiler ile; insanları bilgilendirmek gibi, kutsal bir amaç uğruna; bu uzun soluklu yola çıkmışlardı.

Dostluk ve huzur ortamı, hepsinden önemliydi. Kolay değil. Bir arkadaşınızla aynı havayı yedi sene teneffüs etmek. Aynı sınıfı paylaşmak. Aynı ortamda olmak… Tamı tamamına, yedi sene…

İnsanlar, O yıllarda aile bireylerinden çok, sınıf arkadaşları ile, birlikte olmakta idiler. Hep beraber; kedere, sevince, ortak olmakta idiler… Hayat, onları gittikçe, daha yakınlaştırıyordu.

Benim bu yedi yıl içerisinde, bu sınıf ile olan irtibatım, hiç kesilmedi. Bütün öğretmenlik süresi içerisinde; buna dikkat ettim. Aldığım öğrencilerimi, mezun edene kadar bırakmadım. Mezun ettikten sonra da; bırakmadım… Kendiliğinden irtibatı kesenler, hariç…

Bu yaşanmışlıkları; zaman, zaman anlatacağım. Hatıralardan çok; orada aktaracağım ayrıcalıklı durumlar ve kararlar önemlidir.

Bu yıllarda, sevinçli, kederli günlerimiz oldu. Onların dertleri ile, sevinçleri ile; hem hal olduk. Kimi zaman ağladık, kimi zaman güldük… Özlemle andığımız, hatırlayınca; bizi derinden etkileyen hatıralarımız oldu.

1992 Yılında annemi kaybettiğim zaman; sınıflarında bir deneme olarak çıkarttıkları, gazete sayfasında; acımı paylaşmak, istemişlerdi. Bir yavrunun anneden ayrılması, anlatılacak bir durum değildir… Yaşanınca anlaşılır… Acıları paylaşmak duygusu; çok önemlidir…

Ben makale yazma alışkanlığına, O, yıllarda başlamıştım. Onları teşvik ederek; öyle bir deneyimleri, oldu. Yazdığım makaleleri, onlar okuyordum. Kitap okuma alışkanlığını, kazandırmaya çalıştım. Bu anlamda; kitaplar, dağıttım…

Bu öğrenci arkadaşlarımızdan, Bazıları var ki; bende, hep özel durumları ile, aklımda yer etmiştir. Kolay, kolay unutulmaz.

Öğretmenlik günlerime başladığım andan itibaren, yapmış olduğum, yönlendiricilik görevine; burada daha bir hevesle devam ettim. Yardımcı kitaplar dağıtmak, Öğrencilerimize dershane ayarlamak, onlara her alanda yardımcı olmak. Hatta Üniversite kazandıkları zaman; onları kayıt ettirmek, onlara burs bulmak, yurt bulmak; benim için, sıradan işlerdi. Çünkü, onlar benim; Ailem gibiydi.

Onları yeteri kadar koruyup, kolladığımıza da, yürekten inanıyorum. Son dönemlerde, moda olan ve Vatana ihanete kadar varacak olan, bir şebekenin; kucaklarına düşmemeleri için;  büyük çaba sarf ettim. Tüm öğrencilerim, bu konuya şahittir.

İçlerinden bir tanesi var ki; Onların biraz mecburen evlerinde kalmasına rağmen; onlarla yaptığı mücadele, bir belge gibi ortadadır. Öyle bu hareket, her babayiğidin karı, değildir.

Son yıllarda eğitim gördükleri, O, küçücük sınıf; Kocaman hatıralarla doludur. Benim O, sınıf adına daha başka, hatıram var idi.

Yıllar, yıllar öncesinde, ben İHL öğrencisi iken; akşamları bu küçücük sınıfa ders çalışmaya, gelirdik. Malum Şehrimizin soğuk günlerinde; evimizde ders çalışacak, ortamımız yoktu. Ben sabahleyin okula gelirdim. Öğleden sonra, okuldan çıktıktan sonra; yatılı arkadaşlarla birlikte; akşam yemeğinden sonra, etüt yapmak için,  kalırdım. Evet, düşünün sabahleyin evinizden çıkıyorsunuz ve evinize sadece yatmak için; gece yarısı gidiyorsunuz… O nedenle hala görüştüğümüz, yatılı okuyan arkadaşlarımızdan, dostlarımız vardır.

Bu arkadaşlardan bazıları, vefat ettiler. Allah mekanlarını cennet eylesin. Bu vesile ile; onları da; anmış olduk.

Bu nedenle bazı kış günleri; evlerinde çalışma imkanı olmayan öğrenci kardeşlerimiz; tatil günlerinde, okulun sıcak ortamlarından yararlanarak, ders çalışma imkanı sunmuştuk. Buradaki tek şart okul idaresi için; Bu öğrencilerin başında benim gelip durmamı istemişti. Yani sorumluluğu üzerime alarak, bazı arkadaşlar yaklaşık bir sınıftan oluşuyordu. Geldiler ve sıcak ortamlarda ders çalıştılar. Bunu yaşayan birisi olduğum için; bu konuda yardımcı olmak; benim için, bir gurur meselesidir... Bazı arkadaşlar ise; evimizi ders çalışma salonu olarak, kullanmışlardı.

Evet, 6 - K sınıfı ile; böyle bir ortak noktamız vardı. Aynı sıralarda ben de; oturmuştum…

İmam Hatip Lisesi, başarılarının bir örneği olan; bu sınıfla hatıralarıma başladım. Zaman, zaman, geri dönüp anlatacağım şeyler olacaktır. Diğer sınıflarla olan yaşadığımız ve tarihe kayıt düşmemiz gereken olayları, anlatmaya devam edeceğim.

Bunların hepsi, çok kıymetli yaşanmış olaylardır. Yeni nesil hem bilgilensin, hem yaşananlardan haberi olsun…

O, günleri yaşayan kardeşlerimiz; hem hatırlasınlar, hem etrafındakilere; yaşadıkları, gerçekleri; bir, bir anlatsınlar…

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 505 152 45 78