• BIST 2.868,44
  • Altın 1032.051
  • Dolar 17.932
  • Euro 18.5048
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 22 °C

28 ŞUBAT SÜRECİ

Orhan ARSLAN

28 ŞUBAT SÜRECİNDE İHL OKULLARI TURNUSOL KAĞIDI GÖREVİNİ YAPIYORDU
Şimdilerde, Sözde, baş örtüsü savunuculuğunun önderliğini yapan bazı arkadaşların; çocuklarını okullarımızdan (İHL) aldıktan sonra; başka okullara nakil yaptırdıklarını, özel okullara kaçırma girişimlerini, çocuklarını bu sayede; İHL lerden soğuttuklarını unutmadık. Hatta iyi k;i bu okullara kapandı, diyecek kadar alçaklık yapanları da, biliyoruz. Orada okuyan öğrencileri aşağılayanları, öğretmenleri, küçümseyenleri... Utanmadan bunu yüzümüze söyleyen kimi insanları da; untmadık. Mahşerde bu olanları Yüce Rabbim herkese gösterecek... YÜZLEŞECEĞİZ... 
Allah bütün bu olanları biliyor. O, yıllarda, okulumuzdan mezun olan çocuklarımız, Ancak İlahiyat Fakültelerini kazanıyorlardı, Bu fakültelerin tüm kontenjanı ise; Tüm Fakültelerde toplam; 600 civarına düşürülmüştü. Yani kontenjanlar acaip azaltılmıştı. O günlerde, ÇOCUKLARIMIZIN, çok büyük puanlarla, ilahiyat fakültelerini kazandıklarını gören; bazı, O, tür insanların çocuklarımızla karşılaşınca; alay edercesine İLAHİYAT fakültesini mi? kazandın? diye dudak büktüklerine şahit olduk. Seneler sonra; okulumuzdan kaçırarak götürdükleri çocuklarının, o küçümsedikleri okullara bile, giremediklerini, unutmadık, unutmayacağız... Şimdi ise; çocuklarını biraz da; puanlar düştükten sonra; Kontenjanlar beş binli rakamlarla ifade edildikten sonra, O, küçümsedikleri okullara; KOŞARAK gönderdiklerine şahit oluyoruz... O, SIKINTILI YILLARDA; iLAHİYAT FAKÜLTESİNİ BİLE; KAZANMANIN NE KADAR ZOR OLDUĞUNU, YAŞAYANLAR BİLİR.
Öğrencilerimiz doğal olarak, iki yıllık okullara yönlendirilmişti... Ya da; açık öğretimlere... Başarının yollarını orada aradılar...
Hatta, o yıllarda bazı gazeteler; İHL, lere sahip çıkıyoruz, diye; Yaptıkları yayın politikası ile; bir nevi okuldan kaçışı, teşvik ettiler... İlk sayfalarına büyük başlıklarla İHL' LER BİTTİ, ERİDİ, gibi dikkat çeken başlıklarla, konuya sahip çıkacaklarını sanıyorlardı. Ancak, O, yayın politikaları sayesinde; okuldan öğrenci velileri; çocuklarını kaçırmanın telaşına düştüler... Bize de, Hoca görmüyor musun? Bizim gazeteler; Okulların eridiğini yazıyor diye; tenbihte, açıklamada bulundular... O büyük, büyük laflar yapan, köşe yazarları da; çocuklarını İHL, lerden almaktan çekinmediler... Ya da; O, okullarda hiç öğrencileri yoktu.
Haydi, hep birlikte koşarak, kurtuluş olarak, FETÖ okullarına öğrencileri yönlendirdiler... Böylece, İHL lerin kapanması; Fetö, okullarının önünü açmış oldu. İHL lerde çocuklarını ücretsiz okutan veliler; Fetö, okullarına korkunç paralar ödediler. Öyle ya; adam İHL' den gelen bir öğrenciyi; okulunun bünyesine alıyordu. Veli için; bunun karşılığında bir bedel ödemesi istendi, Veli, de; gayet memnun bir şekilde ödedi. Öyle ya, onlarda istikbal vardı! Doğal olarak, İHL' lerde ya idealist insanların çocukları kaldı, Ya da; garip, gurabanın, fakir, fukaranın çocukları... 
Şimdilerde utanmadan, sıkılmadan; Fetö, düşmanlığını yapmaya çalışıyorlar. BÖYLECE Fetö okullarının reklamı yapılmış oldu. Aileler, İHL' lerden çocuklarını alınca; daha muhafazakar gördükleri, bu okullara çocuklarını gönderdiler. Fetö okulları, aldı başını gitti. Maksat hasıl olmuştu...
Peki, İHL lerin kapanmaması için, kimler mücadele etti. Allah biliyor. Ocak sönmesin diye; köylerden toplanan öğrenciler... Bu davaya gerçekten sahip çıkan yürekli insanlar...
İşin en acı tarafı; senelerce İHL, okulları için senelerce mücadele ettiğini, okulların yapılması içi uğraştığını, söyleyen kimi insanlar; hatta kendileri, İHL okullarında görevli oldukları halde; çocuklarını; İHL lerden aldılar. Herkes unutabilir. Rabbim hepsini biliyor... Öyle ya, çocuklarının geleceği için; İHL' lerden kaçırması gerekiyordu. O, kaçan çocukların ne durumlara düştüğünü Allah biliyor... Çocuklarımızın geleceğini; ALLAH bilir, dyemediler. Kurtuluşu; okullardan kaçmakta buldular...

ŞİMDİ İSE; SAHTE kahramanlar gibi; İsimlerinin önündeki sıfatları kullanarak, o faaliyetten, bu faaliyete koşturduklarına şahit oluyoruz... Ellerine tutuşturulan Mikrofonları almak için, koşarak gidiyorlar. Konuşurken Boğazlarındaki damarlar nerede ise; dışarı fırlayacak. O KADAR MİKROFON AŞIKLARIDIR... 
İçimizden sormadan edemiyoruz, O, HEVESİN, KOŞTURMACAN, 28 ŞUBAT SÜRECİ GİBİ, ÇETİN BİR ZAMANDA NEREDE İDİ? ORDU GÖREVE MİTİNGLERİNDE Mİ? YOKSA BENİM GELECEĞİME BİR ŞEY OLMASIN DİYE; EVİNİN EN SAKLI KÖŞESİNDE Mİ? Makamım gidecek diye; İnsanların nasıl anlaşılmayan durumlara düştüğüne şahit olduk. Kişilik karmaşası bu olsa gerektir. Sadece merak ediyorum; o, programlara katıldıkları zaman; eski yaptıkları şeyler, akıllarına geliyor mu? Ya da; aynaya baktıkları zaman; O sıkıntılı anlarda yaşadıkları hal ve hareketler; gözlerinin önüne gelip, hiç kendilerini sorguluyorlar mı? Benimkisi de; merak, işte!!! 
EY YÜCE RABBİM sen nelere kadirsin... Ben o tür adamların yaptıkları programları duydukça; sadece TİKSİNİYORUM, irkiliyorum... O, Yıllarda, Yeni Şafak gazetesi temsilcisi olduğum için; Gazete aboneliğini iptal edenlerden, değişik sivil toplum örgütlerindeki üyeliklerini iptal edenlere kadar; neler gördü bu gözler neler... Nelere şahit olduk, nelere...
Olsun, şimdi Kahramanlar...!!! Geçit törenleri var, En önde olanlar, tabi ki; İşte, O, adamlar... BAKIN NASIL DA; UYGUN ADIM YÜRÜYORLAR...

 
 
 
 
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Dikkat! Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Sivas Bülteni | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 05051524578 ( Menderes APAYDIN )